<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592</id><updated>2012-02-09T00:21:41.931+02:00</updated><category term='Mezardan Sesler'/><category term='Düşbaz'/><category term='Hrant Dink'/><category term='Ermeni Meselesi'/><category term='Leon Lütfi Bey'/><category term='Jirayr'/><category term='Yaşamak'/><category term='Leon'/><title type='text'>Mantıku't-Tayr  /  منطق الطیر</title><subtitle type='html'>kuşdili</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>320</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8006373012910631026</id><published>2012-01-31T18:49:00.002+02:00</published><updated>2012-01-31T20:04:58.608+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Leon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hrant Dink'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mezardan Sesler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ermeni Meselesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jirayr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Leon Lütfi Bey'/><title type='text'>Gelelim izini sürdüğüm isimlere..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-yJsUVbp87Bc/TygXX7AVErI/AAAAAAAAA3k/aXazx9n7aFY/s1600/392325_2815098950098_1637576017_2504023_2036094078_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-yJsUVbp87Bc/TygXX7AVErI/AAAAAAAAA3k/aXazx9n7aFY/s320/392325_2815098950098_1637576017_2504023_2036094078_n.jpg" width="223" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Mezardan Sesler'in 1327 tarihli basımı için &lt;a href="http://www.archive.org/stream/mezrdansesler00uakl#page/1090/mode/2up"&gt;buraya&lt;/a&gt; bir tık. (Bu linki inceledim, benimkine ek olarak süslemeler var içerisinde, bir de kitabın devamında bir dolu başka kitap var, bilginize..)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Her zamanki gibi en baştan alayım. Hikaye, Osmanlıca konusundaki hassasiyetimi bilen bir arkadaşımın bende 1307 yılındaki ilk basımı bulunan Mezardan Sesler adlı kitabın 20 yıl sonraki yani 1327 tarihli basımından haberdâr etmesiyle başlıyor. Kitap Suhulet Kitaphanesi sahibi Kitapçı Leon tarafından basılmış diyor kitap kapağında. Ama ben şimdi bu ismin peşinden gitmezsem olur mu? Olmaz. Öğreniyorum ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;span style="line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Suhulet Kütüphanesi&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Suhulet Kütüphanesi ve Matbaası’nın sahibi Leon Lütfi Bey&lt;/i&gt;&amp;nbsp; Müslüman olup Semih Lütfi adını almış Kayserili zarif bir Ermeni beyefendisi idi. Necip Fazıl başta olmak üzere dönemin kalburüstü yazarlarının eserlerini yayımlayan Suhulet Kütüphanesi, Leon Lütfi Bey’in ölümünden sonra eşi Aznif Hanım tarafından 1980’lere kadar devam ettirildi. Asık yüzlü ve sert bir hanım olan Aznif Hanım da öldükten sonra kitabevindeki kitaplar, önce Kuleli Askerî Lisesi vasıtasıyla garnizonlara dağıtılmak istendi, kalanlar Edebiyat Fakültesi’ne verilmeye çalışıldı, fakülte ancak bir kısmını alınca da kâğıtçılara, hurdacılara dağıtıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;Sonra acaba neden matbaalar genelde yabancı kökenli (özellikle de Ermeni) oluyor diye düşündüm. Daha önce de &lt;a href="http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/mezardan-sesler.html"&gt;Ohannes Ferid&lt;/a&gt;'e ulaşmıştım. Yukarıdaki alıntıyı yaptığım köşe yazısını bu anlamda aydınlatıcı buldum. Okumak için &lt;a href="http://www.duzceyerelhaber.com/kose-yazi.asp?id=757&amp;amp;Ayse_HuR-%91Dunya_Okuma_Gunu%92nuz_kutlu_olsun"&gt;buradan buyrun.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En aşağıda tarihten önceki açıklama kısmı Matbaa-i Jirayr diye başlıyor. O Jirayr kelimesini önce okuyana sonra da bulana kadar epey mücadele verdim. Sonunda muvaffak oldum ve kim olduğunu öğrendim. Benim bu isim aramalarım da yine genelde hep Ermeni meselesine varmamla sonuçlanıyor. Efendim Matbaa-i Jirayr ile bulduğum Jirayr aynı kişi ise ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="font-family: Arial; margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;i&gt;PARTOG ZORYAN (Jirayr)&lt;/i&gt;: 1 Ocak 1879’da Tamzara’da doğdu, 18 yasında Filibe’ye geçti. R. Zartaryan, o zamanlar “Razmig” (Mücadeleci) gazetesini çıkarırken bir süre sonra bu gazetenin yöneticiligini yaptı. Meşrutiyet’in ilânından sonra, İstanbul’a geldi ve Onnik Sırabyan ile Lusagpür Yayınevi’ni kurdu. “Megraked”&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;(Balcı) adlı çocuk ders kitaplarını, “Yergrakordzi Paregamı” (Ziraatçının Dostu) adında, o zamanlar için çığır açacak nitelikte yararlı, profesyonel bir el kitabını yayımladı. Ankara yakınlarında öldürüldü.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/blockquote&gt;Gibi bir bilgi ile karşılaştım. Hrant Dink'in ölümünün ardından oluşturulan ve 1915'te öldürüldüren Ermeni gazatecileri kapsayan bir listede buldum Jirayr'ı. Bakın, liste de &lt;a href="http://www.tesssam.com/yazdir.asp?ID=159"&gt;burada.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8006373012910631026?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8006373012910631026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8006373012910631026&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8006373012910631026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8006373012910631026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/gelelim-izini-surdugum-isimlere.html' title='Gelelim izini sürdüğüm isimlere..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-yJsUVbp87Bc/TygXX7AVErI/AAAAAAAAA3k/aXazx9n7aFY/s72-c/392325_2815098950098_1637576017_2504023_2036094078_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6610883920196291811</id><published>2012-01-30T19:13:00.001+02:00</published><updated>2012-01-30T19:39:40.890+02:00</updated><title type='text'>Kilo</title><content type='html'>Çok zayıfım. Zayıfım çünkü özellikle de Uşak'tayken düzenli beslenemiyorum, yemek seçiyorum. Her ne kadar bir dönemi daha geride bırakmış olsam da bırakana kadar oluşan stres de kilo almamın önündeki engellerden biri. Ben kendimi bildim bileli kilolu bir insan olmadım. Birinci sınıfta iken 56'ya kadar çıkmıştım, gayet iyiydi. Boyum 1.72 olduğu için şu an ve uzun zamandır 51 kilonun üzerine çıkamayan ben her gelişimde ailem başta olmak üzere sair akrabaların gözüne batmaktayım. (Göze batma nedenim boyuma göre zayıf olmam, cümle ilk etapta farklı anlaşılıyor, belirteyim. ;))&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kilomda dediğim gibi özellikle de iki yıldır bir değişiklik yok 55 göremedi bünyem 50 ile 55 arasında değişip duruyor. Her gelişimde zayıflamışsın tartışması yapıyoruz. Anneme göre pantolonlarıma sığabilmek için zayıflıyormuşum. Kasten yemiyormuşum. Yahu yüzümde et denen bir şey yok. Şu hâlin kesinlikle bir sağlık problemi olduğunu ve hiç de yakışmadığını düşünürken neden zayıf kalmak için uğraşayım. Bunu çok sefer anlatmaya çalıştımsa da bu düşüncesine ciddi anlamda inanmış hattâ babamı da inandırmış olan annemi ikna etmekten vazgeçtim. Manken olucam ben karışmayın diye alay ediyorum artık. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-zVOOy8Tg88E/TybO-Mtqu1I/AAAAAAAAA3U/Kxp1I_2ZrI0/s1600/criss-angel-8.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-zVOOy8Tg88E/TybO-Mtqu1I/AAAAAAAAA3U/Kxp1I_2ZrI0/s200/criss-angel-8.jpg" width="148" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu ara sanırım tellerden ötürü daha zayıf görünüyorum. Kardeşim görür görmez Criss Angel'a dönmüşsün iyice bu ne hâl dedi. Saçlarım uzadı, düzleştirmiştim, gözlerimde de göz kalemi kalıntıları vardı. Bi baktım hakikaten benziyorum. :) Annem de kuyudaki kıza benzemişsin topla saçlarını dedi. Kuyudaki kız Samara. Criss Angel'a daha çok benziyorum bence. :) &amp;nbsp;Ne kadar zayıflamış olduğumu cümle aleme teyid ettirme turlarına da başladık. Bugün de amcam, sarılacak bir şey bulamadım kemiklerin kalmış sadece bi tuhaf oldum dedi. Aşırı derecede zayıflamış olduğumu söyledi. O öyle deyince bizimkiler daha da gaza geldi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LIAxM1pIvbY/TybO_MhwZrI/AAAAAAAAA3c/HJ48uNcbc0c/s1600/samara_74047.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="131" src="http://4.bp.blogspot.com/-LIAxM1pIvbY/TybO_MhwZrI/AAAAAAAAA3c/HJ48uNcbc0c/s200/samara_74047.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Zaten geleli, bal-süt-yumurta uygulamasına geçtik. Annem geceleri getirip içiriyor bana. Gündüz de babamın kontrolündeyim, öğünlerimi denetliyor, kaytarmayayım diye. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Off, daha halalarım, dayım görmedi.. Tatil boyunca bu muhabbet dönmese bari..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gitmeden kilo alsam da; benim yanaklarım, hâlime üzülenlerin gözleri dolsa :))&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6610883920196291811?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6610883920196291811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6610883920196291811&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6610883920196291811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6610883920196291811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/kilo.html' title='Kilo'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-zVOOy8Tg88E/TybO-Mtqu1I/AAAAAAAAA3U/Kxp1I_2ZrI0/s72-c/criss-angel-8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6023949703803922183</id><published>2012-01-28T22:20:00.000+02:00</published><updated>2012-01-28T22:20:58.890+02:00</updated><title type='text'>Sürpriz..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;Sırasıyla&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://www.rainymood.com/"&gt;&lt;i&gt;buradaki,&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://www.forestmood.com/"&gt;&lt;i&gt;buradaki&lt;/i&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;ve yine &lt;a href="http://fizy.com/#s/16qck3"&gt;buradaki &lt;/a&gt;linkleri yeni sekmede açın..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;Sıcak çikolatalarınızı da unutmayın.. ;)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6023949703803922183?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6023949703803922183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6023949703803922183&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6023949703803922183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6023949703803922183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/surpriz.html' title='Sürpriz..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1081518220441930284</id><published>2012-01-27T17:51:00.003+02:00</published><updated>2012-01-27T20:11:26.756+02:00</updated><title type='text'>Mola bitti..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qei-p9dJ0xA/TyLHN_jFhYI/AAAAAAAAA3M/cscf8cHdjCQ/s1600/5B262B5EB134049E2E849172C254C.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://4.bp.blogspot.com/-qei-p9dJ0xA/TyLHN_jFhYI/AAAAAAAAA3M/cscf8cHdjCQ/s320/5B262B5EB134049E2E849172C254C.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Evet, son üç sınavıma da bugün girdim ve bitti. Bütünleme sınavları haftası boyunca, Keynezyen Teori, Neo-Keynezyen Teori, arz-talep eğrileri, vergi borçları, İngiltere, Fransa, ABD, Almanya siyasal sistemleri, Parlamenter sistem ve Başkanlık sisteminin olumlu olumsuz yönleri, Cumhuriyetten günümüze Belediyecilik alanındaki gelişmeler, Yerel Yönetimlerin Özellikleri, 39-45 dönemleri arası Türk Dış Politikası, 60-80 dönemleri arası Türk dış politikasının göreli özerklik olarak değerlendirilmesi, Mavi şirketinin satın aldığı malların yevmiye kaydı, bilmem ne nakliye şirketine ödenen paranın KDV tutarı da dahil edilerek hesap kaydı, &amp;nbsp;600 Yurt İçi Satışlar, 760 Pazarlama giderleri, bir diplomatta bulunması gereken özellikler, görevleri, vs. vs.. Diye giden bir yığın soruyu okuyup ek kağıt istemenin gururunu yaşayarak yanıtlayıp ayrıldığım sınavlar da oldu, kalem oynatamayıp uydurduğum sınavlarım da oldu. Büyük çoğunluğundan geçeceğimi düşünüyorum ama bakalım. Çalıştığım için rahatım, evime gidiyor olduğum için mutluyum. Sabah eve girdiğim anda doooğruca kardeşimin yatağına koşup ''aşkuuuuuuuş!'' diye çimdik atıp salya akmamış olan yanağını öpücüklere boğma hayalleri kuruyorum. Ailemi çok özledim ama kardeşimi deli gibi özledim.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Özetle, bana ve oda arkadaşım, blogdaşım Hamide'ye hayırlı yolculuk. :)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1081518220441930284?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1081518220441930284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1081518220441930284&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1081518220441930284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1081518220441930284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/mola-bitti.html' title='Mola bitti..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qei-p9dJ0xA/TyLHN_jFhYI/AAAAAAAAA3M/cscf8cHdjCQ/s72-c/5B262B5EB134049E2E849172C254C.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1243756359032765661</id><published>2012-01-16T18:17:00.000+02:00</published><updated>2012-01-16T18:17:46.359+02:00</updated><title type='text'>Mola..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-HQNksfsylL0/TxRLc6IrIwI/AAAAAAAAA3E/_tdXABLYMQ8/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-HQNksfsylL0/TxRLc6IrIwI/AAAAAAAAA3E/_tdXABLYMQ8/s1600/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Bu aralar araştırmacı ruhum fena hâlde kaptırdı kendini.. Sürekli bir şeyler araştırırken buluyorum kendimi. Daha dün akşam yine yepyeni bilgileri edindim. Hem de yine okumakta zorlandığım Osmanlıca bir kelimeden hareketle nerelere vardım bir bilseniz.. :) Bileceksiniz elbet, yazacağım ama şimdi değil. Söz verdiğim gibi finallerimden hiç bahsetmedim farkındaysanız. Ve sene başında planladığım gibi yarı yarıya bütünlemeye kaldılar. 23 Ocak'ta başlıyor bütünleme sınavlarım, 27'sinde de son buluyor. Sınavlarımı başarıyla verip İstanbul'a gidene dek mola..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Neler öğrendiğimi merak ediyorsanız burada kalın..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Döndüğümde hepsini biiir bir yazacağım..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Hoş kalın efendim..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;:)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1243756359032765661?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1243756359032765661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1243756359032765661&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1243756359032765661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1243756359032765661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/mola.html' title='Mola..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-HQNksfsylL0/TxRLc6IrIwI/AAAAAAAAA3E/_tdXABLYMQ8/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8079684682387889407</id><published>2012-01-15T16:21:00.001+02:00</published><updated>2012-01-15T16:24:33.709+02:00</updated><title type='text'>AB'ye girdiğimizde geriye 'biz'den ne kalacak?</title><content type='html'>Bütünleşme Hareketleri dersinden belleğimde yer edinen üç maddeyi öncesinde küçük bir açıklama yaparak paylaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;Dünyada ekonomik gelişmelerin hızla arttığı, gittikçe artan rekabet ortamında, ayakta kalabilmek uluslar arası alanda başarılı olmaya bağlıdır. Yaşanan globalleşme sürecinde uluslararası ticarette mal ve miktar kısıtlaması gibi engellerin azaldığı ve bölgesel bütünleşmelerin güçlendiği görülmektedir. Bu bağlamda Avrupa ülkeleri arasında karşımıza çıkan en önemli ekonomik bütünleşme Avrupa Birliği'dir.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;Bu sürecin son aşaması sayılan tek paraya geçiş ve birlik içinde bu paranın kullanımının sağlanması, üye ülkeler arasında siyasal açıdan yakınlaşmayı ifade eden bir takım adımların atılması anlamına gelmektedir. Çünkü tek para ve para politikası üzerindeki denetim, ulusal egemenliği temsil eden ve onun göstergesi olan en önemli unsurlardan biridir. Dolayısıyla parasal bütünleşmeyi siyasal bütünleşmeden ayrı düşünmek mümkün değildir. Zaten bir ekonomik bütünmleşmede tek paraya geçişin zorlukları da buradan kaynaklanmaktadır.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;Önce siyasal bütünleşme sonra parasal bütünleşme için üç koşul gerekmektedir;&amp;nbsp;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;-Belli bir alanda ekonomik mübadeleleri geliştirme iradesi,&lt;br /&gt;-&lt;i&gt;Kültürel bir kimliğin ve daha sıkı bir dil birliğinin varlığı,&lt;br /&gt;-Ortak bir düşmana karşı korunma ve mücadele gereği.&lt;/i&gt;&lt;/blockquote&gt;Özellikle de son iki madde, AB'nin kapısını ne kadar boş yere aşındırıyor oluşumuzun kanıtı bence. Nerede ortaklaşılabilecek kültürel bir öge nerede bir dil birliği.. Hani nerede ortak düşman?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah Pakize Suda'nın programını izledim. Pazarda, soruyor pazarcılara ve pazarı dolduran halka;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''AB Uyumluluk Sürecinde pazarcıların bağırmaları yasaklandı? Bağıranlar ceza alacak bundan böyle. Siz ne düşünüyorsunuz?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların çoğu, pazarcılar bağırmayı bırakırsa pazarın bir anlamı kalmaz bu biziz, bizim geleneğimiz kültürümüz diyor. Bir kısmı bağırmasınlar gürültü kirliliği diyor. Kimi kararında bağırsınlar diyor. Arkadan müzmin muhalif bir teyze yaklaşıyor, hararetle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ne olmuş, ne sordun sen?'' (Soruyu öğrendikten sonra)&lt;br /&gt;''Onun önünü kes bunun önünü kes, ne yiyecek bu insanlar ekmeğini nasıl kazanacaklar?'' (serde muhaliflik var dedik ya muhtemelen pazarlar kaldırılıyor diye algıladı soruyu. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel kanaat, bu pazarlarla bütünleşmiş bağırma olayının ülkeler arası bütünleşmeye feda edilmemesi yönünde.. Bir çok kültürel unsurumuz gibi.. Hakikaten, o yasak, bu yasak, şu yasak.. Neden.. Ab'ye uyumluluk süreci.. Daha da süreci yani kapıdayız hâlâ.. Hattâ kapıda bile değil yolda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Evet efendim, yazımı pazarcı bir abiden duyduğum şu sözle bitirmek etmek istiyorum ve sizleri Mirkelam'dan Kokoreç'le baş başa bırakıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Karabiber nane&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Sonumuz tımarhane..!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;:)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/weDT-9dm3oQ/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/weDT-9dm3oQ&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/weDT-9dm3oQ&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8079684682387889407?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8079684682387889407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8079684682387889407&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8079684682387889407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8079684682387889407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/abye-girdigimizde-geriye-bizden-ne.html' title='AB&apos;ye girdiğimizde geriye &apos;biz&apos;den ne kalacak?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-355405004849035712</id><published>2012-01-15T00:16:00.000+02:00</published><updated>2012-01-15T00:16:01.757+02:00</updated><title type='text'>Cedelleşme..</title><content type='html'>Şimdi efendim.. Benim kelimelerle olan münâsebetim malumunuz.. Severim uğraşmayı.. Lâkin benim bu alakam fena hâlde ayyuka çıkmış bulunmakta. Bir kelimeyi yanlış yerde yanlış anlamda kullanma korkusu bir takıntı hâlini aldı. Ve bu durum fazlaca zamanımı almakta. Haa, bu arada bu korkum sayesinde bir dolu yeni bilgi edinmişliğim de var. Ben bir konuyu araştırırken genelde arama motorunun bana sunduğu bir çok makaleye göz atıp, sentezleyip burada da paylaşıyorum. Bazen doğrudan, müdahale etmeden paylaşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle, ben bugün yine bir şey öğrendim. :) Facebooktaki bir muhabbet esnasında, blogdaki, rüyalarımla ilgili son yazımdan konuşuyorken ''40 tane olayla cedelleşiyorum'' diye bir cümle kullandım ve de yollamış bulundum. Sonra içime oturdu. ''Cedelleşme ve cebelleşme'' arasında kalmış ve içgüdüsel bir şekilde sanki az çok da anımsayarak cedelleşme'nin doğru kullanım olduğuna kanaat getirmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama o şüphe yok mu o şüphe.. Düştü içime bir kere.. Hamide'ye sordum, cedelleşmeyi duyunca güldü bana, senden hiç beklemezdim dedi. Hiç duymamış, cebelleşme imiş doğrusu. Öyle biliyormuş (bunu yazdığım için kızacak bana ama doğrucu davut olduğumu biliyor neyse ki. :) Tabii ben bunu duyunca çok korktum ve hemen baktım. Kelimenin doğru yazılışını öğrenince de ben Hamide'ye güldüm, hattâ o da kendisine güldü azıcık. :) Ve tesadüf, ortaokul yıllarında abone olduğum ve çok severek okuduğum Bütün Dünya dergisinden şöyle bir makaleyle karşılaştım. İşte Türk Dili başlığı altında Orhan Velidedeoğlu'nun makalesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Osmanlıcada diyalektiğin karşılığı cedel. Mustafa Nihat&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Özön’ün Osmanlıca-Türkçe Sözlük’ü diyalektik için ilm-i&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;hilâf-ı cedel diyor: zıtların mücadelesi bilimi&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b style="text-align: -webkit-auto;"&gt;Cebel... Cedel...&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Prof. Dr. Süleyman Ateş, İbrahim Suresi’nin 4’üncü ayetiyle ilgili –dualarımızı anladığımız dilde yapmaya ilişkin– tefsirinde, lise öğrenciliği sırasında hocası Ömer Naimi Efendi’den dinlediği şu yaşanmış olayı anlatır:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Cumhuriyetten önceki Harput’un Çarsancak adlı kasabası, derebeylerin yönetiminde idi. Bir gün bu derebeylerinden biri (galiba Mehmet Bey) Harput’un şair ve nüktedan âlimlerinden Nusret Efendi’ye gelir ve kendisine, kimsenin bilmediği etkili bir dua öğretmesini ister. Nusret Efendi’de ona şu duayı öğretir:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Allâhummec’alnî dubben kebîren fî cebelin ‘azîm.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Kimsenin bilmediği (!) bir duayı öğrenmekten sevinen Mehmet Bey, dört yıl bu duayı okur. Bir gün evine bizim Ömer Naimi Efendi’nin babası, Harput’un ünlü âlimlerinden Müftü Kemal Efendi gelir. Birlikte namaz kılarlar. Mehmet Bey, Kemal Efendi’ye kimsenin bilmediği dualar bildiğini işittirmek için namazın ardından ellerini kaldırıp işitilecek sesle Allâhummec’alnî dubben kebîren fî cebelin ‘azîm der. Duayı duyan Kemal Efendi, Mehmet Bey’e o duayı bir daha okumamasını söyler. Mehmet Bey sebebini sorar. Kemal Efendi anlamını açıklar: Sen, Allah’ım, beni büyük bir dağda, büyük bir ayı yap! diyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Nusret Efendi’ye karşı gazapla dolan Mehmet Bey, duasının kabul edilmemesine şükreder ve silahını kaptığı gibi Harput’a gelir. Amacı, Nusret Efendi’yi öldürmektir. Nusret Efendi durumu öğrenince herkesin saydığı Beyzâde Efendi’ye sığınır. Beyzâde, kendisini bu tehlikeli durumdan kurtarır...”&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;(dubb: ayı, kebir: büyük; cebel: dağ, ‘fî cebelin azîm’: büyük dağda)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Sayın Mustafa Kemal Palaoğlu’nun Milli Mücadele’ye ilişkin “cedel” başlıklı yazısından da bir bölüm alıntılayalım:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Nedir diyalektik?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Diyalektik, zengin ve renkli bir kavram. Önce karşılıklı konuşma anlamında kullanılmış. Sözle veya yazı ile tartışmayı anlatırken ise polemik anlamında kullanılıyor. Ama asıl zıtların mücadelesi anlamında kullanılan bir kavram. (...)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Şevket Süreyya Aydemir, diyalektiği hareket ve tezat kanunları olarak anlatır.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Osmanlıcada diyalektiğin karşılığı cedel. Mustafa Nihat Özön’ün Osmanlıca-Türkçe Sözlük’ü diyalektik için ilm-i hilâf-ı cedel diyor: zıtların mücadelesi bilimi.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Cedel, ‘cidal’den geliyor. Cidal, hem zorlu çekişme, uğraşma, didişme; hem ateşli konuşma, bahis anlamlarına geliyor. Mustafa Namık Çankı’nın Büyük Felsefe Lûgati’nde cedel polemik demek, kavram olarak ise diyalektik demek. Dilde, polemik; mantıkta, diyalektik. Türkçesi eytişim.”&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Sayın Palaoğlu, bu açıklamadan sonra bir de uyarıda bulunuyor:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;“Burada, konuşma ve yazı dilimizde hemen her gün pek çok kimsenin yaptığı bir yanlışa da işaret etmek istiyorum. Osmanlıca, tam doğru olmamakla birlikte doğru olarak genel kabul görmüş sözlere galat-ı mârûf veya galat-ı meşhûr diyor. Bunları doğru kabul ediyor, hatta ‘galat-ı mârûf, lûgat-i fasîhten evlâdır’ diyerek bunları, tam doğrularına tercih bile ediyor. (...) Ama cedel konusunda yapılan yanlış böyle değil, o affedilmez bir yanlış. Bir dil nüansı değil, temel bir yanlış. Herhangi bir konuda uğraşma, didişme, mücadele anlatılmak istenirken cebelleşme diyenler oluyor. Oysa cebel, dağ demektir. Cedelleşme olacak.”(“Müdafaa-i Hukuk Saati”, Bilgi Yayınevi, 1998, s. 43-46)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Evet; bu cedelleşme –çekişme– yerine cebelleşme –dağlaşma– sözcüğünün kullanılması, düşünmeden konuşmanın belirgin örneği. Arapça’yı iyi bilmesi gereken bir eski bakan, televizyon programında, cumhurbaşkanı olan ağabeyinin karşıtlarıyla nasıl cebelleştiğinden söz ediyor...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Ya yazarlar?.. Onlar da mı düşünmeden yazıyor? Hele, Osmanlıca tutkunu olup dilde özleşmecilere en yakışıksız saldırıları yapanlar... Nejat Muallimoğlu yazıyor: “Türkiye Kimya Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Berkem’in, kurumun serdarlarıyle nihayet cebelleşmeyi göze almasını memnunlukla karşıladık.” (“Türkçe Bilen Aranıyor”, İstanbul, 1999 s. 339)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Dağı yürütenleri çok gördük; bir de dağa, (‘cebel’e) takla attıranlar var: Bir gazetemizde yılların başyazarı “Hapishanelerde ölümle becelleşen hastalar”dan söz ediyor... &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Oysa “becel” bühtan; iftira, yalan demek değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Alanya’nın doğusunda Mahmutlar beldesindeki dağın adı “Cebelireis” (belki de “Cebel-i re’s”). “Cebel”in “dağ” olduğu unutulmuş, ad “Cebelireis Dağı”na dönüşmüş. Cebel-i Tarık, Cebel-i Lübnan... Bunlar dağ adları.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Bazı “Türkçe Sözlük”lerde, halk ağzına yanlış yerleşmiş cebelleşme var, becelleşme de; ama “cedel” ve aldığı ek ile bir bakıma Türkçeleşmiş “cedelleşme”, doğru kullanım olmasına karşın, yok. (!)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;Arapça tutkunları, sözcüklerin hiç değilse doğrusunu kullanabilseler... Beceremiyorlarsa, çekişme, didişme, uğraşma, tartışma ne güne duruyor?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;***&lt;/div&gt;Evet, tüm Sami dillerinin tutkunu olan biri olarak son cümleyi üzerime alınmama gerek yok diye düşünüyorum. Doğru kullanıyormuşum, hehe :)&lt;br /&gt;&lt;div style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-355405004849035712?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/355405004849035712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=355405004849035712&amp;isPopup=true' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/355405004849035712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/355405004849035712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/cedellesme.html' title='Cedelleşme..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-25953800464321662</id><published>2012-01-14T13:27:00.000+02:00</published><updated>2012-01-14T13:27:23.918+02:00</updated><title type='text'>Rüyamatik</title><content type='html'>Uykuya daldığı ândan uyandığı âna dek enva-i çeşit rüya gören başka biri var mıdır bilmiyorum.&lt;div&gt;Sanırım bilinçaltımda ne var ne yoksa aynı anda rüya olmaya karar veriyorlar.. Bir rüyadan çıkıp berikine giriyorum ondan çıkıp ötekine..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bazıları çok gerçekçi, film gibi tek bir mantık hatası bulamazsınız. Bazıları da oldukça fantastik. Bu gece mesela, dişlerimde tel olduğu için kola içemiyorum ya. Kola alacağım bakkaldan. Bizim oradaki, artık yerinde tuhafiye olan eski bakkaldan. O kola alma olayı nasıl ailevi bi meseleye dönüştü, nasıl tüm şecere orada toplandı hiç bilmiyorum. Kolayı kadından alırken de ekliyorum; ''pipet de koyar mısınız?'' Normalde de sürekli pipet isterim ben ama bu kez nedenim başka. Tellerim var ya güya braketlere değdirmeden içme planları yapıyorum rüyamda.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında 'uyanık' mıymışım&amp;nbsp;ne? :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-25953800464321662?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/25953800464321662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=25953800464321662&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/25953800464321662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/25953800464321662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/ruyamatik.html' title='Rüyamatik'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-9014790591321141070</id><published>2012-01-13T02:50:00.001+02:00</published><updated>2012-01-13T02:53:37.965+02:00</updated><title type='text'>Artizliğin Sonu</title><content type='html'>Hikaye, Nevzat'ı daha önce bir çok kez erken kalkma sözünü yerine getirememiş olmasından ötürü gaza getirmemle başlıyor. Ortak bir dersimizin notlarını fotokopi çektirmiş, akşam getiremediği için sabah 'erkenden' kalkıp getirecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakikaten geç yatmış olmasına rağmen söz verdiği gibi kalkıyor erkenden.. Sabah sekiz gibi arıyor; ''Tuba geliyorum''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vay be diyorum, geliyor, helal olsun. Tabii Nevzat arkadaşımızın yegane dostu, herşeyisi vasıta-i velespiti olmadan olmaz. Kar, çamur dinlemeden atlamış gelmiş. Velespit olur da akrobatik hareketler olmaz mı? Aslında olmamalı, feci halde buz yerler ama söz konusu özne Nevzat'sa olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Notları alıyorum ben.. Bu, bizim yurdun önündeki 'buzlu fayans' zeminde afili afili giderkeeen, birden dengesini kaybederek, hareketlerin en afilisiyle hooop sırt üstü yere düşmesin mi?&lt;br /&gt;Kollar ve baş havada, bacaklar da.. Gözlerde şaşkın ve endişeli bir ifade.. ''Allahım.. Neden duramıyorum, nereye gidiyorum bu yolun sonu nereye varıyor.. Sonsuza gidiyor gibiyim.. Eşhedü enlaaa.!'' &amp;nbsp;düşüncelerini barındıran o huşû içindeki yüz ifadesi.. Arada bi engebe var orayı da geçiyor, seke seke kayıyor gitsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben gözlerimi önce korkudan pörtletmiş sonra gülmekten kısmış bi şekilde izliyorum.&lt;br /&gt;Kalkıyor, ''hmm bakayım ne kadar kaymışım'' diye bozuntuya vermemeye çalışıyor, gülüyor &amp;nbsp;ama..&lt;br /&gt;Adı 'artizliğin sonu' olan bu hikayenin doğmasına engel olamıyor ne yazık ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7YWDXSpuBtY/Tw9_x0V1rMI/AAAAAAAAA28/I5dlinidvBk/s1600/Foto%25C4%259Fraf172.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-7YWDXSpuBtY/Tw9_x0V1rMI/AAAAAAAAA28/I5dlinidvBk/s320/Foto%25C4%259Fraf172.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Geçmiş olsun Nevzat, her zaman yanındayız..!&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-9014790591321141070?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/9014790591321141070/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=9014790591321141070&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9014790591321141070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9014790591321141070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/artizligin-sonu.html' title='Artizliğin Sonu'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-7YWDXSpuBtY/Tw9_x0V1rMI/AAAAAAAAA28/I5dlinidvBk/s72-c/Foto%25C4%259Fraf172.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3930842124218644030</id><published>2012-01-13T01:47:00.000+02:00</published><updated>2012-01-13T01:47:02.472+02:00</updated><title type='text'>Ben gidersem..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/CYggnFKqfNo/0.jpg"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/CYggnFKqfNo&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/CYggnFKqfNo&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3930842124218644030?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3930842124218644030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3930842124218644030&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3930842124218644030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3930842124218644030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/ben-gidersem.html' title='Ben gidersem..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1797968204627890517</id><published>2012-01-11T12:17:00.002+02:00</published><updated>2012-01-11T12:20:31.788+02:00</updated><title type='text'>Kar</title><content type='html'>Uşak'a dün sabahtan beri aralıksız kar yağıyor.. Göz alabildiğince beyaz..&lt;br /&gt;Bir kaç gün önceki fırtınadan sonra usul usul gelen kar..&lt;br /&gt;Müthiş bir ahenkle iniyor ve muntazam bir şekilde yerleşiyorsun.. Sonra kristallerin, her biri birbirinden farklı o şahane kristallerin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Kar geliyor'' haberini almak bile heyecanlandırıyor insanı.. Usul usul başlaman ve bizleri bembeyaz bir rüyaya uyandırman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz, pürüzsüz, lekesiz ve sakin..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1pPF2PyQVUk/Tw1hLcX-EYI/AAAAAAAAA20/LGuNuDZ6nyI/s1600/200px-SnowflakesWilsonBentley.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-1pPF2PyQVUk/Tw1hLcX-EYI/AAAAAAAAA20/LGuNuDZ6nyI/s1600/200px-SnowflakesWilsonBentley.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Seni izlemek, seni dinlemek de güzel halbuki..&lt;br /&gt;Hastalıkları, sıkıntıları, dertleri beyazlığınla örtmek yok etmek için, her bir kristalinde bir müjde, bir umut taşıyor gibi geliyorsun sanki..&lt;br /&gt;Ama bizler, sunduğun güzelliklerini hırpalayarak, bozarak, kirleterek neşe kaynağı haline getiriyoruz seni..&lt;br /&gt;Seni bir çamur birikintisi haline getirmekten gizli bir haz alıyoruz..&lt;br /&gt;Sonra şikayet ediyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcacık odamın buharlı camından görebileceğim kadar bir pay silip izliyorum seni.. Ne güzelsin..&lt;br /&gt;Tam da burada, şu bulunduğum noktada hiç bitmesen keşke diye geçiriyorum içimden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya tam benim bulunduğum bu noktada bulunabilme şansı olmayanlar.. Odaları sıcak olmayanlar.. Bir odası bile bulunmayanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya doğru düzgün tek bir binası bile ayakta kalamamış şehirler.. Çadır kentler..&lt;br /&gt;Peki ya Van..?&lt;br /&gt;Diye düşünüyorum sonra da..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1797968204627890517?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1797968204627890517/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1797968204627890517&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1797968204627890517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1797968204627890517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/kar.html' title='Kar'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-1pPF2PyQVUk/Tw1hLcX-EYI/AAAAAAAAA20/LGuNuDZ6nyI/s72-c/200px-SnowflakesWilsonBentley.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1091052448604579625</id><published>2012-01-10T20:23:00.002+02:00</published><updated>2012-01-12T16:45:56.420+02:00</updated><title type='text'>BOROBUDUR!</title><content type='html'>Efendim Güneydoğu Asya'daki en eski anıt ve dünyanın en büyük Budist tapınağı olan Borobudur'la yeni tanışmış olmamın şaşkınlığını ve hüznünü atlatamadım henüz.. Bugün sınav çıkışı yurda geldim ve karnım aç. Hamide ile mutfakta pizza yiyoruz. Bir yandan TV'yi açtım ve Uşak'ın yerel kanalı olan Uşak Art'de durdum. Bu kanalda genellikle belgesel ve yerel haberler verilir, hattâ arada Harun Yahya sözüm ona belgeselleri de verildiği olur. Ama bu kez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kez, yabancı bir gezi programı vardı.. Tapınağı görünce önce Mayalar'ın piramitleri sandım. Sonra baktım değil. Tapınak Borobudur. Endonezya'da ve harikulade çekici, gizemli, tarihi bir tapınak.. Endonezya'nın da iklimsel, tarihsel ve kültürel anlamda ne kadar çeşitli bir ülke olduğunu gördüm. Yemek bitti, odamıza geldik ve ben bilgisayarın başına geçtim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mi yaptım? İşte geliyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borobudur: Buda'nın Gizemli Tapınağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-a53etytJlog/Twx_5vIiA9I/AAAAAAAAA2U/rfFy60HYRq4/s1600/3cca3efda742c651bb8fa34f995b5e1e.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://1.bp.blogspot.com/-a53etytJlog/Twx_5vIiA9I/AAAAAAAAA2U/rfFy60HYRq4/s320/3cca3efda742c651bb8fa34f995b5e1e.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ENDONEZYA”NIN CAVA ADASI”NDAKİ BOROBUDUR TAPINAĞI DÜNYADAKİ EN BÜYÜK BUDİST TAPINAĞI. İKİ YÜZYIL ÖNCE BULUNDUĞUNDA ARKELEOGLAR ARASINDA ŞAŞKINLIKLA KARŞILANMIŞTI. BUDİZMİN MERKEZİNDEN ÇOK UZAKTAKİ TAPINAĞIN GİZEMİ NEYDİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzlerce kabartmada Buda”nın hayatının anlatıldığı tapınağın neden Budizmin doğum yerinden çok uzakta yapıldığı bilinmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borobudur, 1997”de UNESCO Dünya Kültür Varlıkları Listesine alınan Güneydoğu Asya’daki en eski anıt, güney yarıküredeki eski dönemlerden kalma en büyük anıtsal yapı ve dünyanın en büyük budist tapınağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapı, MS 775-842 yılları arasında Java Adasında hüküm süren Sanjaya ve Sailendra hanedanları tarafından inşa ettiriliyor, tamamlanmasından çok az bir süre sonra, 856”da hindu işgalinden sonra terkediliyor. Bu bilgileri sizlere aktardığımız Faruk Budak”ın kendi özel sitesinde bu tapınakla ilgili olarak verilen bilgilere göre 10”ncu yüzyılda üzeri volkanik küllerle, bitki örtüsü ile kaplanmaya başlıyor ve tamamen unutuluyor. 1814 yılında bir ingiliz albay tarafından keşfediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1855”te başlayan temizleme ve restorasyon çalışmaları neredeyse yüz yıl sürüyor. 1973”te 27 ülke, çeşitli sivil kuruluşlar ve UNESCO’nun desteklediği on yıl sürecek bir restorasyon projesi başlatılıyor. 1983 Şubat’ında, eski devlet başkanı Suharto 25 milyon dolarlık projenin tamamlandığını ilan ediyor. Restorasyon sırasında çekilmiş ve müzede sergilenen eski siyah beyaz görüntüler, nereden nereye gelindiğini çok iyi anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, ilk temizleme çalışmalarından beri yapının orijinal şekli hakkında çeşitli yorumlarda bulunmuşlar. Alman bilim adamı Hoenig, tapınağın dört ana yönde dört ana girişi olduğunu ve dokuz katlı olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7--G8FetNX4/Twx_6dZ9GXI/AAAAAAAAA2Y/KKajjlZjkYA/s1600/187487493_be79c49125.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-7--G8FetNX4/Twx_6dZ9GXI/AAAAAAAAA2Y/KKajjlZjkYA/s320/187487493_be79c49125.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Doğuya bakan ana girişten giren bir budist hacı, her iki tarafı da budist öğretiye ait rölyeflerle dolu açıkhava koridorlarında yükselerek yaptığı yaklaşık beş kilometrelik uzun dairesel yürüyüş sırasında, günümüzün metaryalist dünyasından kurtularak sembolik olarak nirvana aşamasına ulaşıyor. İnanışa göre ilk katı temsil eden ilk beş terasta 432 Buda heykeli, ikinci katı temsil eden yukarıdaki üç terasta da içerisinde birer buda heykeli olan 72 stupa bulunuyor. Nirvanayı temsil eden dokuzuncu kattaki ana stupanın içi boş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;COŞKUN ARAL”IN GÖZÜYLE BOROBODUR TAPINAĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coşkun Aral ”Terörün vurduğu ülke” başlıklı yazısında 24 Mart 2003 tarihli Akşam gazetesinde bakın bu gizemli tapınakla ilgili izlenimlerini nasıl anlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endonezya”yı ilk tarih kitaplarında keşfetmiştim. Daha sonraları edindiğim fotoğraf kitaplarında muhteşem güzelliğine tanık oldum. Hayallerim beni sonunda Endonezya”ya uçurdu. İlk kez 1980 ortalarında, Sipa Press”te çalışırken gittiğim Endonezya”ya birçok kez gitme fırsatı buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endonezya oldukça büyük ve farklı bir ülke. 17 bin 500 adası, Ekvator boyunca bir yay çizerek 214 milyonu aşan nüfusu barındırıyor. Dünyanın en çok turist alan bu ülkesi, savaşlar ve terör nedeniyle bu ününü kaybetti. Şaşırtıcı doğal güzellikleri, tropikal ormanları, sakin gölleri, çılgın nehirleri, derin okyanusları, adalarının su altına kadar uzanan güzellikleri, bugün eski ilgiyi göremiyor. Türkiye Endonezya”yla 1569 yılında tanıştı. Müslüman Aceh Devleti”ne yardım etmek için, Kurdoğlu Hızır Reis komutasında 15-20 parçalık bir kuvvet gönderildi. Böylece Osmanlı hakimiyeti ve gücü Uzakdoğu”ya kadar uzanmış oluyordu. O dönemlerden bugüne . En son cennet adası Bali”de patlayan bombayla, turizmine de son darbe vurulmuş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sömürgeci tarih&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. yüzyılda Portekizli sömürgeci güçlerin adaya gelmesiyle Endonezya”nın egzotik kültürü ve doğal güzellikleri batılı yazar ve ressamların ilgisini çekti. Canlı tasvirler ve romantik anılarla döndüler ülkelerine. Fotoğraf makinesinin icadıyla birlikte 19. yüzyılın başlarında, daha önceden gelmiş yazarların ve ressamların tasarladıklarının, anlattıklarının yetersiz kaldığı anlaşıldı. Endonezya gerçekten büyüleyiciydi. Endonezya”nın verimli topraklarında, 19. yüzyıl sonlarında Hollandalılar”ın getirdikleri ve tanıttıkları tütün, kahve, şeker, kauçuk ve çay yetiştirilmeye başlandı. Hollandalılar köylerden oluşan bu ülkeye şehirler kurmaya başladılar. Bu şekilde gelişen sömürgeci tarih, bugünün Endonezya”sının temellerini attı.&lt;br /&gt;Batıya doğru uzanan adaları Asya özellikleri taşırken, doğuya uzanan adalar, Avustralya özelliklerini taşıyor. Sumatra, Borneo, Java ve Bali adaları zoolojik ve biyolojik olarak Asya”ya benzerken, Irian Jaya ve ona komşu adalar Avustralya”ya benziyor. İki biyolojik bölge arasında kalan en büyük ada olan Sulawesi, doğa tutkunları için ayrıcalıklı bir önemde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buda”nın tapınağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 Eylül sonucu ülkenin üzerine çöken terör bulutları, Borobudur”un üzerindeydi. Yanardağdan çıkan dumanlar Borobudur”un silüetini pusluyordu ve ben bu yapının ne kadar muhteşem olduğunu hissedebiliyordum. Yaklaştıkça büyülendiğim, yapılışındaki zekaya ve yapıyı saran felsefi ruha hayran kaldığım Borobudur”da, turistler yerine sadece yerliler ve ilahiyat öğrencileri vardı.&lt;br /&gt;Borobudur Tapınağı dünyanın en harika yapılarından biri olarak ifade ediliyor. Her ne kadar yaşı bilinmiyor olsa da, M.S. 7. yüzyıl sonu ile 8. yüzyıl başında Sanmaratungga tarafından inşa edildiği sanılıyor. Bir buçuk yüzyıl boyunca Java”da Budizmin ruhani merkezi olan Borodudur, 1814”te Sir Thomas Stanford Raffles keşfedene kadar tüm sırlarını sakladı. 55 bin metre karelik lav kayası, bir dağın üzerine piramit şeklinde altı dikdörtgen yapı, üç teras ve tepe noktayı oluşturan kubbe yerleştirilmiş ve bu devasa yapı oluşturulmuş. Yapının tamamı, Buda”nın kutsal çiçeği, nilüfere benziyor. Bir gölün üzerinde yüzen, patlamaya hazır bir nilüfer çiçeği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstemekten Vazgeç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzandığı her yönde 92 Buda heykeli ve 1460 rölyef sahne yer alıyor. Alt katta, 160 neden sonuç ilişkisini anlatan rölyef, orta katta Buda”nın hayatına ilişkin birtakım hikayeler ve Jataka masallarından sahnelerin resmedildiği rölyefler, üst katta da duvarla çevrelenmiş kare balkon bulunuyor. Balkonu içine alan yuvarlak duvarlar, başlangıcı ve sonu olmayan bir çemberi anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-L_CQxmOMsuw/Twx_8UG5frI/AAAAAAAAA2s/cL1i1LbPnYI/s1600/borobudur4.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-L_CQxmOMsuw/Twx_8UG5frI/AAAAAAAAA2s/cL1i1LbPnYI/s320/borobudur4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Burası 92 Buda”nın yeri. Hepsinin heykellerinde beş yönden birini gösteren bir el işareti var. Doğuyu gösteren el dünyayı adalete çağırırken, güney kutsamayı, batı meditasyonu, kuzey korkusuzluğu ifade ediyor. Merkezde ise öğretmeyi anlatan bir ifade var. Budizmin en üst sembolü olan Borobudur, aynı zamanda da evrenin bir tasarımını oluşturuyor. Üç bölüme ayrılmış olması mikro-kozmosu anlatmak için inşa edilmiş. Mikro-kozmosta, insanoğlunun istekleri negatif etkilere açık; orta bölümde bu negatif etkiler insanoğlu tarafından pozitif olanlarla bastırılıyor, en üst bölümde ise insanoğlu artık isteklerle çevrili değil. Nitekim Buda”nın felsefesine göre, acı çekmemek için hiçbir şeyi istememek gerekir. İnsanlar istediklerini elde edemediklerinden ötürü mutsuzdurlar, istemekten vazgeçerlerse mutlu olurlar..&lt;br /&gt;(&lt;a href="http://insanveevren.wordpress.com/2011/06/12/borobudur-budanin-gizemli-tapinagi/"&gt;Kaynak&lt;/a&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-mq_gbz2FOw4/Twx_7AyGnuI/AAAAAAAAA2g/EOOPfkE4uzg/s1600/532993652_e89fbac441.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://2.bp.blogspot.com/-mq_gbz2FOw4/Twx_7AyGnuI/AAAAAAAAA2g/EOOPfkE4uzg/s320/532993652_e89fbac441.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Mısır her daim önde benim için, onun yeri çok ayrı. İkinci sıra değişiyordu arada, Hindistan ve Antik Maya Uygarlığı arasında gidip geliyordum.. Sanırım İkinci sıraya artık Borobudur yerleşecek.. :)&lt;br /&gt;Gidip görmek nasip olur inşallah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim bir gezginin gözünden okumak isterseniz &lt;a href="http://travelgoddess.blogcu.com/borobudur-da-nirvana-ya-ulasmak/9844998"&gt;buradan&lt;/a&gt; buyrun..&lt;br /&gt;Bir de ben havaya girip &lt;a href="http://tr.hotels.com/hotel/details.html?pa=5&amp;amp;pn=1&amp;amp;ps=5&amp;amp;tab=description&amp;amp;destinationId=647319&amp;amp;hotelId=364280&amp;amp;arrivalDate=27-01-2012&amp;amp;departureDate=02-02-2012&amp;amp;rooms[0].numberOfAdults=1&amp;amp;roomno=1&amp;amp;validate=false&amp;amp;previousDateful=false&amp;amp;reviewOrder=date_newest_first"&gt;kalacak yer &lt;/a&gt;bile baktım, ilgilinize..&lt;br /&gt;Ve de bilginize.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1091052448604579625?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1091052448604579625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1091052448604579625&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1091052448604579625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1091052448604579625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/borobudur.html' title='BOROBUDUR!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-a53etytJlog/Twx_5vIiA9I/AAAAAAAAA2U/rfFy60HYRq4/s72-c/3cca3efda742c651bb8fa34f995b5e1e.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8894168113993148215</id><published>2012-01-10T00:26:00.002+02:00</published><updated>2012-01-10T11:14:38.116+02:00</updated><title type='text'>Zulüm</title><content type='html'>Son sınıfa geldiğim için ''dersler nasıl gidiyo?'' sorusu artık ''ee ne olucan sen şimdi?'' sorusuna evrilmiş durumda. ''ne olucan?'' sorusu da aslında ''iş bulabilicen mi?'' ''ne kadar kazanıcan sen şimdi?'' sorularını gizlemekte bünyesinde. (buraya başka bir yazıda dönmek üzere bir parantez)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim konumuza. Babamla yine böyle geleceğe dair bir konuşma yaparken babam bana ''şu an gel işin hazır; ''şu bankada'' diye takıldı. Sonra ''aa, o banka başı açıkları almıyor sanırım'' dedi. Şu âna dek gördüğü hanım personellerin tamamının baş örtülü olmasına dayanarak yapmış bu çıkarımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Başı açık alıyor yahut almıyor önemli değil, kesin bir bilgi olmadığı için üzerinde durmayacağım. Lâkin benim toplumun hemen her katmanında gözlemlediğim bir durum var; ''gün olur devran döner'' sözü vuku bulmuş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş örtülü bir annenin başı örtülü olmayan kızıyım. Hattâ annemin tesettürü bizim ailenin geleneksel yapısına göre biraz fazla bile kaçıyor. Ancak bu durum aramızda kesinlikle bir çatışmaya yol açmıyor. Sonra çoğu arkadaşım da tesettürlüdür benim. Ve daha önceki yıllarda yazdığım bir kaç yazıda onların gördüğü zulmü anlatmışlığım var. ''Başını açmadan okula alınmamak'' gibi. Neyseki geçtik o günleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteler başta olmak üzere kamu kurumlarına tesettürlü hanımların girememesi durumu bir zulüm bence. Üniversiteler başta dedim çünkü bir eğitim hakkı alınıyor elinizden. Peki ya A bankası B hanım efendisini ''senin başın açık'' diyerek almayacak ise şayet, bu durumu hangi kategoride değerlendireceğiz? İşte dedim ya gün oldu devran döndü; gün intikam günüdür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Post-marksist Gramsci, Marx'ın öngördüğü prolater devrimin bir türlü gerçekleşememiş olmasını, devlet iktidarını elinde tutanların sivil alanda kurdukları ittifakla hegomonik gücünü sürdürdürmesine bağlar. Sosyalizme doğru bir dönüşüme giden süreci açıklamakta Marksizm'in yeterli olmadığını söyler. Prolater sınıfı bilinçlendirerek harekete geçireceğini düşündüğü organik aydınlardan bahseder. Batı toplumlarında vâr olan sivil toplum, yani sömürülen işçi sınıfı içerisinden bilinçlenmiş ve alt yapıyı (ekonomi) hegomonyası altına alacak olan bu organik aydınlar sayesinde öngörülen değişim sürecine girilebileceğini ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Gramsci'den hareketle bir çıkarım yapalım. Ülkemizde ''organik &amp;nbsp;aydınlarını'' kendi kurdukları okullar ve dershanelerle &amp;nbsp;çekirdekten yetiştirip, devletin hemen her kadrosuna ''ve hangi yolla olduğunu önemsemeksizin'' sızan, ve tüm bu ''sızıntı''ları vakti zamanında uğramış oldukları haksızlıkla, zulümle ''meşru'' kılmaya çalışan, devasa bir hâl almış olan hepimizin bildiği bir topluluk var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zulme sessiz kalmanın o zulmü yapmış olmaktan farkı yok. Zulme ''karşı-zulüm'' anlayışıyla yaklaşmanın da zihniyet anlamında birbirlerinden farkı yok. Bence haksızlıklara maruz kalarak bir yerlere varamamış olmak, haksızlık yaparak varmak gerektiği anlamına gelmiyor. Yine sız, istediğin yere yerleş ama emekleri çalmadan. bileğinin hakkıyla gel, alın terinle gel. Yerleştin mi? At beyninden; gün intikam günüdür, men dakka dukka, bize ne yaptıysanız alın iki katı.. düşüncelerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakk, hukuk diyerek sızıyorsan şayet.. Bu sızıntı aslında ''Hizmetim, Hoca efendim ve onun çizdiği yol''da her yol mübahtır anlamına geliyorsa eğer.. Yok öyle.. &amp;nbsp;Emekleri çalarak ulaştığın o kadroların neresinde ''Hakk'' var bir sor abilerine.. Zulüm yine zulüm.. Ve ülkemiz bu hesaplaşmalardan, ''benim de sıram gelecek'' düşüncesinden kurtulamadığı sürece, minik çocuklar daha çekirdekten intikam duygusuyla yetiştirildiği sürece bizim bir adım ilerlememiz mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zulüm yine zulüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzler değişiyor, iktidarlar değişiyor, kadrolar el değiştiriyor, rektör bıyıklıysa solcu akademisyen ilerleyemiyor, yok efendim tam tersi durumda sağcı akademisyen ilerleyemiyor(evet hâlâ!) gün oluyor devran dönüyor tek bir şey değişmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zalimler ve mazlumlar ülkesi oluşumuz..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8894168113993148215?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8894168113993148215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8894168113993148215&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8894168113993148215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8894168113993148215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/son-snfa-geldigim-icin-dersler-nasl.html' title='Zulüm'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8968063753049083272</id><published>2012-01-08T00:41:00.001+02:00</published><updated>2012-01-09T01:58:20.920+02:00</updated><title type='text'>Sır</title><content type='html'>&lt;div&gt;Sene 2003..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ergenlik döneminin ve özellikle de ailecek zor günler geçiriyor oluşumuzun da etkisiyle hiç &amp;nbsp;bir şeyden memnun olmayan, mutsuz, melankolik bir kız çocuğu..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçine kapanmış ve bulduğu her boşluğu günlük yazarak değerlendiriyor..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;''Günaydın sevgili günlük.. Gerçi günlerin pek aydınlık olduğu söylenemez..''&lt;br /&gt;''Çok mutsuzum..''&lt;br /&gt;''Çok sıkılıyorum, keşke hiç tatil olmasa..''&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zor günler geçiriyorduk dedim ya.. İnsan hayatında kesinlikle olmasını gerektiğini düşündüğüm zor günler bunlar.. Birlikte eğlendiğiniz, yediğiniz, içtiğiniz, hayatın keyifli yanlarını paylaştığınız insanların, zor zamanlarda hangileri kalıyor yanınızda bunu görüyorsunuz.. Ve ben küçücük yaşımda görebiliyordum.. O dönem çekilmiş fotoğrafların tek bir tanesinde gülmüyor babamın yüzü.. Minik kızı nasıl gülsün..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herkes köşesine çekilmişken annem farkediyor kızının dertlerini paylaştığı bir sırdaş edindiğini, hararetle bir şeyler yazdığını.. Okuyor ve not düşüyor altına;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;''Biz senin hiç bir şeyden mahrum olmanı istemiyor sana her şeyin en güzelini vermek istiyoruz kızım.. Bu kadar mutsuz olmana gerek yok, senin hiç bir şeyine karışmıyoruz, kendine neyi yakıştırırsan onu yap. Mutsuzluk pişmanlık ne demek ileride görürsün. &amp;nbsp;Şimdilik tiyatro oynuyorsun, her perdenin bir kapanışı vardır bunu unutma!!!&lt;br /&gt;Annen&lt;br /&gt;Bunu yırtma, hatıra kalsın sana..&lt;br /&gt;Doğum günün kutlu olsun..''&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sene 2011&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yılın ilk günleri, duygu yüklü günleri geride bırakmanın, aklın iplerini kalbin kontrolünden çekmenin sancılarını çektiğim günler.. Birilerini büyük bir özlem ve sevgiyle yâd ettiğim günler..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;8 Ocak..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Annemin bahsettiği tiyatro oyununun son perdesinin sahnelendiği, bir gerçekliğin gözlerimin önünden kayıp gittiği ve perdenin kapandığı o gün..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öylece bakakalıp, tepkisiz donup kalmak.. Sonra öfkeyle, kinle dolup taşmak.. ''Mutsuzluk, pişmanlık ne demek'' iliklerine kadar hissetmek..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında nafile bir uğraş benimki çünkü o ânki hislerin tarifi imkânsız.. Önümde iki seçenek var; ya bu enkâzın altında can çekişerek tamamlayacağım bir ömrü, yahut &amp;nbsp;hangi sebeple, kim yüzünden ortaya çıkmış olursa olsun sadece doğduğu bünyeye zarar veren kin ve nefretten arınıp yeni bir yol çizeceğim kendime.. Bir gerçekliği yitirmiş olmanın kabulü birinci şekilde sonuçlanacağı için, bir gerçekliği yitirmiş olduğumu düşünmek yerine o gerçeği kendim vâr ettiğimi düşünmeye karar verdim. Ve yepyeni bir gerçek vâr etmek..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yanına hiç bir kötülüğü yakıştıramadığım, sonsuz bir güven ve sadakatle bağlandığım, gerçek ötesi gerçek bir ruh tasarladığıma inanıp, zaten vâr olmayan bir gerçekliği kaybedemeyeceğimi düşünerek -öfkeyle sarmalanmış ve hapsolmuş ruhumu- uzunca bir süre inandığım ''farz-ı muhal'' gerçekliğin hakikâtle yer değiştirmesiyle azad edebileceğim kanaatine vardım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-oGm-ZqimdF8/TwjJwix7BWI/AAAAAAAAA2M/HQhyuOIxPoo/s1600/378973_332192493463886_188695104480293_1526907_1938832562_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-oGm-ZqimdF8/TwjJwix7BWI/AAAAAAAAA2M/HQhyuOIxPoo/s200/378973_332192493463886_188695104480293_1526907_1938832562_n.jpg" width="142" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve o hakikât ne miydi?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O bir sır. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8968063753049083272?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8968063753049083272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8968063753049083272&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8968063753049083272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8968063753049083272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/sr.html' title='Sır'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-oGm-ZqimdF8/TwjJwix7BWI/AAAAAAAAA2M/HQhyuOIxPoo/s72-c/378973_332192493463886_188695104480293_1526907_1938832562_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7719787634540215164</id><published>2012-01-07T14:10:00.001+02:00</published><updated>2012-01-07T16:13:41.067+02:00</updated><title type='text'>Göz</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FOYT8r1Xpfc/Twg1oZNVhzI/AAAAAAAAA2E/HBVPkFkW-qw/s1600/Foto%25C4%259Fraf261.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-FOYT8r1Xpfc/Twg1oZNVhzI/AAAAAAAAA2E/HBVPkFkW-qw/s200/Foto%25C4%259Fraf261.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah kahvaltı yapıyoruz Nazmiş'le birlikte mutfakta. Nazmiş; ''Tûba abla ne oldu sana, neden değişik davranıyorsun?'' dedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Nasıl davranıyorum?'' dedim. ''Mutlu gibisin, mutlu görünüyorsun ama gözlerin başka şeyler söylüyor.'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güldürdü beni çocuk sabah sabah. Tahlile bakar mısınız? Çocuk işte, tüm değer yargılarından bağımsız bakabildiği, beni gerçekten tanıyabildiği için görebiliyor bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar var. Kendileri gibi olmadığınız, onların dilinden konuşmadığınız için sizin arkanızdan atıp tutabilen insanlar. Öyle şeyler söylüyorlar ki gülüyorsunuz. Sizin en iddiasız olduğunuz bir konuda şu zanna kapılabiliyorlar meselâ; ''O çok bilgili sanıyor kendini ama hiç bir şey bildiği yok onun..!'' Kendimi gerçekten bilgili biri zannetsem ben de atıp tutar, yargılarımı savururdum. Halbuki biliyorum ben.. Mevcut bilgilerimin, henüz bilemediklerim karşısında esamesi okunmayacak seviyede olduğunu.. Nazmiş diyor ki; ''Sen niye sessiz kalıyorsun, neden kavga etmiyorsun kimseyle.. Sen de konuşsana..!'' İşte bunun için sevgili küçük arkadaşım Nazmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Nazmiş'le yaptığımız sohbetlere bakın, bir de akranlarımdan duyduklarıma..&lt;br /&gt;Ve hangisi daha çocuk söyleyin bana..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Gözleri de göz çizimi konusunda izlediğim bir videodan esinlenerek çizmiştim, çok eksikleri var ama konumuz göz olunca paylaşayım dedim.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7719787634540215164?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7719787634540215164/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7719787634540215164&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7719787634540215164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7719787634540215164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/goz.html' title='Göz'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-FOYT8r1Xpfc/Twg1oZNVhzI/AAAAAAAAA2E/HBVPkFkW-qw/s72-c/Foto%25C4%259Fraf261.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4838310063956348760</id><published>2012-01-05T16:27:00.000+02:00</published><updated>2012-01-05T16:27:21.676+02:00</updated><title type='text'>Bir tarih nasıl rezil kepaze edilir?</title><content type='html'>Böyle;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bJEQnSNYphI/TwWvhrndlkI/AAAAAAAAA1o/mOvHJ_hfhnU/s1600/kolaj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" src="http://4.bp.blogspot.com/-bJEQnSNYphI/TwWvhrndlkI/AAAAAAAAA1o/mOvHJ_hfhnU/s320/kolaj.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Arkadaşımın evinin karşısındaydı bu ev. 2 yıl önce onu beklerken kapının önündeki kaldırıma oturmuş ve soldaki fotoğrafı çekmiştim. Ev çok güzel ve gizemli geliyordu bize, birinin yaşayıp yaşamadığına dair çeşitli rivayetler vardı, uyduruyorduk vs.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gel zaman git zaman bir gün evin çevresine iskele kurulmuş olduğunu gördüm. ''İslamoğlu Kültür Evi restorasyon çalışması'' diyordu tabelada. Sevindim. Tarihi bir yapıydı, Uşak mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıttığını düşündüğüm ender yapılardan biriydi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslından fersah fersah uzak olan bir restorasyon çalışmasını neyleyeyim ben şimdi.. İstanbul'daki surlar başta olmak üzere yine bir çok tarihi yapının yamalı bohça hâline gelmiş olmasına nasıl üzülüyordum.. Restore etmek tam olarak hangi mânâya geliyor onu düşünüyorum şimdi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-oyfA95Ndl08/TwWyJFEZwGI/AAAAAAAAA10/yCbLK_Knov8/s1600/Foto%25C4%259Fraf260.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-oyfA95Ndl08/TwWyJFEZwGI/AAAAAAAAA10/yCbLK_Knov8/s200/Foto%25C4%259Fraf260.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-xSS2FHk63mA/TwWyKjr_AEI/AAAAAAAAA18/0CXtPKyGzxk/s1600/Foto%25C4%259Fraf309.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-xSS2FHk63mA/TwWyKjr_AEI/AAAAAAAAA18/0CXtPKyGzxk/s200/Foto%25C4%259Fraf309.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Uşak Belediyesi web sitesinde Kültür-Sanat başlığı altına İslamoğlu Kültür Evi'ni de iliştirmişler. Gider bir güzel kültürleniriz artık..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4838310063956348760?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4838310063956348760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4838310063956348760&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4838310063956348760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4838310063956348760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/bir-tarih-nasl-rezil-kepaze-edilir.html' title='Bir tarih nasıl rezil kepaze edilir?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-bJEQnSNYphI/TwWvhrndlkI/AAAAAAAAA1o/mOvHJ_hfhnU/s72-c/kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-9156038218637208836</id><published>2012-01-04T11:15:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T11:15:04.260+02:00</updated><title type='text'>Minibüs</title><content type='html'>Sabah sınava kahvaltı yapmadan gittiğim için, yurda gelince hemen kahvaltımı alıp mutfağa geçtim. TV de açıkmış, sabah haberleri var, izledim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi minibüsleri aşamalı olarak İstanbul trafiğinden kaldırmanın planlarını yapıyormuş. Projesi hazırmış. Canlı yayına bir kaç ayrı semtten vatandaş bağlandı. Kimi kaldırılırsa trafik felç olur dedi, ara hatlardan ana hatlara ulaşmak için minibüs şart, denetim getirilsin sadece dedi. Kimi asıl minibüslerin kendisi felç ediyor trafiği dedi. İki minibüs şoförü bağlandı, onlar da çok haklı gerekçeler saydı kendi adlarına.&amp;nbsp;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim oturduğum semtte, kapımın önünden her türlü vasıta olanağı bulabildiğim için minibüse çok ihtiyaç duymuyorum. ama hakikaten, ara hatlarla ana hatlar arası bağlantı konusu önemli. Minibüsler kalkarsa ne olur bilemiyorum. Ayrıca mevcut minibüs şoförlerini ne yapacaklar? Büyük bir esnaf kitlesi söz konusu. Minibüslere has bir kültür bile var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de minibüsler kalkacak, projemiz var, ihaleler düzenlenecek falan deyince altında bir çapanoğlu aramak refleks haline geldiği için bir çoğumuzda, çok samimi bulmadım bu projeyi açıkçası.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim okuduğum okullarla ev arası en az bir 10 km olduğu için 12 yıllık eğitim hayatımın, 8 yılı servis olmak üzere lise kısmı otobüslerde geçti diyebilirim. Öğlenci iken tam bir çileydi, okul çıkışım iş çıkışıyla kesişiyor ve trafik resmen kilitleniyordu. Güzargâhım da Çapa Tıp Fakültesi üzerindeydi. Çapa'dan sonraki duraktaydı benim okul, Şehremini Lisesi. Güzergâh Çapa'dan geçiyorsa o otobüsteki yolcuların neredeyse %70'i hastahaneye gidiyor olurdu ve haftada en az bir iki kez, kusma, bayılma, nöbet geçirme vakaları yaşar ve gerilirdik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelelim Uşak'a.. Haberleri dinleyince benim de Uşak'ı yazasım geldi. Efendim bu şehri seviyor olmamın sebeplerinden biri de minibüslerinin konforudur. Araçların tamamına yakını yeni, şoförler prensipli ve disiplinliler. Son durak bizim kampüs olduğu için servis gibi geliyor bana. 4 yıldır aynı vasıtayı kullandığımız için zaten tüm şoförleri tanıyoruz. Bir kaç tanesi hariç hepsi güler yüzlü, sınav dönemimizde onları da bir telaş kaplıyor. Her birinin kulaklığı var, sürekli irtibat halindeler ve müthiş bir ağ oluşturmuşlar. Özellikle sınav dönemimizde çok yoğun oluyor ve son duraklara hep dolmuş olarak geliyorlar. Hemen bu durumdan haberdâr ediyorlar birbirlerini ve yoğun olan bölgeye hemen boş minibüs gönderiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-''Abi garaj altı yoğun bi 15 kişi var. Acele minibüs!''&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okulun içindeki durakta kalkış-varış sürelerini denetleyen bir amca var. En prensiplileri o, bayılıyorum ona. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Minibüsün başında bekliyor ve o araç için geçerli olan süre dolduğu anda (saniyeleri sayıyor bağırarak) asla bindirmiyor sizi, o andan sonra siz artık sıradaki aracın yolcususunuz. Arkadaşınız bindi siz kaldınız, ne olacak? Asla izin vermiyor, diğer aracı gösteriyor. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uşakta da minibüs kültürü var..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Paramı vermeden önce, ''sikizyüzeeelli, dukuzyüzeeeelli, bir'' diye sayarak vermek çok hoşuma gidiyor mesela. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de İstanbul'da derler ya;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-müsait bi yerde inebilir miyiiim?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uşak'ta şöyle;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-encek vaaa!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-9156038218637208836?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/9156038218637208836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=9156038218637208836&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9156038218637208836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9156038218637208836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/minibus.html' title='Minibüs'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8758245394712669582</id><published>2012-01-04T02:21:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T02:21:37.267+02:00</updated><title type='text'>(!)</title><content type='html'>Kendini mutlak haklı gören insanlara tahammülüm yok artık. Uzunca bir dönem sabretmişliğim, katlanmışlığım var ama buraya kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koşulsuz her konuda haklılar, en doğruyu onlar biliyor ve asla eleştiri kabul etmiyorlar. Sizi asla dinlemiyorlar, kendilerini anlatmak ve övgülere boğmakla öylesine meşguller ki bir müddet sonra evet sen doğrusun sen harikasın der bir şekilde transa geçmiş olarak buluyorsunuz kendinizi. Egosantrizm tavan yapmış durumda. Dünya kendileri ve kendilerinden ibaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar tek kelimeyle mükemmel. Ciddi ciddi her konuda mükemmel ve kusursuz olduklarını düşünüyorlar.&lt;br /&gt;Bana kalırsa ciddiye alınması gereken ve tedavi edilmesi gereken bir hastalık..&lt;br /&gt;Bunun sonu mutlak yalnızlık..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8758245394712669582?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8758245394712669582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8758245394712669582&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8758245394712669582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8758245394712669582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2012/01/blog-post.html' title='(!)'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3541858668683499184</id><published>2011-12-26T01:27:00.002+02:00</published><updated>2011-12-27T10:23:15.700+02:00</updated><title type='text'>Bisiklet turu-2</title><content type='html'>Hava buz gibiydi, bu kez parkurumuzu biraz daha zorlaştırdık. Zorlaştırdık derken yolumuzu uzattık, 11 km kadarcık pedal çevirmişiz. :) Yine çok çok yorulmamakla birlikte dizlerimden birindeki problem yüzünden ağrı çekiyorum şu an. Sol dizim şekil olarak da farklı biraz (nüans farkı), onu nasıl bu hâle getirdiğimi haylaz çocukluğuma inip anlatmam gerekecek şimdilik erteliyorum o kısmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çokkozlar'da minik bi piknik yaptık, arkadaşlar sucuk ekmek yaptılar. Ben ekmeğin iç kısmını ve sucukları yiyebildim epey bir uğraş sarf ederek. Kalan ekmeği de masamıza yaklaşan bi kedicikle paylaştım. Piknikten sonra, çok güzel bi yol bulduk yine ve pedalladık gücümüz yettiğince. Ben bir ara böyle dümdüz yolda, sakin sakin ilerlerken, boynum hafiften ağrımaya başladığı için kütletme ihtiyacı hissettim. Lâkin ani bi şekilde oynatmam feci bi kazayla sonuçlanıyordu neredeyse. En öndeyim, gidiyorum kendi halime, o kafa hareketinden sonra benim denge alt üst olmasın mı?! Sele çok yüksek olduğu için öyle ani duruşları da beceremiyorum, ayaklar havada düşmemek için müthiş! &amp;nbsp;hamleler yapıp, yalpayarak bi şekilde durabiliyorum. Arkadaşlar da arkamdan yarı endişeli yarı gülerek beni izliyorlarmış. Nevzat düşeceksin diye çok korktum da düşmeyince güldüm biraz dedi. O halimi görebilmeyi ben de çok isterdim doğrusu, hakikaten komik bir olay. Düz yolda yani.. Daha önce de var düşmüşlüğüm Heybeli'de ondan ben de korktum yine yuvarlanacağım diye ama mucize eseri atlattım bu kez. :) Grup hâlinde oluşumuz en çok çocukların dikkatini çekiyor. Mutlaka bir şekilde takılıyorlar yanlarında geçerken. Çocuğun birinin Nevzat'a abla diye hitâb etmesi.. Ah.. Nevzat'ın o ciddi mi, esprili mi, anlaşılamayan o her zamanki hâli.. Günün komik anlarından biriydi yine.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte yine Çokkozlar'da çerez molası verdik. Cips, patlamış mısır vs.. Hava soğuk olduğu için çok fazla oturamadık çünkü hareket olayı bittiği anda soğuk hissettiriyor kendini. Parmak uçlarım yok oldu hattâ bir ara zaten gözlerim ve parmak uçlarım haricinde kalan her yerim kapalıydı, yoksa ne mümkün. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Anadolu Mola'da ısınmak için oturduk birer bardak çay içtik. Bu kez bisiklet benimle kaldı, yurdun mahzeninde güzel bi yuva ayarladım ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok çok keyifli bir gündü, gittikçe daha da keyifli olacağa benziyor. Hem performansımız daha iyiye gidiyor hem bu turları daha düzenli bi şekilde yapmak için teşvik oluyoruz bu sayede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim naif şehrim Uşak, bisikletli talebelere turist muamelesi yapıp, ''heeeellooooo!'' diye bağırmaktan, bizleri yadırgayan gözlerle süzmekten vazgeçene kadar devam.. Epey yol kat ettik sayılır. Bisiklet sayımızı artırmak için bir kaç sponsor görüşmesi bile yaptık kulübümüz adına. Sponsor sorumlusu da benim. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle çok yorgunum..&lt;br /&gt;Çok da mutluyum..&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-kCmwtLJf7g4/Tvesjl5i1uI/AAAAAAAAA00/Au1BHPWsa9A/s1600/Foto%25C4%259Fraf168.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-kCmwtLJf7g4/Tvesjl5i1uI/AAAAAAAAA00/Au1BHPWsa9A/s320/Foto%25C4%259Fraf168.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kambur Rıza koydum bu foto'nun adını. :) Soğuktan büzüştüm sanırım o kadar.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-HhMBRyNf7JI/TvesoL4aMOI/AAAAAAAAA08/FqsG_JMqqI8/s1600/Foto%25C4%259Fraf169.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-HhMBRyNf7JI/TvesoL4aMOI/AAAAAAAAA08/FqsG_JMqqI8/s320/Foto%25C4%259Fraf169.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Azıcık doğrulmuşum burada.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DkNzn-Giro8/TvessBEWpKI/AAAAAAAAA1E/Km25gjKmAhs/s1600/Foto%25C4%259Fraf174.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-DkNzn-Giro8/TvessBEWpKI/AAAAAAAAA1E/Km25gjKmAhs/s320/Foto%25C4%259Fraf174.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Peşmerge Şahika ve aramıza yeni katılan arkadaşlarımızdan Ersu. :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QM66q3LcMbs/TvesvaeuOGI/AAAAAAAAA1M/S47UbYy7gng/s1600/Foto%25C4%259Fraf180.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-QM66q3LcMbs/TvesvaeuOGI/AAAAAAAAA1M/S47UbYy7gng/s320/Foto%25C4%259Fraf180.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Arkadaki Nevzat. Tur boyunca o kadar evhamlıydı ki birimize bir şey olacak diye, öldürdü beni gülmekten. Bir yandan benimle ilgileniyor, bir yandan tıkanan arkadaşları itiyor. Buradaki görevi de arada yolun ortalarına kayan Adem'i her zamanki gibi uyarmak: ''Adem! Abi sağa kay sağa kay! Ölücen kalıcan abi kay abi ya! Adem aslında bizleri çekmeye çalışıyor burada.. Nasıl yakalamış tam 'o ân'ı.. :))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LgORVVyC9l8/TveszFV_xpI/AAAAAAAAA1U/FOOwHPLnCTU/s1600/Foto%25C4%259Fraf193.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-LgORVVyC9l8/TveszFV_xpI/AAAAAAAAA1U/FOOwHPLnCTU/s320/Foto%25C4%259Fraf193.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Nevzat'tan teknik bilgiler alıyordum sanırım o sıra.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6DmYJTIIOt4/Tves3WKFu7I/AAAAAAAAA1c/ljS8clPMX1o/s1600/Foto%25C4%259Fraf194.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-6DmYJTIIOt4/Tves3WKFu7I/AAAAAAAAA1c/ljS8clPMX1o/s320/Foto%25C4%259Fraf194.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Arkadaşlarımızdan birinin ön tekeri patladı, Nevzat sızıntıyı tespit edip onardı.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;SON&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;:)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3541858668683499184?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3541858668683499184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3541858668683499184&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3541858668683499184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3541858668683499184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/bisiklet-turu-2.html' title='Bisiklet turu-2'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-kCmwtLJf7g4/Tvesjl5i1uI/AAAAAAAAA00/Au1BHPWsa9A/s72-c/Foto%25C4%259Fraf168.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7063839607069243678</id><published>2011-12-23T23:25:00.000+02:00</published><updated>2011-12-23T23:25:54.947+02:00</updated><title type='text'>Kakaolu gün..</title><content type='html'>Son günlerde uyku düzenimiz çok fena. Geç kalkıyoruz, iki öğün yiyoruz. Akşam yemeğinden sonra, yatsıya doğru bi bastırıyor uyku, hooop yorganın altına.. Sonra gece yarısı uyan ve uyu uyuyabilirsen. Vakit epey ilerlemişken yat ve sonra aynen tekrar etsin yukarıdaki düzen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken kalkmaya karar vermiyor değiliz ama tam olarak ne zaman hayata geçecek bu kararımız bilmiyorum. Bu gün akşam yemekten sonra Kârun'a gidelim bari dedik. Kârun Uşak'ın tek alışveriş merkezi. İstanbul'dakilere göre yavru kalıyor gerçi. :) Zaten kimse Karun demiyor, alt katında Migros olduğu için, bu iki katlı AVM halk arasında Migros. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Migros'a gitme nedenimiz benim birden bire nükseden dergi okuma ihtiyacım. Çok düzenli olarak takip ettiğim dergiler yok, en son ortaokuldayken Başkent Üniversitesi'nin süreli yayını olan Bütün Dünya dergisine aboneydim, bi şekilde bitti o abonelik. Arada alayım diyorum, öylesine politize olmuş ki Haberal'dan ötürü, içimden gelmiyor. Eskiden enva-i çeşit bilgiyi barındıran bir dergiydi, tadına doyamazdım -ki bi ortaokul öğrencisine göre de ağırdı içeriği, sonradan tekrar göz attım hepsine bu yüzden. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, bu akşam ilk baktığım dergi Atlas Tarih'ti hemen aldım onu. Sonra NTV Tarih'i de alacak oldum. Dersim Olaylarını ele almış, yeterince okudum onu dedim, bıraktım. Sonra K Dergi'ye baktım, edebiyat dergisi, ne zamandır getirmiyorlar sinir oldum. Çok severim onu da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz reyonlar arasında dolaştık sonra. Hamide Money Club kart çıkarınca sanki her şeyi bedava veriyorlarmış gibi biraz daha doldurduk sepeti sanırım. Gerçi kasaya varınca bi baktım benim sepete;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nesquik kakaolu süt&lt;br /&gt;Sek günlük süt&lt;br /&gt;Danone bitter puding..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye gidiyor.. Bol sütlü, kakaolu bir alışveriş oldu benimki. Nasıl canım çektiyse artık. :) Gerçi sütüm vardı yurtta mama için ama yine de görünce dayanamıyorum sanırım. Hele de o günlük sütü görünce nasıl canım çekti anlatamam, günlük sütlerin daha sağlıklı olduğunu biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıda da sağanak yağmur. Tin tin döndük. Yolumuzun üstünde AKM'de ADD'nin düzenlediği bir tiyatro etkinliği varmış. Girecek olduk ama o kadar belliydi ki geçerken uğradığımız, elimizde poşetler.. Vazgeçtik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oradan çıktık ve son sür'at yurt..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7063839607069243678?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7063839607069243678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7063839607069243678&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7063839607069243678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7063839607069243678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/kakaolu-gun.html' title='Kakaolu gün..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8655847401072408346</id><published>2011-12-22T02:56:00.000+02:00</published><updated>2011-12-22T02:56:51.470+02:00</updated><title type='text'>Şeb-i Yeldâ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Mübtelâ-yı gâma sor kim geceler kaç saat..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;En uzun gecenin hangisi olduğunu ne müneccim, ne de takvim yapanlar bilir..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Gam tutkunlarına sor ki geceler kaç saattir..!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8655847401072408346?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8655847401072408346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8655847401072408346&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8655847401072408346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8655847401072408346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/seb-i-yelda.html' title='Şeb-i Yeldâ'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1263757043953454153</id><published>2011-12-22T01:31:00.001+02:00</published><updated>2011-12-22T01:41:27.817+02:00</updated><title type='text'>Kabuk</title><content type='html'>Bir çok kez karar verdim, kötümser, karamsar yazılar yazmacağım. Bu hislerle dolu olsam bile hiç değilse kayıt altına almayacağım.. Ama yok allem ediyorum kallem ediyorum yine kara kara yazmayı bi şekilde başarıyorum..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki yazıda mesela, gülünç bir kaç olaydan daha bahsetmiştim. Yalnızca bir kaç dakika tahammül edebildim. Hem yazı çorba olduğu için hem de aslında karanlık bi yazı yazma niyetiyle oturduğum için başta klavyenin başına, sildim o kısımları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün canım ciddi anlamda çok sıkkındı. Bunaldım, yapacak hiç bir şey bulamadım. Kös kös oturdum resmen. Sınav tarihlerimizin açıklaması da tuz biber oldu. Neyse, uzunca bir müddet sınavlarımdan bahsetmeyeceğim, korkmayın. :) Güzel haberler de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecek adına kaygılıyım evet, beynimi kemiren bir yığın soru var. Ve hepsi ''ne olacağım?''dan ziyade ''ne olacağız'' eksenli. Ama iyi giden şeyler de var yahu. Mesela, benim çok değer verdiğim fikirlerini çok önemsediğim iki hocamın gözüne nihayet girebildim. Üstelik sen neredeydin bu zamana kadar diye sitem ediyorlar bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün işte o saat 10'daki derse gideceğim, ancak 10'da çıkabildim yurttan. Asansöre bindim, sıfıra kadar indim. Tam çıkacağım ne fark edeyim? Olipslerimi almamışım. Bütün günü okulda geçireceğimi düşününce hayatta geçmez şekerlerim olmadan diyerek hadi dedim, çıktım 6'ya tekrar. Koştur koştur girdim odaya Olipslerimi kaptım, aynı hızla asansöre bindim sıfıra kadar indim. Tam çıkacağım ne fark edeyim? Telefonumu almamışım. Aslında mühim değil ama gün içinde Hamide'yle haberleşmem gerekecek. Lazım, mecbur çıktım tekrar 6'ya yine koştur koştur ve bu kez söylenerek bir koşu telefonumu da alıp asansöre binim, sıfıra indim tam çıkacağım ne fark edeyim?&lt;br /&gt;Yok yok, bu kez çıkabildim asansörden. :) Ve tam olarak 10.20'de sınıftaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınıfa girdim. Çok kıymetlim, alanında uzmanlaşmış ve kendini çok iyi yetiştirmiş olduğunu düşündüğüm hocam beni görür görmez ''2, 3 gündür seni anıyorum'' dedi. Ben de ''hayırdır?'' -----demedim tabii de o yüz ifadesiyle baktım biraz sanırım. :) Az çok da anladım gerçi. Geçen hafta ona Cumhuriyet tarihinin ilk Divan-ı Âli'si (Yüce Divan) Yavuz-Havuz olayında bi hinlik sezdiğimi söylemiş ve bunun doğru olup olmadığını sormuştum. Nitekim haklıymışım. Bana bir isim verdi; Kambur Rıza ve bu kişinin İsmet İnönü'nün eniştesi olduğunu söyledi, bi bak sen ona dedi. Ben hemen baktım yurda gelince ve öğrendim. Bir de Kambur Rıza'nın enişte değil kardeş olduğunu öğrendim. Ben biliyorum, hocamın içi içini yemiş, çok önemser çünkü, tam bilmediği bir konu hakkında asla bilgi vermez. Bilgisine güveniyorsa da mütevazi olamam der. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet 2, 3 gündür beni anmasının sebebi bu hata imiş. Hemen düzeltmek istedi girince, ben de ben biliyorum hocam baktım dedim. O da ''sen neredeydin bu zamana kadar senin gibi gayretli bi öğrenciyi neden yeni keşfediyorum ben'' dedi ve sadece okul varken değil okul haricinde ileriki yaşantımızda da elinden gelen yardımı esirgemeyeceğini ekledi. Çok onurlandırdı beni sınıfta.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir çok farklı derse girdim. Akşam, Siyaset Sosyolojisi adlı dersim vardı. Birinci sınıftan beri bu hocam ne zaman konuşsa benim beynim dile gelmiş gibi gelirdi bana. Ve en başından beri içimde taşıdığım ama bir türlü hissettiremediğim potansiyeli yeni hissettirebildiğim hocalarımdan biri de bu dersin hocası. O da aynı şekilde neredeydin sen bu zamana kadar diyor. Ona yüksek lisans için istediğim bölüm ve üniversiteyi söylediğimde, çok beğendi ve çok destekliyor. Derslerde sürekli konuyu bana bağlıyor, işte bu arkadaşımızın alanı falan diye. :) Çalışmalarımın da oldukça bilimsel olduğunu düşünüyor. En son Tek-Parti ile ilgili çalışmamı yolladım ona. ''Konuyu ele alış yöntemin harika'' dedi. ''Sen artık bi bilim insanı, bilim hanımefendisi halini almışsın, bu tarz çalışmalar çok fazla bi bilgi birikimi gerektirir tek sıkıntın kaynak, o da normal'' dedi ve geleceğin çok parlak diye de ekledi. :) Normalde kendisinden almadığım bir derse misafir öğrenci olarak katılıyorum. Çalışmamı o derste de sunacağım. İkinci dönemde de beni hazırlayacak birlikte çalışacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bahsettiğim iki hoca benim için ciddi anlamda büyük ehemmiyete haiz iki hocam. Onların bu ilgisi, desteği benim için tarif edilemeyecek kadar mutluluk verici. Dediğim gibi sınavlarımdan çok iyi notlar almıyorum ama en azından artık gizlenmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana 4 senedir neredeydin sen diyorlar ya..&lt;br /&gt;Kabuğumdaydım efendim..&lt;br /&gt;Ve nihayet kırdım o nalet kabuğu..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tZBDBgtr8fE/TvJsG0cH2fI/AAAAAAAAA0o/U7uy404Ij9A/s1600/images+%25283%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-tZBDBgtr8fE/TvJsG0cH2fI/AAAAAAAAA0o/U7uy404Ij9A/s1600/images+%25283%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1263757043953454153?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1263757043953454153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1263757043953454153&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1263757043953454153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1263757043953454153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/kabuk.html' title='Kabuk'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tZBDBgtr8fE/TvJsG0cH2fI/AAAAAAAAA0o/U7uy404Ij9A/s72-c/images+%25283%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8137306653123326098</id><published>2011-12-21T16:24:00.003+02:00</published><updated>2011-12-21T16:55:19.840+02:00</updated><title type='text'>Metruk..</title><content type='html'>Dün sabah 10'da okula gittim ve akşam 10'da yurda girdim. Okulda geçirdiğim dolu mu dolu 12 saatin ödülü hiç şüphesiz yurtta akşam yemeği menüsünde yer alan aşureydi. Yurda girer girmez midemin bayramını kutladım, ve dooğruca uyku pozisyonunu aldım. Uyuduktan yaklaşık bi 12 saat sonra uyandım. Bünyem öylesine alışmış ki okula gitmemeye, ağır geldi muhtemelen. Zîrâ halen uykumu alabilmiş değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün de, günlerdir fotoğraflarını çekmek istediğim, minibüs durağına gider iken önünden geçtiğim metruk evlere gideyim bari dedim. Gittim ve gördüm. Metruk evler yıkıntı halini almış, hâli hazırda su damlatmakta olan tesisat borusu kalmış geride. Onu çektim ben de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uWtQQFXQc70/TvHqFJEGNjI/AAAAAAAAA0c/ZrHcdAcYY_Y/s1600/kjk.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-uWtQQFXQc70/TvHqFJEGNjI/AAAAAAAAA0c/ZrHcdAcYY_Y/s200/kjk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Orada epey bi dolandım. Baktım baktım.. &amp;nbsp;Yüksek yüksek binaların arasında kalmış, henüz ruhunu kaybetmemiş bir kaç müstakil evin terk edildiğini görmek çok üzmüştü beni. Öylesine yapılmış, derme çatma gecekondu tipi evler değil bahsettiğim. Bu şehre özgü, önlerinde minik bahçeleri, gül saksıları olan evler. Duvarlarında oyuntulu dolapları bulunan.. Onları öyle görünce yerlerine modern apartmanlar dikilmek üzere terk edildiklerini anladım. Henüz yıkılmamıştı tam olarak ilk fark ettiğimde. Tamamen yıkıldığını görünce bugün, daha çok üzüldüm.. Yıkıntının etrafında o hâlimi görenler neler düşündü kim bilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava kapalı, içimi de bir hüzün kapladı sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün özeti şu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçim karadı dedim dışarı çıktım..&lt;br /&gt;Daha beter kararıp geri geldim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8137306653123326098?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8137306653123326098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8137306653123326098&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8137306653123326098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8137306653123326098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/metruk.html' title='Metruk..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-uWtQQFXQc70/TvHqFJEGNjI/AAAAAAAAA0c/ZrHcdAcYY_Y/s72-c/kjk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5046553081760654914</id><published>2011-12-19T03:34:00.001+02:00</published><updated>2011-12-19T14:02:26.713+02:00</updated><title type='text'>Prebiyotik mama ile başlayan gün..</title><content type='html'>Dün akşam tellendim. Garip. Arkadaşlarım yakıştığını söylüyorlar ama bence pek iyi durmadı. :) Aileme de kameradan gösterdim. Onlar da beğendi, kilo aldığımı söylediler bir de. Tombik olmuşsun ne yapıyorsan devam et böyle dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilo aldığımı sanmıyorum ama şu hâldeyken kilo kaybederim diye nasıl korktuysam, yurtta bu akşam çıkan yemeklerin tamamını yedim. Normalde ben mercimek haricinde çorba içmem, yurtta çıkan dört çeşitten biriyle geçiririm genelde öğünümü. Ya da hepsinden tırtıklarım azıcık. Şimdi böyle telli telli ve dişlerim ısırma işlevini yitirmişken, normal şartlar altında yemek yiyememem gerekir değil mi? Efendim hiç haz etmediğim hâlde tarhana çorbasını kaşıkladım gitsin, üstelik minik minik ekmek doğradım içine. Pilavı derseniz, iki yuvarlayıp çiğnemeden öylece yutuverdim. Kuru fasulyeyi de çatalla ezip lapa haline getirip o şekilde tükettim. Ben uğraşana kadar buz gibi olduğu hâlde hem de.. Hamide performansıma hayret etti. Dişlerine tel takıldığı için zayıflayan insan çok ama böyle gidersem kesin kilo alacağım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim başlığa. Tel taktırdıktan sonra markete uğradık. Kendime bir kutu sütle Eti Cici Bebe aldım. :) Paketin üstünde 4 aydan büyük bebekler için sütle ıslatıp kaşıkla ezerek yedirin diyor. Ben şimdilik o kategoriye giriyorum. Sabah da öyle bi iştah ve şevkle hazırladım ki mamamı, resmen bahane arıyormuşum. Laf aramızda çocukken kendime aynen bu şekilde mama hazırlayıp yediğim bir kesit var. Artık bir süre sabahları prebiyotik mamayla idare edeceğim. Hâliyle bu duruma çok üzüldüğüm söylenemez. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam da arkadaşımın gazete taraması ödevine yardım için, 2003 yılının Ocak ayının, tüm köşe yazılarını taradım Milliyet'ten. Ben 14 yaşındayken neler olmuş.. Bir kısmını anımsadım gerçi.. ABD-IRAK, canlı kalkanlar, KKTC- Denktaş, Abdullah Gül Başbakan, Erdoğan genel başkan olmaya çalışıyor Anayasa Mahkemesi reddediyor. Erdoğan Davos'a gidiyor yine, önemli, köşe yazılarının neredeyse tamamı başörtüsüne odaklı, yine atanamayan öğretmenler sıkıntısı var, yine sözler veriliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye bakıyorum da..&lt;br /&gt;Neredeyse 10 yıl geçmiş..&lt;br /&gt;Tam olarak ne değişmiş..?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5046553081760654914?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5046553081760654914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5046553081760654914&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5046553081760654914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5046553081760654914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/probiyotik-mama-ile-baslayan-gun.html' title='Prebiyotik mama ile başlayan gün..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3787630137182143803</id><published>2011-12-17T00:21:00.002+02:00</published><updated>2011-12-17T13:25:05.049+02:00</updated><title type='text'>Mezardan Sesler</title><content type='html'>&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;''Ey fezânın mazlum bir köşesinde yuvarlanan şu çamur parçasının sefîl, aciz mahlûku! Sen kendini bir yaprağın ucundan damlayan bir katre-i şebnemin içindeki mahlûktan daha büyük, daha muktedir mi buluyorsun?''&lt;/blockquote&gt;&lt;div&gt;Uşşâkizâde Halid Ziya'nın, Mezardan Sesler adlı kitabının kahramanının, uluların kabristanındaki esrarengiz bir sesten işittiği sözler bunlar..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kimse de demiyor ki kitabı sahaftan aldın, &lt;a href="http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/beyoglu-sahaf-festivali.html"&gt;burada&lt;/a&gt; ballandıra ballandıra anlattın, hani hiç bahsetmiyorsun? Efendim, kitabı büyük bir hassasiyetle ve dikkatle okudum. Çok güzeldi, yukarıdaki gibi çarpıcı cümleleri olan şiirsel yanı ağır basan lâkin düz yazı şeklinde ele alınmış bir kitap Mezardan Sesler. Yıllarca, ezbere bildiğimiz bir romancının hiç bilinmedik bir eserinin 100 yıllık baskısıysa elinizde tuttuğunuz nüshası, çocuğunuz gibi davranıyorsunuz. :) Çözemediğim kelimeler oldu, kitabın Latinize edilmiş hâlini aradım bulamadım. Sonra bir gün facebooktaki paylaşımımın altına gelen bir yorum sayesinde, günümüz alfabesine kazandırıldığını öğrendim. Yeni baskısının arka kapağında şöyle bir açıklama var;&lt;/div&gt;&lt;blockquote class="tr_bq"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; line-height: 17px;"&gt;''Düz yazı ve şiir dildeki temel varlık alanlarından olmasına rağmen, "poèm en prose" yani, "düz yazı tarzında şiir", dilin olanaklarını zorlayan; iki varlık alanı arasında kendine bir "ara alan" oluşturan özgün bir türdür.&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; line-height: 17px;" /&gt;&lt;br style="background-color: white; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; line-height: 17px;"&gt;Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler adlı eserleriyle Halid Ziya Uşaklıgil, edebiyatımızda bu yeni türün ilk örneklerini verirken aynı zamanda onun isim babası olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; line-height: 17px;" /&gt;&lt;br style="background-color: white; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; line-height: 17px;"&gt;Romanlarının gölgesinde kaldığı için döneminde de hak ettiği ilgiyi göremeyen ve bugüne kadar yeni harflerle yayımlanmayan bu eserleri bugünkü karşılıklarıyla birlikte okurken ileride bir yıldız olacak genç bir yazarın ilk kalem tecrübelerine de tanık olacaksınız.''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;Merak ediyor ve kitap kütüphanemde yer alsın diyorsanız, &lt;a href="http://www.netkitap.com/kitap-mensur-siirler-mezardan-sesler-halid-ziya-usakligil-ozgur-yayincilik.htm"&gt;buradan buyrun&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wQNc7KIFVKM/Tuu-gv7X_bI/AAAAAAAAA0U/Iwh1L-oyfCI/s1600/321163_157310481023158_100002326210011_310770_1118589337_n+-+Kopya.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="143" src="http://4.bp.blogspot.com/-wQNc7KIFVKM/Tuu-gv7X_bI/AAAAAAAAA0U/Iwh1L-oyfCI/s320/321163_157310481023158_100002326210011_310770_1118589337_n+-+Kopya.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelelim bir başka hususa. Kitap kapağında bulunan bilgilerden şu yukarıdaki kısmı ''Sahib ve naşiri Vatan Kütübhanesi Sahibi &lt;i&gt;bilmemkim &lt;/i&gt;Ferid'' diye okumuş ve geçiştirivermiştim ben ilk zamanlar. Bugün göz atarken tekrar takıldım kaldım orada. Şimdi sırasıyla O, H, N ve S harflerinden oluşmuş bir isim bu. Ama ne? Hânis diyecek oldum, tutmadı. :) Yabancı desem O. Hans dedim, o da tutmadı. Araştıyorum tek tek google'da. Bu şekilde kaç olasılık denedim hatırlamıyorum. Fena taktım ama onu öğrenmezsem çatlayacağım. En sonunda ''Vatan kütübhanesi sahibi Ferid'' yazdım.. Ve bingo!!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Adını öğrenmek uğruna epeyce bir çaba sarf ettiğim kahramanımız; Ohannes Ferid. Ermeni bir vatandaş. Ohannes adını taşıyan bir çok kişinin var olduğunu görünce acaba bir ünvan mı dedim, onu da araştırdım. Anladığım kadarıyla Ermenilerin sıkça kullandığı bir isim. Ohannes Ferid Efendi Van'da Vali yardımcılığı yapmış vakt-i zamanında.. Bu Ermeni olaylarıyla ilgili yerli ve yabancı bir çok makalede adı geçiyor. Tam adı Ohannes Ferid Boyacıyan.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Araştırmalarımı derinleştirdim; ve &lt;a href="http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/makaleler/makale13.html"&gt;bakın başka neler öğrendim..&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3787630137182143803?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3787630137182143803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3787630137182143803&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3787630137182143803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3787630137182143803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/mezardan-sesler.html' title='Mezardan Sesler'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-wQNc7KIFVKM/Tuu-gv7X_bI/AAAAAAAAA0U/Iwh1L-oyfCI/s72-c/321163_157310481023158_100002326210011_310770_1118589337_n+-+Kopya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-526579919178054878</id><published>2011-12-16T16:36:00.000+02:00</published><updated>2011-12-16T16:36:14.051+02:00</updated><title type='text'>9 ay..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zJZlPIqEpM4/TutVbUzLCmI/AAAAAAAAA0M/9LZGSXeuYEE/s1600/dis-teli_144259.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-zJZlPIqEpM4/TutVbUzLCmI/AAAAAAAAA0M/9LZGSXeuYEE/s200/dis-teli_144259.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Yarın 18.30'dan itibaren 9 ay boyunca sürecek olan bir diş tedavisine başlıyorum. Üst çenesi tellenmiş bir insan olarak yaşamaya karar vermem birden bire oldu. Bir kaç arkadaşım dişlerine tel taktırmış, ''nerde nasıl kaça'' diye muhabbet ederken, çok problemli olmayan ama yine de gülümsemelerimi kısıtlayan dişlerime tel taktırmaya karar verdim, bugün muayeneye gittim ve yarın için randevumu aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi aslında görüntü olarak da çok problemli değil ama&amp;nbsp;özellikle&amp;nbsp;zayıfladıkça &amp;nbsp;kötü durmaya başlıyor. Dümdüz olabilecekken varsın 9 ay çekeyim dedim. Tereddüt ettiğim nokta tedavi sürecinde çekeceğim sıkıntılar. Telli hâlimin nasıl olduğu hiç sorun değil benim için -ki çoğu kişiye yakıştırırım ben- dişlerim ağrıyacak, dudaklarım yara olacak, yeme içme problemi hasıl olacak ilk günler. Zaten şu ara epey kilo kaybettim, daha fazla kaybedersem ne hâle gelirim onu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şekilde kilomu sabit tutmaya çalışacağım artık. 55'e ulaşabilseydim iyiydi ama şu şartlar altında zor..&lt;br /&gt;Bakalım telli tûba'yı nasıl günler bekliyor? :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-526579919178054878?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/526579919178054878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=526579919178054878&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/526579919178054878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/526579919178054878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/9-ay.html' title='9 ay..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-zJZlPIqEpM4/TutVbUzLCmI/AAAAAAAAA0M/9LZGSXeuYEE/s72-c/dis-teli_144259.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8454775093620362146</id><published>2011-12-15T18:21:00.002+02:00</published><updated>2011-12-15T18:28:43.584+02:00</updated><title type='text'>Şarkı (Her Dem Sözüm Efsus İle Eyvah Olacakdır.)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-lsK6Ivw_Nng/TuoaZ_hVb7I/AAAAAAAAA0E/lBPgOGAZ18A/s1600/248726_147152532023953_111330135606193_311105_576877_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="316" src="http://1.bp.blogspot.com/-lsK6Ivw_Nng/TuoaZ_hVb7I/AAAAAAAAA0E/lBPgOGAZ18A/s320/248726_147152532023953_111330135606193_311105_576877_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Her dem sözüm efsus ile eyvah olacakdır;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Dünyada benim son nefesim âh olacakdır!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Derdimden eminim o da âgâh olacakdır,&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Dünyada benim son nefesim âh olacaktır&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;* *&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Pür girye olan gözlerimi bağlayacaksın,&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kurban edeceksin de beni ağlayacaksın!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Âhın ne demek olduğunu anlayacaksın:&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Dünyada benim son nefesim âh olacakdır!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;Epey bir zaman oldu bu şarkıyla tanışalı, facebooktaki sayfalardan birinde paylaşmışlardı. O zamanlar tam da şarkıda olduğu gibi âh ve gözyaşı ile dopdolu olduğum zamanlardı benim için, hâliyle vurulmuştum sözlerine. :) Geçti neyse ki o günler, insanın içindeki öfkenin yalnızca kendine zarar verdiğini fark edeli attım içimden o kötü hisleri. Şarkının Osmanlıca kısmını indirmişim bilgisayara, görünce paylaşayım dedim. Efendim &lt;a href="http://www.ttnetmuzik.com.tr/album/Gazeller_1___78_Devirli_Tas_Plak_Kayitlari/25893"&gt;şuradan&amp;nbsp;(no:14)&lt;/a&gt;&amp;nbsp;dinleyebilirsiniz bu güzel şarkıyı.. :)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;Efsus; Yazık! Ah! Eyvah! gibi bir teessür edatı.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;i&gt;Âgâh; Haberdar. Uyanık. Kalbi uyanık. Malumatlı. Basiretli. Vâkıf. Bilen.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;table align="center" class="s" style="background-color: white; border-collapse: collapse; position: relative; top: 100px; width: 1004px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr class="sa"&gt;&lt;td style="border-bottom-color: rgb(153, 153, 153); border-bottom-style: dotted; border-bottom-width: 1px; border-right-color: rgb(153, 153, 153); border-right-style: dotted; border-right-width: 1px; font-size: 14px; padding-bottom: 6px; padding-left: 4px; padding-right: 4px; padding-top: 6px;" width="70%"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8454775093620362146?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8454775093620362146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8454775093620362146&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8454775093620362146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8454775093620362146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/sark-her-dem-sozum-efsus-ile-eyvah.html' title='Şarkı (Her Dem Sözüm Efsus İle Eyvah Olacakdır.)'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-lsK6Ivw_Nng/TuoaZ_hVb7I/AAAAAAAAA0E/lBPgOGAZ18A/s72-c/248726_147152532023953_111330135606193_311105_576877_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7855378331404520515</id><published>2011-12-11T20:10:00.001+02:00</published><updated>2011-12-11T20:13:02.329+02:00</updated><title type='text'>Kalbini kırmak gibi olmasın ama, yalan söylediler sana..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/XpGFuMsTmp0/0.jpg"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/XpGFuMsTmp0&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/XpGFuMsTmp0&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sen küçük bir bebektin..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Neler neler öğrendin..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Çiçeksiz bahçemizde&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kurşunlarla dans ettin..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kalbini kırmak gibi olmasın ama,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Yalan söylediler sana..!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7855378331404520515?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7855378331404520515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7855378331404520515&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7855378331404520515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7855378331404520515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/kalbini-krmak-gibi-olmasn-ama-yalan.html' title='Kalbini kırmak gibi olmasın ama, yalan söylediler sana..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8627423805877776975</id><published>2011-12-11T01:58:00.002+02:00</published><updated>2011-12-11T02:21:53.901+02:00</updated><title type='text'>Ne için bekliyorsunuz?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HVVueHVshG4/TuPxnwzGpPI/AAAAAAAAAz8/YVOIxhwsBEM/s1600/Foto%25C4%259Fraf095.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-HVVueHVshG4/TuPxnwzGpPI/AAAAAAAAAz8/YVOIxhwsBEM/s320/Foto%25C4%259Fraf095.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Sırtınızda yük, kilolarca.. Sıra sıra dizilmiş neyi bekliyorsunuz? Ben biliyorum o yüklendiğiniz kitapları, hepsi yalancı. Hepsi size belli şekilde düşünmenizi, sorunlara belirli şekillerde yaklaşmanızı, belirlenmiş çözüm yollarına başvurmanızı öğretiyor. Tüm farklarınızı tüketiyor. Sizi yok ediyor kısaca. Sırtınızdaki yükten çok daha ağırı beyninize, dağarcığınıza yükleniyor emin olun.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onlardan kurtulmaya çalıştığınızda geç kalmış olabiliyorsunuz. Zor. Nasip olur da bir gün çocuk sahibi olursam &amp;nbsp;nasıl kıyıp da okula yollarım diye düşünüyorum bazen ciddi ciddi. Git gide anarşiye sürükleniyormuşum hissine kapılıyorum sonra da.. Şeytan diyor anarşit ol gitsin.. :) Lâkin şeytanın güzel bir şey öğütlediği nerede görülmüş? Vardır aklında bir hinlik de du bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yıllardır aldığım, hattâ hâli hazırda almakta olduğum eğitimin bana bir şeyler katmak şöyle dursun benden çok şeyler götürdüğünü fark ederek hiç sapmadan devam etmek, etmeye mecbur olmak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Minibüs beklediğim durak bu okulun önünde. Onlara baktıkça o yıllarda ne kadar yorulduğum geliyor aklıma. O sırt çantası ve içindekilerin haricinde bir de başta aileniz olmak üzere yakınlarınızın umutları yükleniyor küçük omuzlarınıza. Hattâ ana rahmine düştüğünüzde diyerek sizle ilgili planların başlama tarihini de net bir şekilde verebilirim. Gerçi benim kaygılarım şimdiden başladığına göre, buna bile gerek yok. Bu bir suçlama ya da sitem değil kesinlikle. Kanun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sınavların belirlediği bir geleceğe ne kadar sıkı tutunabilirsin ki.. Üstelik sadece sınavlar da değil büyük abiler, dayılar amcalar var işin içinde. ''Angarada dayın yoktur. Mamudooo gurban niye doğdun?'' diyor ya şarkı. Özellikle açıp dinlemezsiniz. Epey oluyor, radyoda denk geldim ve dinledim, dikkatlice dinledim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne kadar haklı değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurban gelir payın yoktur&lt;br /&gt;Haftan yoktur ayın yoktur&lt;br /&gt;Angarada dayın yoktur&lt;br /&gt;Mamudoo gurban niye doğdun?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Söyle yavrum niye doğdun?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8627423805877776975?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8627423805877776975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8627423805877776975&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8627423805877776975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8627423805877776975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/ne-icin-bekliyorsunuz.html' title='Ne için bekliyorsunuz?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HVVueHVshG4/TuPxnwzGpPI/AAAAAAAAAz8/YVOIxhwsBEM/s72-c/Foto%25C4%259Fraf095.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-75358983296499444</id><published>2011-12-09T18:34:00.004+02:00</published><updated>2011-12-09T18:43:38.209+02:00</updated><title type='text'>Velcro bant, nâm-ı diğer; cırt cırt..</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Lap-top'un şarj kablosunda bulunan cırt cırt bantla oynarken çok daha evvel keşfettiğim minik kancalardan Hamide'ye de bahsetmemle başlıyor cırt cırt bantın icadının öyküsüyle tanışmam. Ona, bak fark ettin mi diyorum; çok minik kancalar diğer yüzeydeki liflere yapışıyor, çok kuvvetli bir yapıştırıcı halini alıyor. Tabii ben bunu bir tek ben biliyorumuşum, ben keşfetmişim edasıyla anlatıyorum o ayrı. Meğer bizim kız da biliyormuş. :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KmRtE1atdoM/TuI3-BbnkcI/AAAAAAAAAzw/IyLtUiYdQFk/s1600/indir+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-KmRtE1atdoM/TuI3-BbnkcI/AAAAAAAAAzw/IyLtUiYdQFk/s1600/indir+%25281%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bir müddet inceledikten sonra cırt cırt bantı, icad ediliş öyküsünün bende hayranlık uyandıracağından neredeyse emin olarak araştırıyorum. Evet tahminim doğru çıkıyor. ''George De Mestral'&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;ın kıyafetlerine ve köpeğinin tüylerine yapışan pıtrak tohumlarından esinlenerek, iki madd&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;eyi çift taraflı olarak basit bir şekilde birbirine bağlamanın olanaklı olduğunu keşfedip icat ettiği şey.'' olduğunu öğreniyorum. Hattâ ekşi'de ''mühendisliğin geldiği son nokta'' diye bir &amp;nbsp;entry okudum çok güldüm. :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-e7i9vp7whdc/TuI39hIcDoI/AAAAAAAAAzs/ihFv1HFVHfA/s1600/images+%25282%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" src="http://1.bp.blogspot.com/-e7i9vp7whdc/TuI39hIcDoI/AAAAAAAAAzs/ihFv1HFVHfA/s200/images+%25282%2529.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kısacası kâinat bir kitap ve ben onu okuyabilip insanlığa faydalı olacak icatlar meydana getiren mucitlere hayranlık besliyorum. İnsan, ''kâinat kim bilir neler neler gizliyor, henüz keşfedilmemiş ''diye düşünmekten alamıyor kendini özetle sevgili kâri..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kısa hikâyemiz de şöyle;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;iframe frameborder="0" height="240" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xf7ls2" width="320"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-75358983296499444?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/75358983296499444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=75358983296499444&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/75358983296499444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/75358983296499444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/velcro-bant-nam-diger-crt-crt.html' title='Velcro bant, nâm-ı diğer; cırt cırt..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-KmRtE1atdoM/TuI3-BbnkcI/AAAAAAAAAzw/IyLtUiYdQFk/s72-c/indir+%25281%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6676406019798510540</id><published>2011-12-08T19:05:00.002+02:00</published><updated>2011-12-08T19:32:22.839+02:00</updated><title type='text'>Aşuresiz Muharrem-Vedalaştığım Sunumlar</title><content type='html'>Aşure günü geçti. Geçen sene yurtta aşure çıkmıştı bu sene hiç esamesi okunmuyor. Aşure hastası bir insan olarak bu duruma üzüldüm tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muharrem ayının 10. günü olan Aşure Günü (ki aşure de 10 demektir Arapçada Aşera'dan..) önemli olayların cereyan ettiği bir gün, ayrıntıya girmeyeceğim şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl yazma nedenim, anlat anlat bitiremediğim sunumlar. Baudrillard'ı da Tek Parti'yi de sundum. İkisi de güzel neticelendi. Sınıftan da hocamdan da olumlu intibalar aldım. Çok emek verdiğim için, kendime, daha doğrusu hazırladığım sunuma olan güvenim tamdı. Her anlamda, her alanda gönül rahatlığıyla kopyala-yapıştır yapılabilen bir çağdayız. Her türlü bilgiye ulaşmak çok kolay. Klişe olacak ama bir tık ötede her şey.. Önemli olan, doğu bilgileri seçebilmek, analiz edebilmek, yorumlayabilmek. Emek vermek. Kusursuz değildim evet ama çabaladım, tüm o saydığım yöntemlerden özellikle kaçındım. Aşama aşama, her yönüyle süzgeçten geçirerek hazırladım ödevlerimi. &amp;nbsp;Hattâ aç kaldım, uykusuz kaldım diye ajite etmekten de geri durmayayım bu durumu. :) &amp;nbsp;Değdi mi değdi özetle. Bir de&amp;nbsp;&amp;nbsp;Osmanlıca öğrenme konusundaki gayretimi, ilgimi, duyduğum gereksinimi ''ne alaka?'' diye karşılayan arkadaşlar, &amp;nbsp;Cumhuriyet Halk Fırkası'nın 1927 tarihli Nizamnâmesi'nin kapağınındaki açıklamayı okurken ne alaka olduğunu anladılar. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müthiş bir huzur duygusu, rahatlama. Kollarını açmış beni beklemekte olan uykum, vedalaştığım kâbuslarım, kavuşmak için gün saydığım tatlı rüyalarım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir süre de olsa nefes alabileceğim için çok mutluyum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6676406019798510540?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6676406019798510540/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6676406019798510540&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6676406019798510540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6676406019798510540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/asuresiz-muharrem-vedalastgm-sunumlar.html' title='Aşuresiz Muharrem-Vedalaştığım Sunumlar'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7930435980995864166</id><published>2011-12-04T21:22:00.007+02:00</published><updated>2011-12-07T17:20:14.539+02:00</updated><title type='text'>Bisiklet turu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HH0NxnOnH7c/Tt-EAujoRwI/AAAAAAAAAzk/jPVStghyOsg/s1600/Foto%25C4%259Fraf115.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-HH0NxnOnH7c/Tt-EAujoRwI/AAAAAAAAAzk/jPVStghyOsg/s320/Foto%25C4%259Fraf115.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün şahaneydi..!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Erken kalktım, kahvaltımı yaptım ve arkadaşım Adem'in aramasını bekledim dün akşamki konuşmamızdan mütevellid. Pazar günü için güzel bir bisiklet turuna var mısın demişti (olmaz mıyım hiç?), çok daha öncesinden düz ayak olduğu için zorlayıcı bir tur olmasın diye önerdiğim Çokkozlar köyüne.. Akşam da, ben sabah ararım seni çıkarız demişti. Biraz geç aradı ama olsun, yine de gayet güzeldi tur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Saat 14.00 gibi başladık hazırlanmaya, Adem Bim'den biraz erzak (abur-cubur:) aldı, aldıklarını (başta erzak sorumlumuz Nevzat olmak üzere:) hepimiz yüklendik çantalarımıza. Ben de yanıma bir arkadaşımızın İzmir'den getirdiği organik mandalinalardan aldım. :) &amp;nbsp;Ve düştük yola.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uşak'ın tehlikeli caddelerini saymazsak, benim Çokkozlar yolu ve içerilerine doğru ilerlediğimiz köy şahane oldu. Yoruldum ama değdi. Yorgunluğum da nefes alamama probleminden kaynaklanıyor, yoksa pedal çevirmek çok yormadı, bir kaç kere dinlenme ihtiyacı hissettim sadece. :) Benim arkadaşlar için çerezdi tabii parkurumuz. Aramızda uzun zamandır bisiklet kullanan, profesyonel anlamda da bilgili olan arkadaşımız Nevzat bir tepe buldu yolun sonunda ve oradan bir adrenalin inişi yaptı ki aman Allah'ım..! Oldukça dik ve taşlı bi rampadan takır tukur indi gözümüzün önünde..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra gerisin geri geldik aynı yolu, dönüş de güzeldi. Bizim yurda yaklaşırken hafif tırmanıyoruz ben tıkandım ama güya çaktırmıyorum. :) Nevzat da fark etmiş olsa gerek bitiverdi yanımda, çantamdan ittirmeye başlamasın mı beni..! Epey bir ilerledik o şekilde, çok güldüm tabii ben. Şimdi faydası olmadı desem yalan olur. Pedal çevirmeyi bıraktım yahu..! :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son durak (benim için) yurt. Bisikleti de yine Nevzat'a devrettim. Nevzat'ın kendinde bi bisiklet, elinde bi bisiklet gitti, yazık. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;O kadar pedal çevirmeden sonra biraz yalpalaya yalpalaya girdim sanırım yurda. Onu da çaktırmadığımı sanıyorum ama umarım öyledir &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-eRNh83AYL-4/TtvFvEnF5SI/AAAAAAAAAzM/tnWn0iKudx0/s1600/Foto%25C4%259Fraf113.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-eRNh83AYL-4/TtvFvEnF5SI/AAAAAAAAAzM/tnWn0iKudx0/s200/Foto%25C4%259Fraf113.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Benden iki dönem küçük sınıf arkadaşım Nevzat (sırt çantalı) ve Adem'in ev arkadaşı Ahmet. (Gerçi onların üçü ev arkadaşı:)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mCma0vHXr74/TtvFxNn-ZeI/AAAAAAAAAzU/Objel2dxbdM/s1600/Foto%25C4%259Fraf119.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-mCma0vHXr74/TtvFxNn-ZeI/AAAAAAAAAzU/Objel2dxbdM/s200/Foto%25C4%259Fraf119.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Telefonu Nevzat'a devrettik bu kez Adem karede. :) Arkamıza aldığımız manzarayı çok sevdik ve durduk. güneş batmakta iken.. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rHa6vqoVPZo/TtvFyDlctiI/AAAAAAAAAzc/p_vRrrzYFgU/s1600/Foto%25C4%259Fraf121.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-rHa6vqoVPZo/TtvFyDlctiI/AAAAAAAAAzc/p_vRrrzYFgU/s200/Foto%25C4%259Fraf121.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ve Nevzat'ın adrenalin tepesi.. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada söylemeden geçmeyeyim, Entelköy Efeköy'e Karşı filmine gittim iki gün önce. Bir ara gülmekten (kahkahalardan) Hamide'nin omzuna gömüldüğümü hatırlıyorum. Hiç tereddüt etmeden&lt;a href="http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/693524-bu-filme-gideriz-gari"&gt; bu filme gidin gaari&lt;/a&gt; derim..!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7930435980995864166?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7930435980995864166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7930435980995864166&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7930435980995864166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7930435980995864166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/bisiklet-turu.html' title='Bisiklet turu'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HH0NxnOnH7c/Tt-EAujoRwI/AAAAAAAAAzk/jPVStghyOsg/s72-c/Foto%25C4%259Fraf115.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1370485245840977124</id><published>2011-12-02T01:36:00.000+02:00</published><updated>2011-12-02T01:36:20.115+02:00</updated><title type='text'>Jean Baudrillard..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QUCK6I_BdKE/TtgOv0ZUBGI/AAAAAAAAAzE/D0ORzk71uzM/s1600/Foto%25C4%259Fraf103.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-QUCK6I_BdKE/TtgOv0ZUBGI/AAAAAAAAAzE/D0ORzk71uzM/s320/Foto%25C4%259Fraf103.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;İşte Baudrillard amcamız bu.. Ben ona kısaca Bodri amca diyorum. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bodri amca duruşu da bana pek bi yakıştı sanki? :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1370485245840977124?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1370485245840977124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1370485245840977124&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1370485245840977124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1370485245840977124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/jean-baudrillard.html' title='Jean Baudrillard..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-QUCK6I_BdKE/TtgOv0ZUBGI/AAAAAAAAAzE/D0ORzk71uzM/s72-c/Foto%25C4%259Fraf103.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7865371218251694443</id><published>2011-12-01T17:57:00.001+02:00</published><updated>2011-12-01T20:46:00.334+02:00</updated><title type='text'>Hevesler çöpe giderse..</title><content type='html'>Güne çok güzel başlamıştım. Erkenden derse gidip o ders bittikten sonra da diğer dersi beklemek üzere sınıfa gittik arkadaşımla. Baudrillard'ın kitapları da yanımızda, okuruz kaba taslak bir şeyler belirmeye başlar diye de kitaplarımızı yanımızda götürdük. Bu arada eğlenceli bir kaç foto çektik, böyle güzel güzel devam ederken günüm o beklediğimiz derste tüm şevkimi hevesimi yerle bir eden bir olay yaşadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de yazmıştım ne kadar stresli olduğumu. 12 adet dersim ve hemen ardından başlayacak olan ödevlerimin beni nasıl kaygılandırdığını. Bunun sorumlusu hiç kimse değil evet bizzat benim ama neticede yoğun bir dönem ve sıkılma bunalma ve şikayet etme hakkına sahibim her ne kadar bu işi başıma kendim sarmış olsam da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim günün olayına. 1923-1946 Tek Parti Dönemini sunum olarak hazırlayacağımı yazmıştım. Bu konu biraz ihtiyarımın dışında kaldı bana ama olsun dedim. Neticede araştırmayı seven biriyim, fark etmez. Yalnız konu çetin biraz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mâlum, bu dönemin iki zıt biçimde açıklanmasına alışığız. Bir uçta Mustafa Kemal'in cumhuriyet'i yılarca bir ''milli sır'' gibi sakladıktan sonra ''bize armağan ettiği'' destanı yer alır, diğer uçta Cumhuriyet'in tamamen ''tepeden inme'' bir dayatma olduğunun anlatılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu iki açıklama tarzından da kaçınmak için bu konuda uzman olan tüm hocalarıma danıştım, kitap tavsiyeleri aldım. Arşivci arkadaşlarımdan rica ettim o döneme ait gazete haberleri yolladılar bana, karikatürlerine varana kadar. Hepsi de Osmanlıca. Yine günlerdir onları taramakla meşgulüm. Millet sunumdan geçtim günümüz gazetelerini bile tarama konusunda hocanın başının etini yemişken ben tutmuş Osmanlıcaları tarıyorum düşünün. O dönemde kaleme alınmış tüm hatırâtları inceliyorum. Taslağımı hazırlıyorum ve her bir başıkla ilgili, belge ve karikatür ekliyorum, görsel ögelerle dönemin sanatsal yorumlarıyla desteklemek için. Ödevimi önemsiyorum çünkü. Enine boyuna ele alıyorum. Sırf objektif olabilmek, ele aldığım konuyu ''ham veriler''le sunabilmek adına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak olarak en az dört kitap dediği için ve benim bu döneme dair alacağım kitapların bir tanesi 25 liradan başladığı için bunların hepsini edinebilmem zorlayıcı olacak benim için. Kütüphanede desen, benim ele alış yöntemime uyacak tek bir kaynak yok. En önemlisi Mete Tunçay yok mesela.. Sonra hoca vizelerden hemen sonraki hafta başlatmayacağım dediği hâlde sınıfta 1 Aralık diye duyurmuş benim anlatacağım tarihi. Dolayısıyla istediğim gibi hazırlanamayacağım kaygısıyla ve hocanın samimiyetine binaen bir mail yazmıştım ona demiştim ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Merhaba hocam,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Türk Siyasal Hayatı dersi sunum ödevim için rahatsız ediyorum sizi.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Tek parti dönemini anlatacağım ve ilk ben anlatacağım. Lâkin vizeden hemen sonraki hafta anlatım olmayacak demiştiniz ama benim anlatacağım tarih 1 Aralık.&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;12 adet vize sınavımın ardından üstelik de kaynak sıkıntısı çekerken bu şartlar altında istediğim gibi hazırlanmam zor olacak. Yine de tarihi değiştirme imkânımız yoksa elimden geleni yapacağım elbette ama ödeve hazırlık sürecinde de sizi bilgilendirmek istedim. :)&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Selâmlar,&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;Saygılar &lt;/span&gt;&amp;nbsp;''&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222; font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Hoca bu mailime cevap vermiş, tarihin yanlış olduğunu 8 Aralıkta başlayacağımı yazmış ama gelmedi bana. Bir başka dersimin çıkışı hazırladığım taslağı gösterdim 1920'li yılların neredeyse tamamını çıkardı süre yetmeyecek diye. Asıl önemli olan dönemi Mete Tunçay'ın tamı tamına 519 sayfada anlattığı dönemi atalım dedi. Hadi neyse ona tamam, ya bugün?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sınıfa geldi önce bi durum değerlendirmesi yaptı. Benim sınavlarla aram iyi değil zaten sadece bu derse değil hemen hepsine has bir durum. Dinledim öyle. Notuma itiraz edecek bir hâlim yoktu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sonra ödevler sunumlar konusuna değindi. Ben öyle mükemmel ödevler beklemiyorum dedi, kısaca anlatacaksınız zaten alıştırma niteliğinde bu dedi. Bir de; '' bana kaynak sıkıntısı çekiyorum diyenler oluyor, ben beş hafta önce vermişim ödevi, kaynak fazlalığı var de ama sıkıntı deme bana ne demek bu'' diye bi çıkış yaptı..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Öylesine içerledim ki bu duruma.. Ben ne yaptım da o maili yazdım dedim. Ödevimi ne kadar önemsediğimi, günlerdir nasıl mide sancıları çektiğimi, dediğim gibi o dönemin gazeteleri, hatırâtları vs. belgelerini de göz önüne alarak ortaya görsel anlamda da öğretici olmasına özen gösterdiğim bir ödev koymak istediğim için bu muameleye maruz kalmış olmak.. İçimdeki tüm hevesi, şevki heyecanı aldı götürdü.. Yahu normalde spor giyiniyorum sunum günü klasik giyineyim'e varana kadar ciddiye aldım ödevimi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ama gel gelelim..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Şu okulda çalışmalarımı ''olumlu veya olumsuz'' fark etmeksizin ama ''beni rencide etmeden'' eleştiren, benden desteklerini esirgemeyen, yeni alanlara teşvik eden hocalarım olmasa.. Nasıl katlanırdım bu ''sözüm ona'' akademik eğitim anlayışına hiç bilemiyorum..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu videoyu da bugüne armağan ediyorum;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/0_Whp1kWZ8Y/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/0_Whp1kWZ8Y&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/0_Whp1kWZ8Y&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: rgba(255, 255, 255, 0.917969); color: #222222;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7865371218251694443?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7865371218251694443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7865371218251694443&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7865371218251694443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7865371218251694443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/12/hevesler-cope-giderse.html' title='Hevesler çöpe giderse..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5769672214135225854</id><published>2011-11-26T16:01:00.002+02:00</published><updated>2011-11-26T18:10:03.619+02:00</updated><title type='text'>Bitti..</title><content type='html'>Bitti. Artık hazırlanacak, çalışacak mecalim kalmadığı için, öylesine girdiğim sınav son anda arkadaşımdan aldığım ve 15 dk. göz atabildiğim notlar sayesinde iyi geçti. O derse girmem hiç bir anlam ifade etmiyor, hoca ciddi anlamda aktarma problemi çekiyor çünkü. Ben de ezber yapamıyorum. Sorular da o son anlarda baktığım yerlerden gelmesin mi? Zaten hafızamda kalma süreleri çok kısıtlıydı, beynimde gerilere bir yerlere atılmadan hemen yazdım aklımda ne varsa. Çok kötü geçecekti, fena geçmedi. Bu da bir şeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavdan sonra halk pazarına gittim. Cumartesi pazarı. :) Pazarda dolaşmak keyfimi yerine getiriyor. Bol turunculu yeşilli bir alışveriş oldu benimki. Önce roka ve brokoli aldım. Sonra da bir teyzeden mandalina aldım. Teyzeye yarım kilo deyince yetecek mi o kadar dedi. Ben de öğrenciyim dedim, o da öğrenci olduğumu duyunca portakal da attı poşete. Biraz daha dolandım, giysilere baktım. Miniklerin giyim sektörü nasıl bu kadar hızlı takip ediyor miniklerin trendini hayret ettim vallahi. Daha düne kadar Caillou'lu giysi, bardak, çorap, çanta vs. geçilmiyordu. Bugün baktım Pepee'ye dönüşmüş hepsi.. Neyse ki Pepee daha bizden. Arada izliyorum da bestelediği şarkılara denk gelip de insanın diline dolanmaması imkânsız. Epey oluyor, tüm günü ''kakamız tuvalette, çişimiz tuvalette artık hiç yapmıycaz altımızdaki bezeee'' diye mırıldanarak geçirdim. Pepee'nin kardeşi Bebe'ye doğumgününde yazdığı şarkı. :)) Geçen gün de ''Pepee çok üzgün'' diye bir şarkı çıkmış, rekor kırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailede o kadar çok minik var ki, yakın bir zamanda gözlemlerime yer vermeliyim kesinlikle burada. Her yaş grubundan var. İyi malzeme oluyorlar bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlük bu kadar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5769672214135225854?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5769672214135225854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5769672214135225854&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5769672214135225854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5769672214135225854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/bitti.html' title='Bitti..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-9209688926369919813</id><published>2011-11-25T23:27:00.001+02:00</published><updated>2011-11-25T23:36:56.190+02:00</updated><title type='text'>kısa kısa..</title><content type='html'>Çok önemli gelişmeler var hayatımda. Yani yakın çevremle ilgili, buraya da not düşmek istedim. Neticede günlük yazıyoruz değil mi?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bundan yıllaaar yıllar önce ben 9 yaşındayken en küçük amcamın bir kızı oldu. Kübra. Adını benimkine uydurduk ve ailecek büyük bir bağ ile bağlandık ona. Ailemizin mucize bebeği idi. Annesinin doğum esnasında aslında küçüklüğünden gelen bir rahatsızlığının olduğunu ve iki böbreğinin de bitmiş olduğunu öğrendik. Bu durumda hamilelik yasaktı ama yengem sonuna gelmişti bile.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İkisini de kaybedebiliriz dua edin hiç değilse anneyi kurtaralım dedi doktorlar. Bu bebek öldürecek annesini yahu dediler. Ölmeliydi çünkü o şartlar altında ama beklenilen olmadı. Prematüre doğdu bebeğimiz tutundu hayata. Anne de kurtuldu Kübramız da..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yengem çok gençti ve gençliğinin verdiği dirençle çabuk atlattı o günleri. O gün bu gündür haftada üç gün diyalize giriyordu. Hattâ bir gün diyalizdeyken yanına gitmiştim. Bir makinaya bağlısınız. Aldığınız tüm sıvılar kana karışmış, idrara çıkma ve düzenli regl olaylarınız tarihe karışmış. Bu işlemi bu makina yapıyor. Bir kanaldan çıkan kan temizlenerek diğer bir kanaldan giriyor. Makinayı görünce bunun miniğini yapsalar ya diye düşünmüştüm. Böbreğin yerine mekanik bi böbrek..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biricik kuzenim Kübram bu sene liseye başladı. ailemizin en bilinçli ve akıllı küçük üyelerinden bence. Benim spora yeteneğim ilgim var dedi -ki Futbol ve Basketbol alalarında lisansı var. Yapamam ben normal lisede dedi, Güzesanatlar ve Spor Lisesine kaydoldu Sinop'ta. Her şeyi göz aldı ben yapacağım dedi ve gitti aslanım benim. :)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yıllaaar geçti.. Yengem bu geçtiğimiz pazartesi böbrek nakli oldu, dayısının böbreği tutuyormuş. Amcamı aradım, bundan daha iyi olamazdık dedi. Canım amcam benim, nasıl seviyorum yengemle amcamı, nasıl bir aşktı onlarınki.. Asla ve kat'a darbe almadı sevgileri daha da kenetlendiler zor günlerde bi tanecik kızlarıyla hayata.. Sonu da mutlu oldu işte.. İnşallah tamama erecek.. Kübra kocaman bir genç kız oldu benim boyumda maşallah.. :) Ben yaşlandım, kaç küçük geçti benim ellerimden yahu ciddi ciddi yaşlandım..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir de asker uğurlama merasimi var bu akşam bizim mahallede. Kuzenim gidiyor. Ahmet. Isparta çok soğuk sen nanayı yidin diye korkutmuşlar çocuğu. Kardeşim, morali çok bozuktu dedi. Ben de güldür bari, düzeltmeye çalış dedim ama o da nereye kadar bir yerden sonra gerçekler başlıyor dedi. Haklı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şubatta da kardeşim gidecek. Ailemizin akıllı, mantıklı üyelerinin başını çekiyor. Bizim ablalı kardeşli ikimizin de bu okullarla bi garezimiz var. Ben okulu bitireceğim diye heba ediyorum kendimi. Kardeşim hiç gitmemeyi tercih etti. Olaylara benden çok çok daha mantıklı bakıyor ve çok daha net analizler yapabiliyor akademik eğitim almış insanlara göre. Muazzam bir tarih bilgisi var ve de ilgili. Yönlendirmeye çok çalıştım bir sene çalış sonra gir bi Tarih Bölümüne senin üstüne kimseyi tanımam diye, yok. Kararını vermiş. Okula gitmediği için çeşitli iş kollarında çalıştı. Babam hayatın gerçekleri o zaman al sana dedi. :)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kardeşimin askerlik mevzuu annemle içimize oturmuş durumda. Bir de barfiksti dambıldı derken bizimkinin kaslar aldı başını gitti. Şınavlar mekikler o biçim.. Korkuyoruz..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haberler bunlar. Son bir tane sınavım kaldı, yarın. Sınav stresi sırasını savdı sıra ödevlerde. Yazık, bize hiç streslenmedin diye boyunları büküldü kaç haftadır. Önümüzdeki hafta da onun telaşıyla geçecek..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra rahatım ohh(!)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-9209688926369919813?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/9209688926369919813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=9209688926369919813&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9209688926369919813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9209688926369919813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/ksa-ksa.html' title='kısa kısa..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4232867455064650810</id><published>2011-11-24T17:25:00.003+02:00</published><updated>2011-11-24T23:14:47.931+02:00</updated><title type='text'>Yuvarlanan Yumurta ve Şahika*</title><content type='html'>Bugün..&lt;br /&gt;Tüm hafta boyunca olduğu gibi sınavıma girdim, bildiklerimi aktardım kağıdıma teslim ettim çıktım ve yurda.. Yurda gelirim hep ama bu kez merkeze indik arkadaşlarımla, Baudrillard'ın kitaplarının gelip gelmediğini öğrenmek için. Henüz gelmemiş, yolda imiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav çıkışı kendimi yurda atmalarım'lar, kahvaltı yapmamış çok acıkmış uykusunu da alamamış çok uykusuz bir şekilde olur ve genelde uykuyu tercih ederek sonuçlanır. Bu uyku ve açlık arasında yaptığım tercihler yüzünden bir gün uyanamayacağımı düşünüyorum hattâ.. :) Ama o uyku da nasıl tatlı bir uykudur Yâ Rabb, nasıl bırakırsın gelince nasıl yol verirsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim, kitapların gelmediğini öğrenince oradan ilk durağa gittim bizim yurdun önünden geçen Karakıran minibüsüne bindim ve dooğruca yurt. Yine uykum var karnım da aç.. Ama okuldan doğruca gelmediğim için uykum dağılmış azıcık, dedim bu kez gariban, aç karnımı doyurayım, yazık. Onun çektiği çileyi hiçbir organıma çektirmiyorum bunu farkettim. Ödüllendireyim dedim cefakâr iç organımı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Nazmiş yanımda bilgisayarda kayıt yapıyordu, Tûba ablasını anlatıyordu utandığı için beni yolladı odadan. :) Ben de bu süre içinde yemeğimi yapmaya mutfağa gideyim bari dedim. Annem kavurma koymuştu, onu dondurmuştuk. Yumurtayla pişirip yiyoruz Hamide'yle, onu yapacağım yine alt tarafı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıkla alakalı olan kısım şöyle cereyan ediyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolabı açıyorum bir adet yumurta ve kavurmanın bulunduğu kabı alıyorum. Mutfağa gidiyorum. Kavurmayı ve yumurtayı masaya koyup arkamı dönüyorum. Bi bakıyorum bizim bulaşıklar sınav haftası muhalefeti sebebiyle biraz aksamış, yemeğimi yapacağım tava temiz değil. Ama ben bu kadar heveslenmişken ve aşırı üşengeç bir insanken o görüntü yüzünden bütün hevesimi ve iştahımı uğurlamak durumunda kalıyorum. Tüm bu görüntü ve düşünceler esnasında bir de ses ilişiyor kulağıma.. Şöyle bi yuvarlanma sesi.. Epey de dinliyorum..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-S8atrlra8K8/Ts5hmAl2DWI/AAAAAAAAAy8/242f241vB4c/s1600/images+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="167" src="http://4.bp.blogspot.com/-S8atrlra8K8/Ts5hmAl2DWI/AAAAAAAAAy8/242f241vB4c/s200/images+%25281%2529.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Arkamı dönmemle benim yumurtanın havalanış ve irtifa kaybetmekte oluşuyla karşı karşıya kalıyorum. Masadan sandalyeye düşüyor. ''Hayır, hayır!'' çığlıkları eşliğinde ve gözlerimi şu yandaki yumurta gibi pörtleterek izliyorum. Her hangi bir hareketlilik yok izliyorum. Yumurta sandalyeden de yol almaya başlayınca dank! ediyor.. O çığlıklar eşliğinde yere kapanıp yumurtayı sağ salim kurtarıyorum. Yumurta ve kavurma aynen soğuk yuvalarına geri.. Midemin boynu yine bükük.. Balık krakerle oyalıyorum garibanı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bu olayın canlandırma boyutu var ki o daha fena. Çığlıklarımla mutfağa gelen bir arkadaş o halime yeterince gülmüştü. Odada Hamide ve Nazmiş'e anlatırken tam böyle arkamı dönüp yumurtanın yuvarlandığı ve yere kapandığım sahneyi canlandırırken altımdaki kilim sen kay..! Hoop Şahika yerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâsılı; bugün güzeldi.&lt;br /&gt;Nazmiş'le Hamide çok güldü bana. Ben de öyle. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;Ya da tam tersi; yuvarlanan Şahika ve yumurta.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4232867455064650810?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4232867455064650810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4232867455064650810&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4232867455064650810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4232867455064650810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/yuvarlanan-yumurta-ve-sahika.html' title='Yuvarlanan Yumurta ve Şahika*'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-S8atrlra8K8/Ts5hmAl2DWI/AAAAAAAAAy8/242f241vB4c/s72-c/images+%25281%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8095300364449246156</id><published>2011-11-20T14:45:00.001+02:00</published><updated>2011-11-20T14:47:27.881+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşbaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşamak'/><title type='text'>Direnmektir yaşamak!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://3.gvt0.com/vi/9aH794_0Q38/0.jpg"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9aH794_0Q38&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/9aH794_0Q38&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu grubun bir çok şarkısı var böyle güzel..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8095300364449246156?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8095300364449246156/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8095300364449246156&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8095300364449246156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8095300364449246156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/direnmektir-yasamak.html' title='Direnmektir yaşamak!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6419229076531915006</id><published>2011-11-20T12:49:00.000+02:00</published><updated>2011-11-20T12:49:10.935+02:00</updated><title type='text'>Bu Yusuf'un Zindandan Seslenişidir</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-JAqlcecrglE/TsjaZc0jzRI/AAAAAAAAAy0/ytPV3F4W03Y/s1600/indir.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-JAqlcecrglE/TsjaZc0jzRI/AAAAAAAAAy0/ytPV3F4W03Y/s1600/indir.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Eğilin önümde çağdaş güneşler!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kenanlı yıldızlar varın secdeye!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Issız çöllerde, derin kör kuyularda&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ben görürüm camgöbeği düşleri&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ve ben yorarım sırma şafaklarda,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bulanık, korkulu düşlerinizi&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Tebessümlerimi yollarım vakur kervanlarla&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Küfür karanlığı gecelerinize,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sonra düşüncelerinizi yeşertirim&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;İnce belli üç attır Tih sahrasında;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Güzelliğim, sabrım ve yalnızlığım&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Çılgınca yarışırlar kader güzergahımda;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nalları değer kader çizgilerinize&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bilemiyorum, bensiz nasıl olursunuz?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Cibril nefesli rüzgarlarda perdelenir gözleriniz,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Körpe bir ceylan gibi kaçıp gider güzellik,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ateş yağar avuçlarınıza bir yerden,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nil söndüremez içinizdeki yangınları,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ağulu bir yılan ölüsü gibi yatar durur öyle&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Mu’cizelere gebe Kızıl Deniz&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Dinleyin hele dinleyin çağdaş kadınlar!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gamzesiz, zülüfsüz, yorgun kadınlar!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Mor mor halkalarda tutsak kadınlar!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Birer bıçak vermedi mi ellerinize Züleyha?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Çizdirmedi mi güzelliği avuçlarınıza?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Züleyha dedim ya biraz durmalısınız;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Lacivert çöl gecelerinden bir parçadır o,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gözbebeklerinde dinlenir bereketli Nil&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nasıl anlatsam size Züleyha'yı;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gözleri bir vaha gibi yeşil&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ve gidin!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Nereye giderseniz gidin!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kuyular her yerde derin!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;İster Kenan illerinde, ister Mısır’da,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Zindanlar karanlık, mahzenler serin&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Hapsederim gençliğimi damarlarıma,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kaç kere yaşanmış bir cenge girerim;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Unuturum sizi çağdaş kadınlar!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sarılırım sımsıkı soğuk demirlere,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kıtlıktan, bereketten haber veririm&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ben yorarım düşlerinizi böyle bilin!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;“Ümmü’l Kitab” üstüne yemin ederim;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bir gün beni çağıracaksınız&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Yediye ve katlarına yemin olsun ki;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bana muhtaçsınız!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bana muhtaçsınız!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bana muhtaçsınız!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Dilaver Cebeci&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bizi bu şahane şiirle tanıştıran arkadaşımız &lt;a href="http://acikmavi.blogspot.com/"&gt;Hüseyin'e&lt;/a&gt; teşekkürü borç biliriz..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6419229076531915006?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6419229076531915006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6419229076531915006&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6419229076531915006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6419229076531915006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/bu-yusufun-zindandan-seslenisidir.html' title='Bu Yusuf&apos;un Zindandan Seslenişidir'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-JAqlcecrglE/TsjaZc0jzRI/AAAAAAAAAy0/ytPV3F4W03Y/s72-c/indir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7054097150707389613</id><published>2011-11-17T17:23:00.000+02:00</published><updated>2011-11-17T17:23:01.030+02:00</updated><title type='text'>Beş yıl sonra bu yazıyı tebessümle okuyor olacağım, ne güzel..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZI9AtzKv5Tw/TsUmi21jJTI/AAAAAAAAAys/Qd1UKIIZnfo/s1600/images+%25283%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZI9AtzKv5Tw/TsUmi21jJTI/AAAAAAAAAys/Qd1UKIIZnfo/s1600/images+%25283%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şöyle bi beş yıl sonra nerede olduğumu görmek istiyorum. Ona göre çalışacağım bu nalet sınavlarıma..&lt;br /&gt;Beş yıl sonra varacağın yer sınavlarına bağlı demeyin.. Demeyin işte.. (bi yerlerde mantık hatası yaptım sanırım ama beynim çalışmayı durdurmuş durumda şu an.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir hazırlık yapmadan elinde bir kitapla gelip ''misilaa, nası desem''leri havada uçuşturan bir hoca hayal edin. Sonra bizim aval aval bakışımıza iç geçirip ''hiç bişe anlamıyosunuz di mi?'' desin hayal ettiğiniz hoca. Bu hoca iki derse girsin, fotokopicilere karıncanın yarısı kadar görünen pis mi pis notlar bıraksın deste deste. Sonra sizin beş yıl sonra varacağınız yer de bu dersleri verip verememenize bağlı olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır efendim olmasın!.&lt;br /&gt;Yani olmamalı değil mi?..&lt;br /&gt;Olmayaydı iyidi..&lt;br /&gt;Oldu bitti..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7054097150707389613?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7054097150707389613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7054097150707389613&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7054097150707389613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7054097150707389613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/bes-yl-sonra-bu-yazy-tebessumle-okuyor.html' title='Beş yıl sonra bu yazıyı tebessümle okuyor olacağım, ne güzel..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZI9AtzKv5Tw/TsUmi21jJTI/AAAAAAAAAys/Qd1UKIIZnfo/s72-c/images+%25283%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3124153072528901905</id><published>2011-11-09T01:40:00.000+02:00</published><updated>2011-11-09T01:40:27.062+02:00</updated><title type='text'>*</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6DsVhg8PHMk/Trm9yoHgxjI/AAAAAAAAAxE/3RksiQ_xNYk/s1600/384737_316862511662572_218174761531348_1503040_1498793444_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-6DsVhg8PHMk/Trm9yoHgxjI/AAAAAAAAAxE/3RksiQ_xNYk/s320/384737_316862511662572_218174761531348_1503040_1498793444_n.jpg" width="290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Tatil mi yaptım ne yaptım anlamadım. Zaten yolculuk yapmak kafadan iki günüme mâl oluyor benim. Çok yoruluyorum, rahat edemiyorum bazen midem bulanabiliyor (olipslerim kurtarıyor ama durumu), kötü geçiyor özetle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavlarımın da bayramdan sonra olması sebebiyle, Uşak'taki fotokopiciler arasında mekik dokumuş ve notlarımı ayarlamıştım gelmeden evvel. Güya burada ders çalışacaktım.. Nerdeeee!! Çok uzun zamandır uyku problemi çekiyorum, üzerine bu stres de eklenince hepten katlandı. Uyuduğum bi gramcık uykumu da sınav kâbuslarıyla geçiriyor olmak ayrıca can sıkıcı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurban Bayramı iyi hoş ama o da yoruyor beni yahu..! Misafirlikte et, gelen misafirlere et.. Hayır eti seviyor olsam neyse ama öyle çokça seven biri değilim. Yemeklerin içinde güzel lâkin &amp;nbsp;kendisi başlı başına bir yemek olunca kötü, ağır geliyor. Babam kendisi çok sevdiği için maşallah.. :) Ama benim de aynı kendisi gibi sevmemi beklemesi, aynı iştahla yememi beklemesi deli ediyor. Bizimkinden yedim, misafirliklerde de yedim, tamam elhamdülillah yani. Her gün her gün olmaz ki! Zaten bünyem de alışmış yurt temposuna; sabah kahvaltısını üst sınırdan akşam yemeğini alt sınırdan (10.30-17.00), ara öğünü de artık elde ne varsa geçiştirmeye. Eve böyle kısa süreliğine gelip, tam alışacakken dönmek beni alt üst ediyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailem, benim stresin boyutunu her ne kadar endişe verici bulup beni teskin etmeye çalışsa da..&lt;br /&gt;Şu sınavlarımı&amp;nbsp;atlatabilip&amp;nbsp;ödevlerimi de hakkıyla&amp;nbsp;sunabilene&amp;nbsp;dek bana mışıl mışıl, tatlı rüyalı uykular haram gibi..&lt;br /&gt;Psikolojik&amp;nbsp;destek&amp;nbsp;almayı&amp;nbsp;bile düşünebilirim, özellikle de beni uzun zaman önce terk eden pek muhterem 'uyku'm için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;yazıcı, sıkıntısını kısaca izâh edebilecek bir kelime yahut kelime grubu bulamadığından mütevellid başlık yerine yıldız iliştirmeyi uygun bulmuştur.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3124153072528901905?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3124153072528901905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3124153072528901905&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3124153072528901905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3124153072528901905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/blog-post.html' title='*'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-6DsVhg8PHMk/Trm9yoHgxjI/AAAAAAAAAxE/3RksiQ_xNYk/s72-c/384737_316862511662572_218174761531348_1503040_1498793444_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5671383836984930070</id><published>2011-11-05T23:15:00.003+02:00</published><updated>2011-11-05T23:18:01.122+02:00</updated><title type='text'>Îd-i saîd-i adhâ*</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i style="background-color: #fce5cd;"&gt;Yılda bir kurban keserler halk-ı âlem ıyd içün&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;i style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;Dem-be-dem&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp; sâat-be-sâat men senin kurbânınem&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i style="background-color: #fce5cd;"&gt;Fuzûlî&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i style="background-color: #fce5cd;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: 14px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i style="background-color: #fce5cd;"&gt;*Mübarek Kurban Bayramı&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5671383836984930070?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5671383836984930070/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5671383836984930070&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5671383836984930070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5671383836984930070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/id-i-said-i-adha.html' title='Îd-i saîd-i adhâ*'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6780108776847098824</id><published>2011-11-04T23:28:00.001+02:00</published><updated>2011-11-05T00:09:53.563+02:00</updated><title type='text'>Bammm!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RdheScx3-34/TrRXWCDFbNI/AAAAAAAAAw8/TjFRZWFzXyo/s1600/Kopyas%25C4%25B1+Foto%25C4%259Fraf722J.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-RdheScx3-34/TrRXWCDFbNI/AAAAAAAAAw8/TjFRZWFzXyo/s200/Kopyas%25C4%25B1+Foto%25C4%259Fraf722J.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;Kuzenimin şirin mi şirin oğlu Mus'ab Sami. Ben ona o güzel gözlerinden dolayı Cengizhan diyorum o ayrı.&lt;br /&gt;Tuba ablası ona müptela o ablasına müptela. Hamide bilir Uşak'tayken günde en az üç kez geçiyor Mus'ab'ın ismi. Telefonumda resmi var zaten orada her görüşümde desem daha doğru olur. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmaya ilk başladığı zamanlar kelimelerin ilk hecelerini atlıyordu, mesela kapat yerine ''bat'' diyordu. Musab'ımmmm, zeytinimmmm diye seslenen ablasına karşılık olarak ''BAMMMMMM!!!' diyor'du. Arada ablammmm diyor'du, en son bıraktığımda. Şimdi bayram için İstanbul'a geldim. Geçende ona tavana iple astığımızda kanat çırpıp uçarak daire çizen bir kuş almış ama vermeye gidememiştim. Biz onunla kedilere pissslemekten ziyade balkonda otururken uçan kuşları sayıp ''gel cik cik ciiiiik'cilik oynadığımız için bu hediyeyi &amp;nbsp;çok seveceğini düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle geldiğimin ertesi günü zeytinime koştum dooğruca. Gitmeden önce telefon açıp müsait olup olmadıklarını sormak bir ritüel halini aldığı için zeytinim benim adımı duyar duymaz kapıya konuşlanıyor hemen. Ben merdivenlerden çıkarken nasıl mutlu kahkahalar atıyor aman Allah'ım, beni unutabileceğini düşünmüştüm halbuki. Dairenin önüne bi geldim, bizimki ''Yatatınnn!'' demesin mi! Çıldırdım..! Beni görünce Yaşasın dedi çocuk yârebbim yeni kelimeler öğrenmiş başladı bıcır bıcır, tabii hemen mıncırma öpüşme gıdıklama faslına geçtik karşılıklı mmmmmmlaştık. :) Artık ''Buyba ablammmm'' diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşu teslim etme faslında da o çıldırdı. Şimdi herhangi birşey söylediğin zaman ona soru eki ekleyerek tekrar ediyor. Musab hadi gel gidelim, ''gidelimmi?'' ''bakalımmı?'' ''atıyımmı?'' ''öpiyimmii?'' Kuşu astık tavana o uçtukça bizimki ''yakalı(yı)mmı?'' ''gel cik cik ciiik''..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün de diğer kuzenime gitmek için söz vermiştim, sabah da annem zeytinimin annesiyle konuştu. Bir yarım saat sonra aradı annesi; ''Tuba, Musab'a tuba ablan gelicek demiş bulundum, yapıştı kapıya ağlıyoo, bi sesini duysa inanmıyo bana'' konuştum ama yok itiyormuş telefonu, diğer kuzene haber uçurdum zeytinimin gönlünü edeyim geliyorum diye, koştum hemencecik. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyba ablammmmm&lt;br /&gt;Musabımmmmm&lt;br /&gt;Muckkk muckk.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuğu ASLA kandıramayacağım için şuraya gidiyorum buraya gidiyorum diye, uyutup öyle ayrıldım. Uyanınca da aramış beni evde yine, annesi neredeyse ağlayacaktı yine dedi. :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimden yaklaşık 20 yaş büyük, beni çok seven ve benimle hiç sıkılmadan her türlü oyunu oynayan, her türlü temizlik, açlık, ve uyku ihtiyaçlarımı giderebilen bir arkadaşa sahip olsaydım ben olsam ben de çok severdim her hâlde..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6780108776847098824?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6780108776847098824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6780108776847098824&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6780108776847098824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6780108776847098824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/bammm.html' title='Bammm!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-RdheScx3-34/TrRXWCDFbNI/AAAAAAAAAw8/TjFRZWFzXyo/s72-c/Kopyas%25C4%25B1+Foto%25C4%259Fraf722J.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1210817845026137031</id><published>2011-11-04T15:25:00.001+02:00</published><updated>2011-11-04T15:58:31.373+02:00</updated><title type='text'>Halka Önderlik Eden Özgürlük, Eugène Delacroix</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Muhafazakârlık teorisini araştırırken tanıştım ben Özgürlük Tanrıçası'yla, geçen sene. (kendiliğimden ödev edinmiş, hazırlanmış ve başka bir tablo ekleyerek sunmuştum bu konuyu, ayrıca ekleyeceğim buraya ilk fırsatta.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;O zaman tablonun analizini okumuş ama üzerinde çok duramamıştım. Dün aklıma geldi ve neredeyse bütün günümü bu şâhesere ve &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Eug%C3%A8ne_Delacroix"&gt;Eugène Delacroix&lt;/a&gt;' nın sanat tarzına ve diğer eserlerine ayırdım. :) İşte geliyor;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="background-color: white; border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; font-style: inherit; font-weight: bold; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; font-style: inherit; font-weight: bold; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #fff2cc; font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Halka Önderlik Eden Özgürlük (28 Temmuz 1830)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="background-color: white; border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; font-style: inherit; font-weight: bold; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: white; margin-bottom: 0.5em; margin-top: 0.4em;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;strong style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-style: inherit; font-weight: bold; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Baudelaire onu “Rönesans’ın son, modern resmin ilk büyük sanatçısı” olarak tanımlar. Daha çok romantik bir çizgide durur. En ünlü oryantalist ressamlardan da biridir. Hem modern hem de geleneksel çizgiyi aynı anda kullanan büyük bir usta. Delacroix, Michelangelo ve Rubens ruhunu yeniden keşfeder. Halka Önderlik Eden Özgürlük, Sakız Katliamı, Sardanapa Vin Ölümü, Haçlıların İstanbul’ a Girişi en ünlü resimlerinden birkaçı.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="wp-caption aligncenter" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; clear: both; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 5px; max-width: 100%; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: center; vertical-align: baseline; width: 460px;"&gt;&lt;img alt="" height="352" src="http://www.cab.u-szeged.hu/cgfa/delacroi/delacroix5.jpg" style="display: block; margin-bottom: 0px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; max-width: 100%;" title="Halka Önderlik Eden Özgürlük (28 Temmuz 1830)" width="450" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="wp-caption-text" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #777777; font-style: italic; margin-bottom: 6px; margin-top: 6px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; position: relative; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Halka Önderlik Eden Özgürlük (28 Temmuz 1830)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: center; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;em style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;“Paris, 28 Ekim 1830. Tıpkı avını kapmayı bekleyen bir hayvan gibi, ben de bir şeyler yazmak için bekliyorum. Bir şeyler yazmak ve yapmak için. Herkesin istediği, sıcak, özgür ve etkileyici bir şeyler. Yavaş yavaş yeni konular bulmaya başladım. Bunlardan biri de modern bir konu: bir barikat. Vatanları için kendilerini feda etmiş cesur insanların barikatını çizmek istiyorum. Bu benim için bir onur meselesi oldu.”&lt;/em&gt;&amp;nbsp;Eugene Delacroix&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ortada göğüsleri görünen bir kadın. Elinde Fransız bayrağı. Hemen önünde, yerde, yaralı ve ölüler. Kanlı kaldırım taşları. Aristokrat ceketi ve şapkası giymiş bir devrimci. Hemen arkasında iri başlıklı ve beyaz kuşaklı bir adam. Kadının hemen arkasında bir çocuk. İki elinde de tabanca var. Arkada BastiUe’in silueti. En arkada sağda, ateş etmeye hazır bir müfreze. Gökyüzüne yükselen toz ve duman bulutu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;En öndeyse üç ceset görülüyor. Sağdaki ceset kraliyet muhafızlarından birine ait. Gri-mavi şapkası, üniforma süsleri, beyaz ayak bilekleri ve ayakkabısıyla öylece uzanmış. Şapkası yana düşmüş. Hemen yanında yine bir kraliyet askeri. Bu kez asker zırhlı, apoletli ve açık renk eldivenli.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="wp-caption alignleft" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; display: inline; float: left; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 1.5em; margin-top: 5px; max-width: 100%; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: center; vertical-align: baseline; width: 161px;"&gt;&lt;img alt="Eugene DELACROIX" height="201" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/9d/Eugene_delacroix.jpg" style="display: block; margin-bottom: 0px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; max-width: 100%;" title="Eugene DELACROIX" width="151" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="wp-caption-text" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #777777; font-style: italic; margin-bottom: 6px; margin-top: 6px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; position: relative; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Eugene DELACROIX&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Solda, birilerinin pantolonunu çıkarmaya çalıştığı vurulmuş bir mücadeleci dikkat çekiyor. Resmin solunda ve en kenardaki kişi Ulusal Muhafızlara ait bir bere takmış. Silahlarıysa, bir eskrim kılıcı ve bir kaldırım taşı. Sağdaki çocuksa, elinde iki tabanca tutmuş, 1816 yılı atlı askerlerine benzer bir kıyafet giymiş, nara atıyor. Çocuk, kraliyet muhafızlarına ait bir çanta kuşanmış ve başına da eski tip bir şapka takmış. Üç adam çok belirgin: ilk adam büyük bir bere taşıyor. Ön kısmında bir tabanca ve büyük bir kabza; omzundan beline inen bir kuşak ve elinde bir kılıç görülüyor. Duruşundan ve tipinden köylü bir mücadeleci olduğu anlaşılıyor. Tabancası,&amp;nbsp; kraliyet askerlerinden gasp edilmiş. Beresindeki işaret, Louis Philippe sempatizanı olduğunu gösteriyor. İkinci adam, elinde bir çifte tüfek taşıyor. Bu bir av tüfeği. Başında yüksek tepeli bir şapka var.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Adam,&amp;nbsp;&amp;nbsp; görünüşünün aksine,&amp;nbsp; bir burjuva değil.&amp;nbsp; Geniş bir pantolon ve kırmızı renkli kemer onun bir zanaatçı, bir işçi atölyesi şefi, ya da bir işçi derneği üyesi olduğunu gösteriyor. Üçüncü adam yaralanmış,&amp;nbsp;&amp;nbsp; kanı kaldırım taşı üzerine akmış. Biraz doğrularak başını kaldırmış, ortadaki kadına bakıyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kıyafetinden,&amp;nbsp;&amp;nbsp; Paris’e inşaatlarda çalışmak için gelmiş bir köylü olduğu anlaşılıyor. Özgürlük, tabloda yer alan tek kadın. Üzerinde üst kısmı parçalanmış uzun bir elbise ve belinde bir ucu dalgalanan kırmızı bir kuşak görülüyor. Sol elinde, 1816 modeli, süngülü bir tüfek; sağ elindeyse üç renkli Fransız bayrağı var. Bilindiği üzere Fransız devriminin rengi olan mavi ve kırmızı, eski monarşi rengi beyazla birleşmiş ve üç renkli bayrağı oluşturan renkler, tüm dünyada özgürlüğün amblemi haline gelmiştir. Aynı bayrak, ayaklanma sırasında hep bir sembol olarak kullanıldı. Bu sembolle bizzat özdeşleşen resimdeki kadının profilden görünüşü, bakışlarını arkaya yönlendirdiğini gösteriyor. Başında Frigya tarzı bir bone var. Frigya tarzı boneler, ya da başlıklar antik Pers uygarlığında moda olmuş, ardından o bölgeden getirilen köleler aracılığıyla Roma uygarlığına girmiş ve son olarak da Fransız Devrimi sırasında askeri bir başlık konumunu almıştır. Bu ayrıca, önce özgürlüğün bir ikonası, daha sonra cumhuriyetin bir atribüsü konumuna gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Resmin arka planında, farklı silahlarla donatılmış bir kalabalık görülüyor. Ortadaysa, çift kazıklı bir politeknisyen dikkat çekiyor. Ön plandaki sahne, kaldırım taşları arasına karışmış yaralılar ve yerinden sökülmüş taşlara akmış kanlarla betimleniyor. Arkada görülen binaların altında, krala bağlı bir savaş müfrezesi yer alıyor. İçlerinden çoğu ateş etmek için hazırlanıyor ya da ateş ediyor. En üstte, Nötre Dame Kilisesi’nin kuleleri göğe yükseliyor. Kulelerden birinin tepesine bir bayrak çakılmış. Delacroix, bu tip şeyler için belediye binalarından çok katedralleri tercih etmiş. Ressam bu tabloyu yaptığı sıralarda, dostu Victor Hugo’nun Nötre Dame’m Kamburu kitabı büyük yankı uyandırmıştı. Katedral, yazarlarda olduğu gibi ressamlarda da başkaldırının, özgürlüğün ve duyarlılığın sembolü olur. Bir süre sonra Victor Hugo Sefiller adlı romanını yazacak; Gavroche, askerlerle savaştıktan sonra barikatta yaralanacaktır. Tüm bunlar, aynı zamanda Delacroix’in resim karakterleri olacak ve (262×325) cm boyutlarındaki Halka Önderlik Eden Özgürlük adlı tabloyu yaratacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Delacroix, Temmuz 1830′da verilen mücadeleye bizzat katılmış bir isim. Bu mücadele sırasında Ingres ve diğer sanatçılarla birlikte Louvre Müzesi’nin korunmasını üstlenir. O dönemde 33 yaşındadır ve çoktan ünlü biri olmuştur. Hatta resimlerinden biri 18. Louis tarafından satın bile alınmıştır. Aynı şekilde 1824 yılında Sakız Katliamı adlı tablosu Kral X. Charles tarafından kabul edilmiş; 1827′de Sardanapal’in Ölümü adlı tablosuysa tam bir skandal yaratmıştır. Ardından, kral olan Louis Philippe, Haçlılar Tarafından İstanbul’un Fethi adlı tablosunu ve daha&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Birçok tabloyu satın alır. 1820′de Türk gücüne başkaldıran Balkanların yaşadığını, Avrupalılar hemen romantik bir başkaldırı teması olarak işlemeye başlayınca, Delacroix da bu olayın anısına Sakız Katliamı tablosunu yapar ve bir trajedi sahnesine kendi tarzını yansıtır. Daha sonra antik kıyafetlerden etkilenerek, Antik Yunan konulu birçok resim yapar. Bazen de, Türklerden kaçan anne ve çocuklarını resmeder. Delacroix, 1827′de “Misselonghi Harabeleri Üzerindeki Yunanistan” adlı tablosunu tamamlar. Resimde, bir kadın taşlar arasından zorla ilerlemeye çalışırken görülür. Tüm bu resimlerde en çok dikkat çeken şey, asıl vurgunun kadınlara yapılmış olması. Kadınlar da çıplaklıklarıyla, başkaldırı-romantizm-erotizm üçlüsünün ilginç bir sentezini sunarlar Paris ayaklanmasından sonra, ressamın yaptığı yüzler, jestler ve kıyafetler hem Yunan başkaldırısına, hem de barikatlara aittir. Bu iki tema, birbiri içinde eriyerek başka bir biçime dönüşür. İşte tüm bu anlamların ışığı altında Delacroix, Halka Önderlik Eden Özgürlük adlı tablosunu tamamlar ve bir sonraki yaz sergiler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Delacroix’in bu resmi, sol ve sağ görüşlüler arasında değişik tartışmalara neden olur. Daha çok aristokratik bir damardan gelen Delacroix, resimlerinde devrimi anlatsa da, devrimci biri değildir. Sağ ve sol kesimin en çok üzerinde durduğu nokta, öndeki karakterlerin görünümü ve söz konusu çıplak kadın olur. Tablo, genel resim kurallarına katı bir biçimde bağlı kalınarak yapıldığı ve yüzeyi siyah bir pudrayla hafif dumanlaştırıldığı için, özgürlük resmi adına zevksiz bir resim olarak algılanır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;1831 Salonu’nda sergilenen Özgürlük, dönemin içişleri bakanı tarafından, Luxemburg Müzesi’nde sergilenmek üzere satın alınır. İki yıl sonra, tablonun konusu fazla politik bulunduğu için yine aynı salona geri verilir, oradan da ressama iade edilir. 1848′de Louvre Müzesi tabloyu yeniden ister. 1852′de İkinci İmparatorluk tabloyu sakıncalı bulur ve depoya kaldırır. Üç yıl sonraysa, uluslararası bir sergi için yeniden ortaya çıkarılır. Bu arada Delacroix resimde bazı değişiklikler yapmıştır. Büyük olasılıkla, mücadelecilerin başlarındaki boneleri biraz daha kırmızılaştırmış, böylece devrimci görünümlerini daha da güçlendirmek istemiş. Yeniden tablonun genel planına dönecek olursak, ilk planda yer alan figürlerin çarpıcı, sert ve etkileyici olduğu son derece açık. Burası resmin en dramatik bölgesini oluşturuyor. İkinci plansa, gerilimin yansıdığı bölge. Arkadaki plandaysa karakterlerin biçimi ve belirsizliği, resme derinlik katıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;img alt="" class="aligncenter" height="352" src="http://www.bestpriceart.com/vault/delacroix5.jpg" style="-webkit-box-shadow: rgba(0, 0, 0, 0.148438) 0px 1px 1px; background-attachment: initial; background-clip: initial; background-image: initial; background-origin: initial; border-bottom-color: rgb(204, 204, 204); border-bottom-left-radius: 4px 4px; border-bottom-right-radius: 4px 4px; border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; border-left-color: rgb(204, 204, 204); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; border-right-color: rgb(204, 204, 204); border-right-style: solid; border-right-width: 1px; border-top-color: rgb(204, 204, 204); border-top-left-radius: 4px 4px; border-top-right-radius: 4px 4px; border-top-style: solid; border-top-width: 1px; box-shadow: rgba(0, 0, 0, 0.148438) 0px 1px 1px; clear: both; display: block; height: auto; margin-bottom: 1.5em; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 5px; max-width: 100%; padding-bottom: 4px !important; padding-left: 4px !important; padding-right: 4px !important; padding-top: 4px !important;" width="450" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;strong style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-style: inherit; font-weight: bold; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Üç ayrı tuval ve üç dramatik bölge&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu üç planın oluşturduğu kompozisyon, merkezde şekillenen üçgen bir biçime sahip. Kadının tuttuğu bayraktan itibaren açılan üçgen, ilk plandaki dramatik sahneyi genişleyerek içine alıyor. Karakterlere ait gövde duruşlarının yönü, birbirini izleyen güçlü bir ritim yaratıyor. Tablo bu büyüklüğüyle gerçekte üç farklı tuvalin birleştirilmesiyle yaratılmış. Tablonun gerçeği bu üç tuvale ait izleri hala taşıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Delacroix’in oldukça ilginç bir tuval tekniği var. Sanatçı, açık renkli bir fon üzerine önce ince uçlu bir fırça yardımıyla karakter ve figürlere ait taslakları çizer. Bunu yaparken önce kahverengi bir pigment kullanır, daha sonra asıl renkleri uygulardı. Uzmanlarca yapılan teknik analizler, tablo üzerinde üç tür resimsel madde kullanıldığını ortaya çıkarır. Birincisi, kalın olmamak kaydıyla taslak çizimi için kullanılan bir madde. İkincisi koyu ve gölgeli renkler. Ressam, çoğu detay için ya da gölge formu için kahverengiyi kullanmış. Üçüncüsüyse, yeniden uygulanmış bazı renkler. Kadına ait bone, resmin hazırlık aşamasında açık bir renge sahipken; ardından, önce sarıya yakın bir kat, ardından kırmızı bir kat, ardından bej renkli bir kat, ardından mavi ve gri karışımı bir kat, ardından sarıya yakın bir kırmızı kat, ardından turuncu bir kat ve son olarak vernikli bir kat uygulanmış. Yapılan analizler, tabloda küçük bir miktar kadmiyum kullanıldığını ortaya çıkardı. Ancak kadmiyum sarısı, resmin tamamlanışından 20 yıl sonra görülmez olmuş. Temelde ressam, Veronese ve Rubens gibi büyük ustalardan etkilenmiş. Bu sayede sadece birkaç pigmentten yola çıkarak çok renkli gri tonlar elde etmeyi başlarmış. Bu resme uygulanan renkler açık renklerden çok, koyu tonlardır. Ressam öncelikle açık ve kapalı tonların karşıtlığı üzerinde durur. Aynı bölgede, ya da dar bir figür üzerinde birbiri ardına sıralanmış ışık-gölge karşıtlığını görmek mümkün. Resmin sağ üst kısmı açık; sol alt kısmı koyu ve kapalıdır. Ve her iki bölümün iç kısmında açık ve koyu bölgeler, kendi içlerindeki kontrastı sürdürürler. Delacroix aynı zamanda renklerin kütlesel azlığı ve çokluğu üzerine kurulu bir kontrast yaratmak istemiş. Hemen hemen her bölgede çok fazla sayıda renk kullanmış, özellikle tamamlayıcı renklere ağırlık vermiş. İki tamamlayıcı renk, renk çemberi içinde iki karşıt bölgeye konmuş. Birbirine yakın duran komşu renkler arasında bile gözle görülür bir karşıtlık söz konusu. Küçük bir renk üzerinde yapılan değişimde, ya da bir figürün çevresindeki renk değişiminde, ressam birbirinden farklı birçok karışım elde etmeyi başarmış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Genel sahnenin doruk noktasında, bayrakta kullanılan mavi ve kırmızı; birbirine uç noktada karşıt biçimde kullanılmış olsa da, gerçekte iki renk birbirlerinin tamamlayıcısı değildir. Buna karşın bu iki rengin oluşturduğu bütün, fondaki rengin tamamlayanıdır. Bayrağın turuncu kırmızısı, mavi Monarşi ve devrim renklerini taşıyan Fransız&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; bayrağı yeşil karışımı gökyüzünde dalgalanırken; gerçekte turuncu ve kırmızı birbirinin tamamlayanı olarak görülür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ressamın bu renkleri ve bayrağı tesadüfen kullanmadığı çok açık. Zira Delacroix için bayrağın yansıttığı imgeler koca bir tarih demekti. Paris’te yaşanan ayaklanma sırasında ressam, dostu Dumas’la karşılaşır ve ona, Nötre Dame’m tepesine bir bayrak dikmek istediğinden söz eder. Bu durumdan da anlaşılacağı gibi bayrak, Özgürlük temasında baskın bir şekilde işlenmiş. Kadının elindeki ve Nortre Dame’m tepesindeki bayrak; mavi, beyaz ve kırmızı gökyüzü, resim içinde yer alan bayrak renklerindeki diğer nesnelerdir. Mavi,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Beyaz ve kırmızı birlikteliği sadece bayrağa ait değil. Bu renkler daha önce 18. yüzyılda Fragonard gibi Fransız ressamlar tarafından kullanıldı. Belki de, zafer sonrası savaş meydanına dikilen bu renklerde bir bayrak, yurtseverlik fikrini de perçinlemekteydi. Resimde, bayrak üzerindeki açık kırmızı ve koyu mavi, beyaz bir renkle birbirinden ayrılarak, tablonun geri kalan kısmına uydurulması çok zor bir renksel düzensizlik oluşturmuş. Ancak bu durumun, ressamda bir tür izlenimcilik eğilimi ortaya çıkardığı söylenebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;strong style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-style: inherit; font-weight: bold; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sardanapal için eskiz&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Tabloya genel anlamda bir kez daha baktığımızda, arka alt kısma ölü bir dünyanın hakim olduğunu görürüz. Ön taraftaysa bizzat cesteler barikat olmuş. Cesetlerin üzerinde duran canlı figürler, aydınlanarak gökyüzüne yönelmişler. Ancak her şey, ölümün varlığını vurguluyor. Yaralılar, iki dünya arasına yerleşmişler. Mitolojik temalı resimlere hayran olan Delacroix, bu resimde belki de yere düşmüş bir Herkül’e ya da topuğundan yediği okla kıvranan Akhileus’a bir gönderme yapmak istedi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu bağlamda tablo ölümün, yenilginin ve trajedinin bir resmi. Buna karşın ölenler birer kahraman, destan yazmış yarı tanrı karakterlerdir ve hiçbir kahraman kadın olmadan tam kahraman sayılmaz. Tarihte kadın adına, kadın için ya da kadın yüzünden yaşanmış trajedilerin sayısı hiç az değildir. Öyle ki kadın, zaten özgürlük demektir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Tüm bu anlam harmanı içinde bakıldığında Halka Önderlik Eden Özgürlük adlı bu tablonun liberal monarşist bir görüntü sunduğunu pekala söyleyebiliriz. Yaralı adam, bir köylüyken işçi olmuş, çocuksa geleceğin işsizi olmaktan kurtulmuş bir görünümde. Resmin tek burjuvası, arkada bulunan iki kazıklı asker. Ancak o da, bu başkaldırıdan ürkmüş olduğu için geri çekilmiş. Yine de Halka Önderlik Eden Özgürlük, eski bir resimsel geleneği yeniden canlandırır: alegori. Kahramanlar ya da nesneler, belirli bir fikir vermek için özel bir düzenle yerleştirilmiş. Silahlı kadın, aynı zamanda bir savaşçı ve bir koruyucu güç. Bu durum eski resimlerde çok sık kullanılır. Tıpkı tanrıça Athena; ya da barışın ve zaferin sembolü diğer güçler gibi. Fransız Devrimine mal edilen bu resimdeki kadın; bir tür tanrıça ve kadın mesih rolü üstlenmiş. Bir başka anlamıysa, çıplak bir kadın olması nedeniyle, açık bir erotizm sembolü ve çekiciliğin ikonası olması. Delacroix’in başka tablolarına baktığımızda, ölüme bağlı bir erotizm dikkat çeker. Sardanapal resmi bunun tipik bir örneğidir. Resmin üst sol köşesinde bulunan sakallı bir adam, çıplak kadınların bulunduğu noktalara tamamen hakim bir bakışa sahip. Resmin konusu başta da belirttiğimiz gibi, bir trajediyi anlatıyor olsa da, çıplaklık ve erotizmin başı çektiği hemen fark edilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Öyle ki Delacroix’in çıplak temalı çok sayıda resmi söz konusu. Çoğunda da çıplak ya da yarı çıplak olarak verilen kadınlar, hem yaşamı hem de ölümü simgeler. Ya da hem acıyı, hem de zevki. Bu anlamda bakıldığında Halka Önderlik Eden Özgürlük, acının ve zevkin, romantizm ve şiddetin, varlıkla yokluğun, gökyüzüyle yeryüzünün, kralla halkın, zenginlikle yoksulluğun ya da trajediyle coşkunun karması bir resim sayılmaz mı? &lt;a href="https://sfkurt.wordpress.com/tag/analiz/"&gt;(Kaynak)&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sefiller'i bu yaz okudum ben. Çok çok beğenmekle birlikte bir yandan kendime kızdım geç kaldığım için bir yandan da Fransız Devrimi hakkındaki bilgilerim ışında okuyup daha iyi anlayabildiğim pekiştirdiğim için kendimi şanslı addettim. Bu açıklamadan sonra da kitabı açıp tekrar barikatın kurulduğu bölümü baştan sona okudum. Gavroche'un öldüğü kısmı da burada paylaşmak istiyorum;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;i&gt;''Kufeyrak birden barikatın dışında birini gördü. Bu eline meyhaneden bir sepet almış Gavroş'du. Çocuğa seslendi:&lt;br /&gt;-Ne yapıyorsun oralarda?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;i&gt;-Görmüyor musun vatandaş, sepetimi dolduruyorum. Genç adam telâşla haykırdı:&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;i&gt;-Ateş yağmurunu görmüyor musun? Çabuk geri dön.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;i&gt;Az sonra vatandaş, diye cevap veren Gavroş bir kaç sıçrayışta sokağın ortasına ilerledi. Yirmi kadar ölü kaldırımlarda serilmişti, onların çantalarından fişekleri toplayan Gavroş, sepetini dolduracağını düşünerek neşeli bir türkü tutturdu. Ölü bir çavuşun fişek çantasını sepetine boşaltırken serseri bir kurşun yağmurunun altında eğilip kalkıyor, barikatı korumak için çantasını dolduruyordu. Beşinci kurşun sepetini devirince Gavroş irkildi ve saçlarını rüzgârda uçurarak, elleri kalçasında, gözlerini milli muhafızlara dikerek türküsüne daha küstah bir tonda devam etti. Daha sonra sepetini yerden aldı, dökülen fişeklerden birini bile ziyan etmeden, hepsini içine doldurdu ve başka bir ölünün çantasına yanaştı. Kurşunlar çocuğun üzerine yağmaya devam ediyordu, bu korkunç ve aynı zamanda görülmemiş bir görüntüydü. Gavroş kendisine ateş edenlerle alay ediyor ve sanki çok eğleniyordu, tıpkı avcıları şaşırtan bir serçeyi andırıyordu. Durmadan kendisine nişan aldıkları halde, bir türlü ona isabet ettiremiyorlardı. Ne yazık ki sonunda zalim bir kurşun, bu cin gibi çocuğu vurdu. Gavroş'un sendelediğini ve düştüğünü barikattaki dostları gördü. Hep birden acı bir çığlık kopardılar, ancan Gavroş öyle kolay&amp;nbsp;kolay&amp;nbsp;yenilgiyi kabullenenlerden değildi, yine kalktı, yüzünden kanlar akıyor, çocuk türkünün son mısralarını okurken ikinci bir kurşunla cansız olarak yere serildi.''&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halka_Yol_G%C3%B6steren_%C3%96zg%C3%BCrl%C3%BCk" style="color: #666666;"&gt;Wikipedia'da da şöyle bir bilgi mevcut&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;, &lt;/span&gt;ayrıca&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Eug%C3%A8ne_Delacroix_-_Le_Massacre_de_Scio.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sakız Adası Katliamı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=sak%C4%B1z%20katliam%C4%B1"&gt;Bu katliam hakkında ekşi'de yazılmış bilgiler var, ayrıntılı değil ama kavramaya yetiyor. :).&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;Son olarak&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;; &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.musee-delacroix.fr/fr/" style="color: #666666;"&gt;Sanal müzesine buradan&amp;nbsp;buyurun&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; color: #666666; font-family: 'Lucida Grande', Arial, 'Lucida Sans Unicode', sans-serif; line-height: 19px; margin-bottom: 1.5em; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1210817845026137031?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1210817845026137031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1210817845026137031&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1210817845026137031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1210817845026137031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/11/halka-onderlik-eden-ozgurluk-eugene.html' title='Halka Önderlik Eden Özgürlük, Eugène Delacroix'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-805375861624816681</id><published>2011-10-30T01:06:00.002+03:00</published><updated>2011-11-02T18:31:51.956+02:00</updated><title type='text'>Işığın var mı? Yak biraz..!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: large;"&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=9TlROKWRdDg&amp;amp;feature=related"&gt;Hişt Hişt&lt;/a&gt;.!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-805375861624816681?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/805375861624816681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=805375861624816681&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/805375861624816681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/805375861624816681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/hist-hist.html' title='Işığın var mı? Yak biraz..!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5671472635502272612</id><published>2011-10-25T20:27:00.000+03:00</published><updated>2011-10-25T20:27:58.069+03:00</updated><title type='text'>Yunus gitti..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-dTXDMr3LBXA/Tqbs1DOFNjI/AAAAAAAAAwc/oZA6Mn8fuBM/s1600/b3fa0eee00455cd04075b658a716415e_k.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-dTXDMr3LBXA/Tqbs1DOFNjI/AAAAAAAAAwc/oZA6Mn8fuBM/s320/b3fa0eee00455cd04075b658a716415e_k.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Öyle bir bakışla baktın ki çocuk, kaskatı kesilmiş vicdanların, ''oh olsuncu''ların gözüne gözüne..&amp;nbsp; Karamsarlığın dibine vurmuşken, bize ne oluyor böyle derken, diğer omzundan da ben tuttum. &lt;br /&gt;Bizi bu dünya denilen cehennemde bıraktın gittin.. Oh olsun bize..&lt;br /&gt;Yolun açık olsun çocuk, Allah rahmet etsin sana ve tüm yoldaşlarına..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5671472635502272612?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5671472635502272612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5671472635502272612&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5671472635502272612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5671472635502272612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/yunus-gitti.html' title='Yunus gitti..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-dTXDMr3LBXA/Tqbs1DOFNjI/AAAAAAAAAwc/oZA6Mn8fuBM/s72-c/b3fa0eee00455cd04075b658a716415e_k.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-951638848401829559</id><published>2011-10-23T02:30:00.001+03:00</published><updated>2011-10-23T02:34:34.664+03:00</updated><title type='text'>Forficula Auricularia</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3CWxTtDLonE/TqNPvO0vB0I/AAAAAAAAAwU/tapJCt2WS2o/s1600/imagesCA522D7F.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="125" rda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-3CWxTtDLonE/TqNPvO0vB0I/AAAAAAAAAwU/tapJCt2WS2o/s200/imagesCA522D7F.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Onu gördüm, yatağımın hemen yanıbaşındaki duvardan tırmanıyordu. Bir şeyler yapmalıydım ve başımı koyduğum asıl yastık haricinde kalan iki yastığımdan birini kaptığım gibi yarı yumuşak yarı sert patlatıverdim. Düştü. Düştüğü yere doğru sarktım baş aşağı akıbetini görmek için..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Olamaz! Hesaplarıma göre artık yaşam&amp;nbsp; fonksiyonlarını yitirmiş olması gereken canlı, bildiğin yaşıyor ve yatağımın derinliklerine doğru hareket ediyor. Bir şeyler yapmalıydım çünkü&amp;nbsp;şu hâlde uyumam mümkün değildi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hamide kalk dedim, kalk! Yatağı çekiyoruz. Çektik. Bizimki meğer, benim kenardaki poşetin altına pısmış, aslında öldürmek asla ilk yapacağım&amp;nbsp;iş olmaz böyle durumlarda. Sivrisineği bile elimle yakaladığım olmuştur. Ama bu böcek insanın sinirlerini alt üst ediyor yahu! Resmen can havliyle pıstığı yerde kıstırıverdim. Ben öldürmeyi tercih etmediğim gibi öldüremem de zaten, aşırı derecede huylanırım. Muhtemelen o yüzden öldürmeyi bir türlü beceremedim. Uzun uğraşlarım sonucu mefta oldu. Biraz inceledim ve defnettim.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Sonra başka var mı acep diye kontrol ettim, yoktu. Yatmadan önce havalandırıyoruz odayı, o arada girivermiş işte. Ee ecelin nerede geleceği belli olmuyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böcek görüntü itibariyle ürkütücü olduğu için ben bir gram uyku uyuyamadan sabah ettim. Saçlarımla kulaklarımı örttüm, sürekli bi böcek kımıldıyormuş gibi sıçradım. Sabah, yorganımı çarşafımı silkeleyeyim diye bir kaldırdım ki aman Allah'ım!&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jSvS9zVXnEU/TqNPsFGHu0I/AAAAAAAAAwM/QBoHZnkpONw/s1600/untitled.bmp" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" rda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-jSvS9zVXnEU/TqNPsFGHu0I/AAAAAAAAAwM/QBoHZnkpONw/s1600/untitled.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;Bizimki arkadaşıyla gelmiş! Üstelik bütün gece bu böcek yatağın içindeymiş! Yatakta gardını almış öylece bana bakıyor; intikam! dercesine.. Kağıtla almaya kalktım, arka kıskaçlar öyle bir kalktı ki çığlık çığlığa sıçradık Hamide'yle. Arkadaşın akıbeti de maalesef aynı..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sonra bizim odada ne var ne yok makinaya, yıkandı bi güzel. Altını üstünü de temizledik. mis gibi de koktu..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ama bu iki arkadaş benim psikolojimi çok fena&amp;nbsp;&amp;nbsp;bozdu .. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hele de sabahkiyle karşı karşıya&amp;nbsp;kaldığım ân..! &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Vay seni kulağakaçan!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yYoTOU63Z54/TqNPnFDQoUI/AAAAAAAAAwE/rYPM4dyC6k8/s1600/imagesCANP2T7E.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="149" rda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-yYoTOU63Z54/TqNPnFDQoUI/AAAAAAAAAwE/rYPM4dyC6k8/s200/imagesCANP2T7E.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-951638848401829559?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/951638848401829559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=951638848401829559&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/951638848401829559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/951638848401829559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/forficula-auricularia.html' title='Forficula Auricularia'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-3CWxTtDLonE/TqNPvO0vB0I/AAAAAAAAAwU/tapJCt2WS2o/s72-c/imagesCA522D7F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1542667709782456270</id><published>2011-10-19T18:54:00.001+03:00</published><updated>2011-10-19T18:58:26.231+03:00</updated><title type='text'>Vatan sağ olsun mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-JBsIkSvpySY/Tp7mIfyH2VI/AAAAAAAAAv8/k1s51LQNBbU/s1600/imagesCA7A6Z69.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" rda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-JBsIkSvpySY/Tp7mIfyH2VI/AAAAAAAAAv8/k1s51LQNBbU/s1600/imagesCA7A6Z69.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatanı sağ tutmak için ne kadar daha kan akıtmak gerekiyor? O kemik hangi kemikti de yıllardır dayanamadı bıçak, nerede bu kemik, nerede bu bıçak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soykırım yapalım'cılar, Dağları yakalım'cılar, En iyi Kürt ölü Kürt'çüler,&amp;nbsp;Katliam Katliam diye inleyenler hakkında hiç bir şey söylemek istemiyorum..&amp;nbsp;Başı her sıkıştığında&amp;nbsp;herhangi bir çözüm yolu üretme çabası&amp;nbsp;şöyle dursun fikir bile yürütmeyen&amp;nbsp;''nerdesin Atamız''cıları da es geçiyorum..! Hele de facebooklarda günün anlam ve önemine dair bir kaç video, bayrak, kurdela vs. paylaşıp eğlenceli videoları, duygu yüklü sözleri paylaşmaya devam edip içinde bulunduğumuz durumun vehametini idrâk edememiş olmamıza kahroluyorum..! Aşağıdaki açıklamanın da hâli pür melâlimizi anlama adına iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Simülasyon evren algısı olşturuldu bizlerde. Baudrillard'a göre, 2. Dünya Savaşı sonrası&amp;nbsp;sanayi ve tarım sektörlerinin belirleyiciliği iletişim ve hizmetler sektörlerinin belirleyiciliğinin ardına düşmüştür. Bu veriler batıda bir çeşit durağanlığa sebep olmuş ve batı kendi ekseni etrafinda dönmeye başlamıştır. Bu kendi etrafında dönüş süreci kavramların içlerinin boşaltılması sonucunu doğurmuştur. Artık her kavram televizyonlardan akmakta, insanlar teknolojinin onlara sağladığı bu rahatlık sayesinde herhangi bir şeyi derinlemesine düşünememektedir ve iletişimi sağlamak adına yaratılan cansız kitle iletişim araçları kendilerine yüklenen işlevden, yani aracı olma konumundan çıkıp bağımsız bir kendilik haline gelmiştir. Birey ise bu durumu çaresizlik içinde izlemektedir; herseyin farkındadır, fakat rahatlığından da taviz vermek istememektedir. Baudrillard'ın örneğine bakacak olursak: &lt;strong&gt;Birey televizyonda Sudan iç savaşını, herhangi bir tuvalet kağıdı reklamıyla aynı duyarsızlıkla izlemektedir. Televizyonu kapattıktan sonra Sudan'daki iç savaş devam etse bile onun için bitmiştir. İşte bireyin yaşadığı bu evren simülasyon evrenidir. Her şey görüntülerden ibarettir ve cansızdır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;***&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu acıyı ilk kez yaşamıyoruz. 1993'teki 33 askerden bu yana ikinci büyük saldırı imiş ve yüreklerimizi dağladı hepimizin bundan kuşkum yok. Ateş düştüğü yakıyor, ateş bizleri de yakıyor ama o ana ocaklarında sönmeyen ateş bizlerde neden bu kadar çabuk sönüveriyor bunu anlayamıyorum. Öfkeleniyoruz. Peki neden öfkelerimizin adresini doğru tayin edemiyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuvalet kağıdı reklamlarıyla kıyaslanan duyarsızlığımızın boyutunun ne kadar ürkütücü olduğunun farkında değil miyiz? Ne olacak bundan sonra;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lanet olası haber bültenleri aynı hikayelerle bir kaç gün geçecekler bu acı günü. Nişanlıydı Memed, bebeğini göremedi Memed. Tezkeresine az kalmıştı Memed'in..&lt;br /&gt;Biz durur muyuz, öfkelerimizden deliye döneceğiz, çıldıracağız! Çokça ağlayacağız..!&amp;nbsp;Hemen ardından haber bültenleri tekrar&amp;nbsp;başlayacak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DAN!!!&lt;br /&gt;SINIR ÖTESİ HAREKÂT BAŞLADI! &lt;br /&gt;DAN!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra sakinleşip yavaşça kumandalarımızı elimizden bırakacağız.. ve haber bültenleri bittiğinde günün dizisini izleyip, sıcacık yataklarımıza girip mışıl mışıl uyuyacağız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hafta, bilemedin iki..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1542667709782456270?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1542667709782456270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1542667709782456270&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1542667709782456270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1542667709782456270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/vatan-sag-olsun-mu.html' title='Vatan sağ olsun mu?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-JBsIkSvpySY/Tp7mIfyH2VI/AAAAAAAAAv8/k1s51LQNBbU/s72-c/imagesCA7A6Z69.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3200678497904942298</id><published>2011-10-19T01:24:00.003+03:00</published><updated>2011-10-19T17:57:06.080+03:00</updated><title type='text'>Şahane ödevlerim</title><content type='html'>1923-1946 Yılları Arası Tek Parti Dönemi&lt;br /&gt;Marksizm&lt;br /&gt;Jean Baudrillard..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramdan hemen sonraki vizelerimin akabinde -ki; tam olarak 12 adet oluyorlar- yukarıda görmüş bulunduğunuz konularımı sınıfta arkadaşlarıma slayt gösterisiyle sunacak şekilde hazırlamam gerekiyor. Sunum yapmak benim için çok ehemmiyetli, konularımın üzerine titriyorum desem yeridir o nedenle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marksizm'i kendim seçtim. Ertesi hafta hocama sırf Marksizm'i anlamak için, Georges Politzer'in kült eseri Felsefenin Başlangıç İlkeleri'nden başlayıp, Selahattin Hilav çevirili Diyalektik Düşüncenin Tarihi, hemen ardından Marksizm'in Dili, son olarak da Komünist Manifesto olmak üzere 4 kitap aldığımı söyledim ve sunumumda izleyeceğim yönteme dair hazırladığım minik şemayı gösterdim. Beğendi, ben de bu yöntemi öğrenmenizi istiyorum işte bravo dedi. :)&amp;nbsp;Marx'ın doktora tezi Epiküros'a&amp;nbsp;kadar inmeyi planlıyorum ama bakalım. Çok boğulmadan sentezleyebilirim umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Siyasal Hayatı dersinden de aslında 1961 Anayasası ve MBK'yı da kapsayan bir başlık seçmiştim ben. Bu ders 3. sınıfların dersi ve ben ilk kez alıyorum. Benim başlığı seçen bir kaç kişi daha olmuş. İrtibat halinde olamayacağımız için grup olarak konu almak istemedim, o nedenle bana Tek Parti Dönemi kaldı. Oldukça zor olacak, en az 4 kaynak taramam gerekecek. Şimdilik Eric Jan Zürcher'le Mete Tunçay'ı belirledim ama uzayacak bu liste, eklenecekler silinecekler olmak üzere belirlediğim kaynakları önceden hocaya göstereceğim. Bu ders için de ayrıca bir sürpriz düşünüyorum slaytım için, aklımda belirlediğim bir kaç ögeyi de slaytıma ekleyebilirsem pek bi afilli olacak. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean_Baudrillard"&gt;Jean Baudrillard&lt;/a&gt;..&lt;br /&gt;Postmodernizmin öne çıkan düşünürlerinden. Postmodernite ve Küreselleşme dersinden aldık bu konuyu da. Biraz hasbelkader oldu ama iyi ki de oldu. Başlıklardan onu mu seçsek bunu mu derken Baudrillard kaldı bize, biraz göz attım ve beynimdeki bir çok soruya cevap bulabileceğim bir düşünür olduğu kanısına vardım. Kendisiyle ilgili görüşlerimi, Simülasyon Kuramı (Simulakrum), Sessiz Yığınların Gölgesinde, Sanat Komplosu &amp;amp; Yeni Sanat Düzeni ve Çağdaş Estetik adlı kitaplarını okuduktan sonra paylaşacağım burada. Hattâ bugünkü dersimizde işlediğimiz, Arthur Danto.. Onun da Sanatın Ölümü &lt;em&gt;(The End Of Art&lt;/em&gt;) adlı makalesini bulabilirsem, burada yerini alacak kesinlikle. Ben derste notlar aldım ama daha temiz olsun diye hocanın slaytları bırakmasını bekliyorum. Özetle, postmodern sanat algısından neden tiksindiğimi bugünkü derste anladım net bir şekilde. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu vizeleri iyi bir şekilde atlatıp, araştırma konularımı da sundum mu değmeyin keyfime.. Bu süreç zarfında uğrayacağım psikolojik ve fizyolojik zayiâtı düşünmüyorum şu an.. Gariban bünyem alıştı artık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tekrar son olarak; hazırladığım ödevleri paylaşacağım burada. Vatana millete en önemlisi de yurdum öğrencisine fâidemiz olsun gider ayak değil mi ama? :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3200678497904942298?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3200678497904942298/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3200678497904942298&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3200678497904942298'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3200678497904942298'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/sahane-odevlerim.html' title='Şahane ödevlerim'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4507389200070125377</id><published>2011-10-11T19:04:00.003+03:00</published><updated>2011-10-11T19:30:05.765+03:00</updated><title type='text'>Bihter'in akları..</title><content type='html'>İmdi efendim, ben her zaman en doğalın en güzel olduğunu düşündüğüm için saçlarımı boyamak gibi bir fikre kapılmadım hiç bu zamana kadar. Pek sevmem. Bir kere oldukça meşakkatli bir iş. Uygun bir saç rengi bulunacak -ki normalde esmer olan bir insanın saçlarını en cırt sarıya boyatmasını asla ve kat'a anlayabilmiş değilim- o renk kaşlarla da uyum sağlayacak. Sonra bir kaç ay geçecek ve dip boyası sorunu hasıl olacak, o boya da öncekiyle uyumlu olacak vs. Uzun iş, benim asla göze alamayacağım kadar. Hem dedim ya başta, hangi boya ya da kuaför mahareti, Allah'ın kuluna yakıştırdığı renkten daha güzelini uygulayabilir saça? Diye düşünürüm ben ve kendi saç rengimi de çok severim. Mesela gece simsiyah duruyor. Güneş vurunca yer yer kızıllık var, hafif açık kahve, koyu kestane, ne ararsan var ve bence bana bu renkten daha güzelini veremez hiç bir boya. Lâkin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O saydığım renklere beyazlar eklenmeye başladı son bir kaç yılda. İmdi ben beyazlarıyla da dost bir insanım aslında ama beyazlar tam saçlarımın ayrıldığı yerden ve simetrik olarak çıkınca bir de insanların gözüne gözüne bakınca sinirimi bozmaya başladılar. ''Aa saçlarında beyaz var, aaa baya bi beyaz var ama. noldu kız neyi dert ettin?'' Gibi cümleler bu durumu katlıyor tabii..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok yok, beklediğiniz gibi olmayacak, bu cümleler '' ben de boyadım gitti'' diye sonlanmayacak. Hattâ oldukça beklenmedik bir son bekliyor bu yazıyı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bu beyazlar yüzünden kendi kendimi ikna etmeye çalışıyordum.'' Boyasam mı kendi saç rengime en yakın olan renge hem canlılık gelir, değişiklik olur.'' gibi telkinlerde bulunuyordum kendime. Bir yandan da, ''aman ne olacak, beyazlasın varsın, o boyamak bir kereyle kalmayacak sonra uğraş dur''lardan da geri kalmıyordum. El-hâsılı bu fikirlerimi arkadaşlarımla da paylaşırken bir gün arkadaşlarımdan biri ''kızım boşver boyama. Beren Saat'in saçlarındaki beyazları görmedin mi sen? Düşün yani, Bihter bile boyamıyo. Kaşlarını falan da almıyo'' dedi. ''Evet doğru'' dedim ben de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beren Saat ve doğallığı benim de dikkatimi çeker ve beğenirim kendisini. Amma ve lâkin bu yukarıdaki düşünce canımı sıktı üzerinde biraz daha düşününce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Algı yollarımıza yerleştirilen rol modellerimiz için yapmayacağımız şey yok. Onlar ne halt yerse rahatlıkla biz de yiyebiliriz o haltı. Can kurban, yeter ki önümüzden yürüsünler, salınıversinler. Birileri bir şeyler yapıyor diye yapıyoruz, birileri bir şeyler yapmıyor diye yapmıyoruz.. Düşünüyorum da..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahu biz neden yaşıyoruz?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed allowfullscreen="true" bgcolor="#000000" flashvars="config=http://embed.video-izlesen.com/embed/336689.xml" height="360" scale="noScale" src="http://embed.video-izlesen.com/playerfb.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="450" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.video-izlesen.com/popped-kisa-animasyon-izle.html"&gt;Popped Kısa Animasyon&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Seni  diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir  dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermektir. Bu  savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!''&lt;br /&gt;&lt;h6 class="uiStreamMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1}" style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="messageBody translationEligibleUserMessage" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt; (E.E cummings)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h6&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4507389200070125377?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4507389200070125377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4507389200070125377&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4507389200070125377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4507389200070125377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/bihterin-aklar.html' title='Bihter&apos;in akları..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1249700339807725562</id><published>2011-10-06T00:35:00.000+03:00</published><updated>2011-10-06T00:35:07.270+03:00</updated><title type='text'>Yakar top</title><content type='html'>Bugün..&lt;br /&gt;Nazmişlerin mahallesine yakar top oynamaya gittim. Epey bir vakit önce gelirim bi gün oynarız demiş bulunmuştum. Bizim kız da anında tüm arkadaşlarını haberdâr etmiş bu durumdan, çocuklar büyük bi heyecanla benim oynamaya gideceğim günü bekliyorlarmış. Nazmiş her gün bizim odaya gelip ne zaman gelebileceğimi soruyordu ben de bakalım sürpriz diyordum (laf aramızda ben de bilmiyordum.) Özetle bugün dersim yoktu ve sevgili küçük arkadaşımın -rahat giyinmem konusundaki- tembihleri üzerine eşofmanlarımı giyip, sırt çantama da şekerleri doldurduğum gibi çıktım yola. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar Faden ablam da Nazmiş de yalnızca bir kere arabayla gittiğim evlerini bulamayacağım konusunda hemfikir olsalar da ben Uşak'ın ara sokaklarında kaybolmayı sevdiğim için önemsemedim, ayrıca yön konusunda fena değilimdir, kodlarım hep giderken o nedenle bir kaç ufak sapma haricinde kaybolmadan buldum evi. Ve camı tıklamamın akabinde günüm şöyle devam etti; Nazmiş içerden;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kim o?&lt;br /&gt;-Kilimciii! &lt;br /&gt;-Ablaaa biri geldiiii..!!&lt;br /&gt;-Kilimlerim vaaaa..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimki havalara uçtu beni görünce, benim niyetim eve girmeden direkt oyuna geçmekti ama Nazmiş okuldan yeni gelmişti ve yemek yemesi gerekiyordu. Eve girdim, yemek hazırlanırken onun ders kitaplarını inceledim biraz, defterlerine baktım. Bütün notlar el yazısıyla tutturulmuş, bizim ayrıca bir&amp;nbsp; Güzel Konuşma ve Yazma dersimiz olurdu, şimdi neden böyle oluyor anlamadım. Sonra Nazmiş'in resim ödevi varmış, öğretmeni bir mâni vermiş bunu resmet diye;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dere akıyor dere&lt;br /&gt;Nere gidiyor nere&lt;br /&gt;Dere al götür beni&lt;br /&gt;Yarimin olduğu yere&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik, iki tepe ve aralarına batmakta olan güneş çizdik, dağların yamacından bir dere akıyor, taa kaynağında oğlan, bir diğer ucunda da kız bulunuyor, ben kaba taslak çizdim. Boyadık birlikte, kız ve oğlanı Nazmiş çizdi. Uzakta olanı küçük yakında olanı büyük çizmesi gerektiğini söyledim. Sonra aklıma bir fikir geldi. Bu iki aşık ağlasın mı Nazmiş, göz yaşları dereye karışsın mı dedim. ''Aa evet evet, karışsııın dedi.'' sonra mavi mavi göz yaşlarını karıştırdık dereye. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, sofraya oturduk biraz atıştırdık ve sokağa çıktık nihayet. Bu arada bir kaç arkadaşla önceden müşerref oldum ben. Kapıya gidip görücüye çıktım ''işte tuuba ablam bu'' diye. Herkes toplanınca önce onların isimlerini, yaşlarını ve okullarını öğrendim. Sonra ''Adım Tuba, üniversite 4. sınıf öğrencisiyim. Nazmiş'in annesinin çalıştığı yurtta kalıyorum ve Nazmiş'in arkadaşıyım. Sizinle oyun oynamak üzere geleceğime dair söz verdiğim için buradayım'' dedim. :) Çocuklardan biri Nuri Şeker İlköğretim okulunda okuyormuş. ''Nuri Şeker kim?'' dedim,''bilmiyorum'' dedi. ''Uşak'taki şeker fabrikasını biliyor musun?'' dedim. ''Evet'' dedi. Bu fabrikanın Türkiye'nin ilk Şeker Fabrikası olduğunu ve kurucusunun da &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_%C5%9Eeker"&gt;Nuri Şeker&lt;/a&gt; olduğunu söyledim. Sonra sayıştık ve oyuna geçtik. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun şahaneydi. 9 canlı çocukları vuramadıkça yerlere mi atmadım kendimi, neler yapmadım aman Yarabbi o hallerimi görmeliydiniz. Off hele de oyun sırası bizdeyken, özellikle de ortada ben varken, afacanlar hemen vurdular beni. Çok eğlendik, bolca güldük en nihayetinde yorulduk. Mola anında günler önce hazırladığım şekerlerimi dağıttım. Tek tek teşekkür etti hepsi, Nazmiş'in ablası Pınar'la ben de aldık birer tane, dizildik kaldırıma şekerler ağzımızda. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf çektik bir dolu, şarkılı yerden yüksek oynadık. Sonra..&lt;br /&gt;Sonra evli evine, köylü köyüne..&lt;br /&gt;Öğrenci mi?..&lt;br /&gt;O yurduna.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-soygV-1thUA/TozMKbC7tvI/AAAAAAAAAvg/Ivsl22Va3hs/s1600/Foto%25C4%259Fraf914.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-soygV-1thUA/TozMKbC7tvI/AAAAAAAAAvg/Ivsl22Va3hs/s200/Foto%25C4%259Fraf914.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Jk5w4-K14eM/TozMLivalgI/AAAAAAAAAvk/I6cGnN3jDR8/s1600/Foto%25C4%259Fraf915.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-Jk5w4-K14eM/TozMLivalgI/AAAAAAAAAvk/I6cGnN3jDR8/s200/Foto%25C4%259Fraf915.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6d9xsM1yP1k/TozMMX7L-cI/AAAAAAAAAvo/Vk87m6YsRQA/s1600/Foto%25C4%259Fraf925.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-6d9xsM1yP1k/TozMMX7L-cI/AAAAAAAAAvo/Vk87m6YsRQA/s200/Foto%25C4%259Fraf925.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Sy7Bbyd0TKk/TozMNTfiSxI/AAAAAAAAAvs/swJEelcMOOU/s1600/Foto%25C4%259Fraf927.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-Sy7Bbyd0TKk/TozMNTfiSxI/AAAAAAAAAvs/swJEelcMOOU/s200/Foto%25C4%259Fraf927.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-owv2zoWmjiM/TozMOZjU7VI/AAAAAAAAAvw/6VDlaFVF2GU/s1600/Foto%25C4%259Fraf931.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-owv2zoWmjiM/TozMOZjU7VI/AAAAAAAAAvw/6VDlaFVF2GU/s200/Foto%25C4%259Fraf931.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-E4bAwMJPsZY/TozMPqBsA2I/AAAAAAAAAv0/CBzblUac-6c/s1600/Foto%25C4%259Fraf942.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-E4bAwMJPsZY/TozMPqBsA2I/AAAAAAAAAv0/CBzblUac-6c/s200/Foto%25C4%259Fraf942.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-bJ0graLbKaE/TozMQ-F_LxI/AAAAAAAAAv4/7O3M_cdyt5Y/s1600/Foto%25C4%259Fraf943.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-bJ0graLbKaE/TozMQ-F_LxI/AAAAAAAAAv4/7O3M_cdyt5Y/s320/Foto%25C4%259Fraf943.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1249700339807725562?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1249700339807725562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1249700339807725562&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1249700339807725562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1249700339807725562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/10/yakar-top.html' title='Yakar top'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-soygV-1thUA/TozMKbC7tvI/AAAAAAAAAvg/Ivsl22Va3hs/s72-c/Foto%25C4%259Fraf914.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5231633699933247607</id><published>2011-09-27T22:25:00.000+03:00</published><updated>2011-09-27T22:25:14.910+03:00</updated><title type='text'>Muhasebe-i Umumiye</title><content type='html'>Ben biliyordum henüz birinci sınıfta iken bu dersin başıma bela olacağını. Hayır dersin adı yukarıdaki gibi olsa bi ihtimal sevimli gelebilirdi bana.. Ama yok; ne imiş efendim bu baş belası ders; Genel Muhasebe...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhasebe işlemlerinin tamamen bilgisayarlar tarafından yapıldığını, benim ezberlemem gereken&amp;nbsp; hesap kodlarının zihnimde boş yere yer kaplayacağını, bu eğitimi almadan da pekâlâ altından kalkılabilecek bir konu olduğunu(pratik anlamda) kaldı ki akademik hayatıma kısmetse Sosyoloji alanında yön vermek istediğimi eklersem hâli pür melâlimi anlatmaya kâfidir sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoca diyor ki; alttan alanlar, demek ki bir yerlerde hata yapıyorlar. Kitaptan ilk 80 sayfa yalanıp yutulsun.. İyi de sayın hocam, bana, bu derse hayatımın hangi aşamasında ihtiyaç duyacağımı mantıklı bir şekilde anlatmanız gerekecek evvelâ. Yahu istemiyorum öğrenmek falan. Diyorsunuz ki KPSS kursuna yazılmayın boşuna, dersi dinleyin bedava KPSS. E kim dedi size benim memur olmak istediğimi? Nasıl bir düz mantıktır bu? Saçma sapan bi yığın hesap kodu, defter, cetvel neden zihnimde yer işgal etsin, bilgisayarların işi o huuu!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceksiniz ki sen istemiyor olabilirsin, isteyenleri ne yapalım? Seçmeli olsun bu ders, Genel Muhasebe dersini almak isteyen alsın, bana ilişmeyin yeter ki. Bu sene vermek zorundayım artık evet ama, yok, içimde en ufak bir aşk u şevk kırıntısı yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın mis gibi, Siyaset Sosyolojisi, Türk Siyasal Hayatı, Siyasal Sistemler, Postmodernite ve Küreselleşme, vs. gibi şahane mi şahane, beni akademik hayatım boyunca ilgilendirecek olan derslerim var. Bırakın da onlara yoğunlaşayım, gül gibi geçinip gidelim, geçip gidelim dersleri. Desem.. Bir kulaktan girmez ki diğer kulaktan çıksın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlamak istiyorum heyhât!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5231633699933247607?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5231633699933247607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5231633699933247607&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5231633699933247607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5231633699933247607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/muhasebe-i-umumiye.html' title='Muhasebe-i Umumiye'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-803719246913298628</id><published>2011-09-25T01:07:00.000+03:00</published><updated>2011-09-25T01:07:56.151+03:00</updated><title type='text'>Yaban</title><content type='html'>''Ya ben ya tarla dedi'' İbrahim, Gülcan'ına.. ''Gitmem gerek..''&lt;br /&gt;Tarla umrunda değildi Gülcan'ın gitme dedi, gitme.. Kararlıydı İbrahim, ertesi gün düşecekti yollara, gurbet ellere.. Para kazanıp dönecekti, alacaktı tarlasını geri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitti.. Sayılı gün geçti evet.. Ama nasıl geçti, Gülcan bildi.. Aç kaldı, evsiz kaldı, yalnız kaldı.. Kimse bilmek istemedi, İbrahim hiç bilmedi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döndü.. Toprağına, eşine yavrusuna döndü İbrahim.. Köyünden toprağını kurtarmak için gittiği gurbet ellerde kalmıştı bir yanı.. Her şey rahatsız ediyordu artık, musluksuz ev, gaz lambası.. Hani neredeydi, şıkır şıkır avizeler, açılıp kapanan tuşlar? Neredeydi musluk? Masa üstüne saat almıştı, neredeydi masa? Bir Gülcan'ı düşünüyordu, bir de Avrupalı hanımları.. Nasıl kapanırdı ki bu fark?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevindi Gülcan, toprağı ekeceklerdi yine,boy boy olacaktı mahsulleri..Biçeceklerdi, birlikte el ele.. ''Belimizi bi doğrulttuk mu traktör alırız'' diyordu, ''artık kimse belimizi bükemez.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişmişti İbrahim'in hayalleri, otomobil alacaktı. Medeniyete ''yaban'' kalmayacaktı. Musluğu olan, lambası yanan bir evde yaşayacaktı. Kasaba falan yetemezdi artık ona, büyük şehirde yer bulacaktı kendine. Bir daha gidecek ve tüm bunları sağlamış olarak dönecekti Gülcan'ına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/QsEpB0Nu6Jc?fs=1" width="459"&gt;&lt;/iframe&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitti İbrahim.. Duymadı.. Hiç bilmedi.. Yazamadı o mektubu, gönderemedi..&lt;br /&gt;Esir düştü medeniyete..&lt;br /&gt;Yaban kaldı toprağına..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-803719246913298628?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/803719246913298628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=803719246913298628&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/803719246913298628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/803719246913298628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/yaban.html' title='Yaban'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/QsEpB0Nu6Jc/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-2833943628007694457</id><published>2011-09-22T00:16:00.002+03:00</published><updated>2011-09-22T00:54:38.930+03:00</updated><title type='text'>Daha..</title><content type='html'>''Bir dolap dolusu ayakkabınız var ama yetmiyor değil mi? Koleksiyonunuza hemen yenilerini ekleyin!''&lt;br /&gt;Sanal âlemde fırlamadık yer bırakmayan reklamlardan sadece biri.. Diyor ki bana;&lt;br /&gt;''Ah şaşkın ah! Dolap dolusu ayakkabının olması gerekiyor hatta öyle dolu olmalı ki dolap, yetmemeli sana, koleksiyonuna yenilerini eklemelisin bir ân önce ne duruyorsun!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamlarda bir şey dikkatimi çekerdi ve hep düşünürdüm, her hangi bir marka ürünün (otomobilden tutunda diş macununa kadar) en iyisi bu, bundan daha iyisi yok, bir tane tek tane türünden sloganlarla çıkan reklamların aynı firma biraz daha üstün özellikli bir ürün çıkardığında aynı sloganları tekrar etmesi çok ironik gelirdi. Kendini de inkâr ediyor oluyorlardı bir nevi. Sonra bir slogan buldular ve dediler ki '' Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bizler hep o daha iyiyi bekler olduk, daha iyiye ulaşamadıkça çıldırdık, kendimizden geçtik.. İnsan içine çıkamaz olduk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha kıvırcık saçlar, daha pürüzsüz ciltler, ah o fit vücutlar..&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Daha ince kadın, ince kadın güzel kadın, Bihter gibi kadın, Hürrem gibi kadın.Hep daha fazlası.. Daha fazla ayakkabı, daha fazla çanta, takılar, giysiler fazla fazla, çeşit çeşit, enva-i çeşit..&lt;br /&gt;Daha ince ekran, çözünürlüğü daha fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha güzel, daha karizmatik, daha zengin, daha..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mutsuz..&lt;br /&gt;Daha umutsuz..&lt;br /&gt;Daha yoksun..&lt;br /&gt;Pür yoksun..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-2833943628007694457?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/2833943628007694457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=2833943628007694457&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2833943628007694457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2833943628007694457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/daha.html' title='Daha..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-2342325108392488693</id><published>2011-09-19T21:28:00.001+03:00</published><updated>2011-09-19T22:19:16.393+03:00</updated><title type='text'>Uzun uzun..</title><content type='html'>Hayatımın, Şehr-i Uşşâk'daki akademik kısmının son yılını geçirmek üzere yollara düştüm bir kaç gün evvel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüslerde genelde cam kenarını tercih ediyorum lâkin, benim ihtiyârıma bırakılan klima haricinde öndeki şöfer amcanın ihtiyârında olan klimaların, muavin arkadaşa ''bunlar sürekli çalışacak mı'' uyarısında bulunduğum ve ''tamam kapatırız'' cevabını aldığım halde beni rahatsız edecek kadar bir süre açık bırakılması ve kapatılmasından sonra da bu kez ısıtıcıların çalıştırılmasıyla yarı titrer yarı terler vaziyette geçirdiğim otobüs yolculuğunu yanan bir geniz ve akan bir burunla noktaladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün ders kaydı ve onayı işlemlerini hallettikten sonra da sevgili oda arkadaşım Hamide'yle kayıtlı olduğum hekime hanımda aldım soluğu. Genzim yanmaya başladığında genelde periyodik anlamda gününü aksattığım enjeksiyonum 1200 ünitelik Deposilin'i yazdırmaya koşarım. Doktor hanıma şikâyetimi anlatır ve Deposilin yeterli gerçi ama belki ilaveten bir ilaç verme gereği duyarsınız diye ukâlalık yapmaktan da geri durmam. ''çok biliyorsan gelme'' gibi bir tepkiyle karşılaşmam çok olası ama yaşamadım henüz öyle bir şey. Doktor hanım aynen dediğim gibi Deposilin rahatlatır seni dedi ve ilaveten A-ferin verdi. Aferin valla iyi geldi. :)&lt;br /&gt;Bugün kahvaltıdan sonra gittik hastaneye. İğne sıramı beklerken koridoru inleten çocuk çok güldürdü bizi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Anneeee ben gidiyooooom!! Ben bilmiyo muyum sanki kaç kere iğne olduuoooooom! Acıtıcak işteeeee! kan man vermeeeeem! Ya bananeeeee! Başlarım ben böyle işe gidiyooooom!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesi tuttu kolundan paşa paşa verdi tabii. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra benim enjeksiyon sıram geldi, hemşir beyefendiyle aramızda bi Jetokain münakaşası oldu ama orayı atlıyorum şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava sıcaktı işimiz bitti ve kendimizi hemen yurda attık. Doğruca da Faden ablamızın yanına çıktık, limonata yapmıştık Hamide'yle birlikte, içelim buz gibi diye alıp yanlarına gidecektik. Başı çok kalabalıktı ama bi baktım benim Nazmiş gelmiş annesinin yanına, hemen kaçırdık onu oradan bizim odaya geldik. Oturup muhabbet ederken bir ara gözüme rulo halinde fon kâğıtları çarptı ve aynı anda şimşek çaktı. :) Ne zamandır denemeyi çok istediğim ama fon kâğıdım olmadığından bir türlü deneyemediğim kağıttan oyuncak videosunda hayranlıkla izlediğim oyuncağı yapmaya karar verdim. Fon kağıdı, bant, makas hepsi var. ''Bak Nazmiş ne yapıcam şimdi sana'' dedim ve jeton da düştü.. En önemli malzeme, cetvel yok..! Cantimetrik ölçümler ve çizgilerin doğrusal olması önemli yoksa işe yaramaz yapacağım şey. Yurtta kimse yok, cetvelsiz olmaz hay Allah derken bizim Nazmiş'in yüzü de düştü.''Aa dedim internette var mıdır ki cetvel?'' Dedim, baktım ve de buldum.:) Hemen bir kâğıda, 3, 4, 5, 12 ve 24 cm'leri işaretledim. Ve başladım videoyu izleyerek yapmaya. Nazmiş'e sürpriz olacağı için baktırmadım ama maalesef okul zamanı geldi ve göremeden gitti. İşte bu kadar uğraşıp A4 kâğıdından cetvelimle çiziktirip yapmaya çalıştığım oyuncak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="450" src="http://www.elbiseleri.org/player/player-1232925856508.swf" width="535"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="height: 1px; left: -90px; overflow: hidden; position: absolute; top: -90px; width: 1px;"&gt;&lt;a href="http://www.videokedisi.com/" target="_blank" title="video facebook"&gt;video arama motoru&lt;/a&gt; &lt;a href="http://facebookvideoindir.gen.tr/" target="_blank" title="video download"&gt;video paylas&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://facebookvideoindir.gen.tr/kagittan-oyuncak-yapimi.html" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Kağıttan Oyuncak Yapımı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Times,&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bakalım beğenecek mi? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-2342325108392488693?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/2342325108392488693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=2342325108392488693&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2342325108392488693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2342325108392488693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/uzun-uzun.html' title='Uzun uzun..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-757084618941671248</id><published>2011-09-15T00:57:00.000+03:00</published><updated>2011-09-15T00:57:24.208+03:00</updated><title type='text'>Beyoğlu Sahaf Festivali</title><content type='html'>Gittim.. Koca iki gün, didik didik ettim.. Yetti mi? Asla...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlarca sahaf, arşivci, koleksiyoner adı her neyse bir araya gelmiş.. Plaklardan gelen hafif cızırtılı, kulağı tırmalamak şöyle dursun okşayan, insanın içinde duyumsadığı müzikler eşliğinde enva-i çeşit kitabın, sahifenin, eski kartların arasında dolaşmak.. Hiç tanımadığın insanların siyah beyaz fotoğraflarına bakmak.. İnsanı alıp başka bir yerlere götürüyor hakikaten.. Ben çok net bir şekilde anladım ki biraz geç gelmişim bu dünyaya. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasvir-i Efkâr gazetesine dokundum, okudum. Arnavutluk ve Avusturya Devletleri Politikası başlıklı bir yazı vardı. Elime aldığım her kaynağı dakikalarca inceledim. Aah ah, o belgelerin hepsine sahip olabilmeyi arzu etti tabii ki gönül ama nerdee.. Sahaf amca beni önce edebiyat öğrencisi sandı, sonra tarih. Bölümümün Kamu Yönetimi olduğunu söyleyince, ''aferin okuyorsun ama bayaa'' dedi. Bana her türlü memur kayıtlarının tutulduğu &amp;nbsp;bir ''Salnâme(yıllık)'' örneği gösterdi. Döneminin yolsuzluklarını kaleme alan bir seraskerin hatıratı geçti elime ki aman Allahım.. Fiyatını sordum, tam geri duruyordum ki öğrenciye yarı fiyat dedi sahaf amca. Alabilecek durumdaydım aslında ama o süre içinde, Tayyip'in kredisi ve babamın emeklisiyle geçinen henüz ekonomik özgürlüğüne tam anlamıyla kavuşamamış bir yurdum öğrencisi olduğumu düşününce dur dedim, dur. Hayır. Daha zamanı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-WRguvkmGoxc/TnEgvt93N8I/AAAAAAAAAvY/UcdNGY80ZeM/s1600/IMG.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-WRguvkmGoxc/TnEgvt93N8I/AAAAAAAAAvY/UcdNGY80ZeM/s200/IMG.jpg" width="146" /&gt;&lt;/a&gt;Bütçeme uygun olacağını düşündüğüm kitaplar arasından bir tanesi ilişti gözüme sonra. Uşşâkizade Halid Ziya adını görünce bir yarı Uşak'lı olarak atıldım.. Dedim ki kendime; ''bunu almalısın, şimdi tam zamanı..! daha ne duruyorsun..!'' Baktım, emekli mali müşavir olduğunu öğrendiğim sahaf amca da sevdi beni, hevesli olduğumu da gördü. Acıklı bakışımı takınarak minik bir pazarlık konuşmasıyla kitabın çantamdaki yerini almasını sağladım.:) Halid Ziya'ya ait, Mezardan Sesler adlı, 1307 İzmir basımlı eser artık benim ellerimde, üstelik ilk baskı..! ( Yanda görüldüğü üzere kitabın kapağında bir de not bulunuyor, sanırım Fransızca.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittiğim ilk gün bir kaç eski kartpostal ve Edgar Allan Poe, Jack London, İmam Gazzali'ye ait üç kitap aldım.&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&amp;nbsp;Arthur Schopenhauer'ın Aşkın Metafiziği adlı kitabının Selahattin Hilav çevirisini aradım ama bulamadım. Baskısı durdurulduğu için hiç bir yerde yok, eski kitaplar arasında bulurum bir ümit dedim ama yok, yok.. Timurtaş Hoca'nın Osmanlıca gramer kitabına da baktım, sordum. O da yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Özetle; doyamadım, doyamadım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-757084618941671248?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/757084618941671248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=757084618941671248&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/757084618941671248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/757084618941671248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/beyoglu-sahaf-festivali.html' title='Beyoğlu Sahaf Festivali'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-WRguvkmGoxc/TnEgvt93N8I/AAAAAAAAAvY/UcdNGY80ZeM/s72-c/IMG.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3317441739693942375</id><published>2011-09-13T20:40:00.000+03:00</published><updated>2011-09-13T20:40:58.360+03:00</updated><title type='text'>Abidevi Gezi</title><content type='html'>Hikâye &lt;a href="http://tarihiturkiyeturkcesi.blogspot.com/"&gt;Tarihi Türkiye Türkçesi &lt;/a&gt;adlı blogu izlemeye başlayıp kendimce nacizane yorumlar bırakmama kadar uzanıyor. Blogun değerli sahibesi de beni izliyormuş meğersem. Sevgili Nesrin ablam bir gün bana mesajla Osmanlıca Bilenler ve Öğrenmek İsteyenler adlı gruba katılım daveti yolluyor. Birbirimizi ekliyoruz ve grubu izlemeye alıyorum. Etkinliklere, paylaşılan belgelere bakıyorum hakikaten öğretici, faideli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben üye olduktan bir kaç gün sonra bir etkinlik oluşturuluyor. Şehzadebaşı, Vefa, Süleymaniye ve güzergâh üzerinde bulunan sair mekânlar ziyaret edilecek. kitabeler, mezar taşları okunmaya çalışılacak, bilgiler verilecek. Ne şahane bir etkinlik bu Ya Rabbi..! diyorum amma ve lâkin tedirginim. Grup üyelerini tanımıyorum, etkinlik neleri kapsıyor bilmiyorum. Bu nedenle bir mesajla tüm kaygılarımı aktarıyorum Nesrin ablama. Kendisinin gelip gelemeyeceğini öğreniyorum çünkü bloglardan da olsa tek aşina olduğum kişinin katılımı büyük önem arz ediyor benim için. Sonra Nesrin ablamın taa Kocaeliden kalkıp geldiğini, ve tanımama durumunun herkes için geçerli olduğunu öğreniyorum. Rahatlıyorum. Yeterince asosyal biri olarak hiç tanışmadığım insanlarla semt semt gezecek olma fikri çok heyecanlı geliyor. Gayet normal evet ama benim için önemli bir adım halini alıyor bu etkinlik. Hocanın sorduğu soruyu net bir şekilde cevaplayabilecek durumdayken tırsıp elimi kaldıramadığımı itiraf edersem şu yukarıdaki büyük adım olayı daha net anlaşılır sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup hocası diyor ki; Gezi, İstanbul Üniversitesi, Abidevi Kapısı'ndan start alacak. Orada buluşulacak. Şimdi evet büyük bir kapı var, hani anıtsal olan ama acaba bilmediğim bir kapı daha mı var diye minik bir araştırma yapıyorum gitmeden evvel. Nesrin ablayla biz buluşma saatinden biraz daha erken, Bayezid Camii avlusunda buluşuyoruz. Oturup minik bir konuşma faslının ardından grup rehberi Fatih hoca beliriyor kapıda. Onunla da ayak üstü tanışıyoruz ve buluşma noktasına geçiyoruz, grubun diğer üyeleri birer birer geliyor bu arada. Abidevi kapı da herkeste tedirginlik yaratmış bir bir itiraf ediliyor. :) O abidevi kapıdan başlıyoruz bilgilenmeye, Memnune hanım'ın T.C yazılı yerin altındaki Abdülaziz Tuğrasını göremediğini ısrarla söylemesi üzerine gülüşüyoruz. ''Abdülaziz'in tuğrası da orada'' ''Aa nerede, göremiyorum ben'' ''Zaten görünmüyor T.C kabartmasının altında'' ''Ama hani göremiyorum..!''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehzadebaşı Camii sütunlarındaki bilezik kısımlara tutulmuş, Sülüs yazılar (genelde büyük afetler yazılırmış, yangın haberiydi bizim okuduğumuz), Yine aynı camiide Mimar Sinan'ın yerleştirdiği Evliya Çelebi'nin teyid ettiği İstanbul'un geometrik orta noktası kabul edilen tarihi granit, Patrona Halil İsyanı'nın başladığı hamam, Vefa semtine adını veren Ebûl Vefa Hz. 'nin Külliyesi, ziyaret ettiğimiz tüm külliyelerin, bölümleri (matbah, tabhane, hazire, medrese, vs.) hakkında da minik bilgiler, Süleymaniye Camii'deki güneş saati ve muvakkitinin imzası, Bozdoğan Su Kemeri (Valens) 'nin uzantısını, bittiği noktayı -ki çok merak ederdim-, Ekmekçizade Ahmet Paşa Medresesi, Kadı Hüsameddin Çamaşırcı Hacı Mustafa Efendi 18 Sekbanlar Camii ( Türkiyenin en uzun isimli camiisi imiş.), Atıf Efendi Kütüphanesi, bilmiyorum atladığım bir yer oldu mu, tüm bunları ilk kez gördüm. Bayezid'den Süleymaniye'ye geçerken uğraşıp okuyamadığım kitabeler vardı (sadrazam kaptan-ı derya basmacızade ibrahim paşa camii kitabesi imiş onlar da), onuları da okuttum hocamıza, çok mutlu oldum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzel insanlarla tanıştım. Farklı şehirden gelenleri ve özellikle hasta yatağından kalkıp gelmiş Memnune hanımı görünce etkinliğe katılmamış olmanın ne kadar büyük bir kayıp olacağını anladım.&lt;br /&gt;Blog bir kez daha güzel bir insanla tanışmama vesile oldu, iç güzelliği yüzüne aksetmiş Nesrin abla..&lt;br /&gt;İyi ki o yorumları bırakmışım bloguna ve iyi ki o mesajı yazmışsın bana..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3317441739693942375?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3317441739693942375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3317441739693942375&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3317441739693942375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3317441739693942375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/abidevi-gezi.html' title='Abidevi Gezi'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-347579905811746795</id><published>2011-09-13T00:27:00.001+03:00</published><updated>2011-09-13T00:29:52.038+03:00</updated><title type='text'>Hala kamp</title><content type='html'>Bir haftadır halamdaydım. Küçükken neredeyse her yaz epeyce bir vakit kalırdım yanında. ''Büyüdün tabi bizi beğenmiyorsun artık, ben seni hâlâ çok seviyorum ama sen beni sevmiyorsun eskisi kadar'' diye kinaye eder olmuştu son zamanlarda. Elbette ki sevgimde azalma yok ama bir türlü fırsat bulamadık karşılıklı olarak. Kendisi de kızının yanında yaşıyor nadiren geçebiliyor evine. İkimiz içinde güzel bir hafta oldu özetle.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi ben normalde kendi evimizde yeme içme konusunda bizimkileri bıktırdığım için onlar da pes etti, uğraşmıyorlar. Tabağı didikleyip kalkangillerdenim, yahut hiç dokunmam, yemek gerisin geri.. İştahsızım, ezelden beri..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Halam da bu huyumu biliyor ama pes etmek şöyle dursun sadece kahvaltı için hazırladığı tabak benim üç günlük kahvaltıma denk geliyor. Ağzıma aldığım lokmayı dakikalarca çiğnemeden yutamadığımı da eklersek (bu konuda rekorum bile var), &amp;nbsp;yaklaşık bir kaç saati sofrada geçiriyoruz. Meyve tabakları, mısır, ara öğünler bunları saymıyorum bile. Daha uzun kalsam kilo almam kaçınılmaz. Hatta almış bile olabilirim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sofrada geçirdiğimiz zamanlardan artan vakitlerde de bolca sohbet ettik, arada dışarı çıktık, kitap okudum, beğendiğim yerleri halama da okudum. Halamın saçlarını boyadım. İlk denemem de olsa fena sayılmazdı. Uyku düzenim Ramazan'da alt üst olmuştu, ona ayar çektik azıcık, falan feşmekân..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gece de birlikte uyuduk. Uykuya gitmeden önceki sohbetlerimiz de güzeldi.. Arada da olsa kendi evine geçebilmek çok iyi geliyor halama. Kızı bırakmak istemiyor. İşte ben yanında kalınca bir haftalık bi nefes arası oldu halam için. Onu çok üzen olaylar da vardı bu ara, anlattı anlattı.. Teselli, teskin bir yere kadar yaşamadan tam olarak anlayabilmem elbette mümkün değil. Ama özellikle de geceki sohbetlerimizde göz kapaklarımın gittiği anlarda bile dinlemiyor izlenimi vermemeye özen gösterdim. Hatta bir kere konuşma bittiği halde aradan zaman geçtikten sonra yarı sayıklar bir vaziyette ''üzülme hala, boşver'' gibi cümleler kurmaya devam etmişim. Sabah anlattı çok güldük. Tabii ben otomatiğe almıştım düzenli aralıklarla söylüyordum o cümleleri dedim ben de. :))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kampım, ailecek gidilmiş bir Heybeli Ada pikniğiyle sona erdi. Son, yorucu oldu ama şahaneydi.. Oradan da eve geçtim ben, halamla ayrılırken üzüldük, bir hafta da olsa alışıveriyor insan, ayrılmak başka bir zor oluyor..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Halama gitmeden önce üyesi olduğum facebook gruplarından birinin davetine icabet ederek çok güzel bir gün geçirmiştim, yazmaya fırsat bulamadan gittim. Anlatmaya değer bulduğum için yazacağım ilk fırsatta..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-347579905811746795?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/347579905811746795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=347579905811746795&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/347579905811746795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/347579905811746795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/hala-kamp.html' title='Hala kamp'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1902888412697228791</id><published>2011-09-02T17:56:00.004+03:00</published><updated>2011-09-02T17:59:10.233+03:00</updated><title type='text'>Kimine bayram, kimine gam..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-yb_5WLCULso/TmDtG-TEElI/AAAAAAAAAvU/nNtLmR9s_Vk/s1600/kms.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="192" src="http://2.bp.blogspot.com/-yb_5WLCULso/TmDtG-TEElI/AAAAAAAAAvU/nNtLmR9s_Vk/s200/kms.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; line-height: 14px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Dilâ iydest herkesî desti yâri hîş bûsed&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Garibem bîkesem men desti ğam ğam desti men bûsed…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ey gönül..! Bayramdır herkes sevdiğinin elini öpüyor, ben ise garibim, kimsesizim, ben gamın gam da benim elimi öpüyor…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1902888412697228791?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1902888412697228791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1902888412697228791&amp;isPopup=true' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1902888412697228791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1902888412697228791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/09/kimine-bayram-kimine-gam.html' title='Kimine bayram, kimine gam..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-yb_5WLCULso/TmDtG-TEElI/AAAAAAAAAvU/nNtLmR9s_Vk/s72-c/kms.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7832718277525974855</id><published>2011-08-29T03:28:00.000+03:00</published><updated>2011-08-29T03:28:51.694+03:00</updated><title type='text'>Son sahur..</title><content type='html'>Her ne kadar yılda bir ay kadar bir süre sokaklarımızı şenlendiren (azıcık ahenkli çalsalar daha güzel olacak) davulcu abileri sevmeyenlerimizin sayısı azımsanmayacak kadar çok olsa da çeşitli sebeplerden mütevellid, Ramazan ayının en fantastik yanı olduğunu düşündüğüm gecenin bi vakti sokaktan gümbür gümbür davulcu geçmesi olayı bende hâlâ aynı heyecanı uyandırmakta. Çocukluğumdakinin tıpkısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim bu Ramazan da heyecanla davulcu abiyi beklemiş ve bizimkilere ilk sahur jesti yapmıştım. Güzelim ay geçti gitti. Sahur vakti evlerde oluşan telaş, iftar vakti şerefelerin yanmasıyla, Allahuekber nidasıyla sofralardaki yerimizi almak ve o anki sessizlik.. Ay aman, Ramazan git gide uzun günlere denk geliyor nasıl tutacağız dedik durduk ama geçti gitti işte, tüm güzellikleriyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayda orucu nasıl tuttuğumuz değil, nasıl açtığımızdı önemli olan.. Bunu idrâk edip hakkıyla yerine getirebilene vallahi aşk olsun.. Beni niye çağırmadın ayol?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sahur dedik yaa, şimdi gidip bizimkilere bi jest daha yapacağım. Hep birlikte son kez sahurumuzu yapıp orucumuza niyetleneceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davulcu da son kez geçti, rahat uyuyun dostlar.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7832718277525974855?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7832718277525974855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7832718277525974855&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7832718277525974855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7832718277525974855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/son-sahur.html' title='Son sahur..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8187285338527079565</id><published>2011-08-22T16:27:00.000+03:00</published><updated>2011-08-22T16:27:15.448+03:00</updated><title type='text'>En Sık Kullandığım Kelimelerden Karakter Analizim</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: #e6eaef; line-height: 13px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;h2 style="background-color: transparent; color: #666666; font-family: tahoma, sans-serif; font-weight: bold; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblResultTitle" style="color: #333333; display: block; font-style: normal; font: normal normal normal 2.4em/1.6em 'Trebuchet MS', Tahoma, Verdana, sans-serif; letter-spacing: 0.01em; padding-bottom: 0px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 10px;"&gt;Kuralcı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;div id="TYS_resultdesc"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblResultDescription" style="color: #555555; display: block; font-family: tahoma, sans-serif; font-style: italic; font: normal normal normal 1.4em/1.4em 'Trebuchet MS', Tahoma, Verdana, sans-serif; letter-spacing: 0.01em !important; padding-bottom: 10px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 10px;"&gt;Siz kuralları, ilkeleri olan birisiniz. Sizin için belli sınırları olmayan hiçbirşey makbul değil. Sınırlarınızı aşacağını düşündüğünüz insanlara da mesafeniz bu yüzden. Ve yine bu yüzdendir ki ilk tanıştığınız insanlar sizi soğuk ve mesafeli olarak tanımlıyorlar oysa ki siz dostluklara çok önem verdiğiniz için hayatınıza herkesi almıyorsunuz ve arkadaş seçiminde diğer insanlardan çok daha hassassınız. Sizin için birlikte vakit geçirmek ve eğlenmek yeterli bir neden değil arkadaşlık kurmak için. Çevrenizde güveneceğiniz insanlar olsun istiyorsunuz. Bu nedenle iyi ve güvenilir dost denildiğinde sizin isminiz ön sırlarda çıkıyor hep.&lt;/span&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblResultDescription" style="color: #555555; display: block; font-family: tahoma, sans-serif; font-style: italic; font-weight: bold; font: normal normal normal 1.4em/1.4em 'Trebuchet MS', Tahoma, Verdana, sans-serif; letter-spacing: 0.01em !important; padding-bottom: 10px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 10px;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblResultDescription" style="display: block; font-weight: bold; font: normal normal normal 1.4em/1.4em 'Trebuchet MS', Tahoma, Verdana, sans-serif; letter-spacing: 0.01em !important; padding-bottom: 10px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 10px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Facebook'ta arkadaşlarımdan biri paylaşmış bu testi, bu tarz testleri çok severim ben de, her zaman tutmasa da ''aaa, aynen beni anlatmış!'' gibi bir sonucun &amp;nbsp;çıktığı da olmuyor değil. Yukarıda olduğu gibi. Son cümle ne kadar geçerli onu kendim tam olarak kestiremem ama diğer cümleler birebir, işte özetin özetiyle Şahika.. :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblResultDescription" style="display: block; font-weight: bold; font: normal normal normal 1.4em/1.4em 'Trebuchet MS', Tahoma, Verdana, sans-serif; letter-spacing: 0.01em !important; padding-bottom: 10px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 10px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;a href="http://testyourself.tr.msn.com/olcer/karakter%20analizi/Start.aspx"&gt;Test burada.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8187285338527079565?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8187285338527079565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8187285338527079565&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8187285338527079565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8187285338527079565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/en-sk-kullandgm-kelimelerden-karakter.html' title='En Sık Kullandığım Kelimelerden Karakter Analizim'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-611869780707994692</id><published>2011-08-20T02:00:00.000+03:00</published><updated>2011-08-20T02:00:58.087+03:00</updated><title type='text'>Sağ ile Sol</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-3MXZ9VqHc0M/Tk7pVSHenRI/AAAAAAAAAvE/1uUcxuF9L-E/s1600/122240.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-3MXZ9VqHc0M/Tk7pVSHenRI/AAAAAAAAAvE/1uUcxuF9L-E/s200/122240.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Mefhumların kâh gülünç, kâh korkunç maskelerle raksa çıktığı bir karnaval balosu, fikir hayatımız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Tanımıyoruz onları, nereden geliyorlar bilen yok. Fir’avunlara benziyorlar, kalabalığa çehrelerini göstermeyen fir’avunlara. Ve aydınlarımız, o meçhul heyûlâlar için ehramlara taş taşıyan birer köle.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında. Rüyaları o bayraklaştırıyor. Yığınlar onun için yaşıyor, onun için dövüşüyor, onun için ölüyorlar. Mukaddeslerin rengine bürünen bir bukalemun kelime, semâvi kitapların şeytanı. Ve en tehlikelileri, toprağımızda doğmayanlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sol’la sağ, bu karanlık kafilenin öncülerinden ikisi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sol, Latincede meş’um, eski Almancada eğri demek… Cehenneme inen merdiven hep sola bükülür. Sağ, kibar ve imtiyazlı; Rabbin sevgili kulları sağında oturacaklar, diyor Tevrat.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sol’la sağ’ın yeni bir hüviyetle politikaya sıçrayışı, Fransız İhtilali’yle yaşıt.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Napolyon orduları ihtilalin ideolojisini dünyanın dört bucağına taşır; ideolojisini, yani kelimelerini.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Avrupa, Fransa’nın mirasını muhabbetle benimser… aynı manevi iklim ve aynı içtimaî yapı. Önce burjuvazinin bayrağıdır sol, sonra dördüncü sınıfın… hürriyettir, terakkidir, müsavattır. Sağa türbedarlık düşer; türbedarlık, yani ezelî değerlerin bekçiliği.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Hangi ezelî değerlerin? İhtilal, istibdadın tasfiyesiydi; müjdeydi, ümitti, gelecekti. Sağ, daima çekingen, daima korkak, daima sevimsizdir. Çekingendir, çünkü maziyi temsil eder; maziyi, yani keyfiliği, kanunsuzluğu. Korkaktır, zira kanlı imtiyazların ve karanlık istismarların mirasçısıdır. Sevimsizdir, hangi mezarlığı ürpermeden seyredebiliriz? Avrupa’nın son iki yüz yıllık tarihi, sol’un zaferleri sağ’ın hezimetleri tarihidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bize gelince… Hudutlarımızdan salgın bir hastalık gibi girer sol, arazı meçhul bir hastalık. Solcu, ithamların en korkuncu olur… büyüden meş’um, bedduadan netameli bir kelime. Sağ, daha nazlı, daha utangaç bir misafir. Ne zaman gelmiş, bilen yok! Türk adaleti, kimse tarafından benimsenmeyen bu silik ve şahsiyetsiz kelimeyi pek ciddiye almaz. Ve çeyrek asır nebatî bir hayat yaşar sağ.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sol, demokrasinin zaferinden sonra yeni bir bekâret kazanır Avrupa’da, günahlarından arınır. Bizde de kasideler döşenilir, nazenine. Avrupa, bütün cinayetlerini sağ’a yükler. Sağ yakın tarihin ‘’günahkâr teke’’sidir: kilisedir, cehalettir, faşizmdir. Batı’nın en ‘’gerici’’ partileri bu menfur vasıftan kurtulmağa çalışırken, bizde mukaddesatçıların bayrağı olur sağ: Türk’ün âlicenaplığı… Filhakika bu kirli ve karanlık kelimenin dünyada bizden başka şefaatçisi, bizden başka elinden tutanı kalmamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sol-sağ… Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit. Toplum yapımızla herhangi bir ilgisi olmayan iki yabancı. Sol’un halk vicdanında yarattığı tedailer: casusluk, darağaçları, Moskova; sağ’ın, müphem, sevimsiz, sinsi bir iki hayal. Hıristiyan Avrupa’nın bu iblis kelimelerinden bize ne? Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu Ülke / Cemil Meriç&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;i&gt;Üstâda kulak verip, içi boşaltılan kavramların , menşe'lerinden koparılan kelimelerin izini sürmek hepimizin vicdan borcu. Sol ile Sağ'ı okuduk. Epey bir süredir düşündüğüm, bu iki kelimeden birine hapsedilmiş olan sanat mefhumuna yaklaşıyoruz ağır ağır.. Önce kökene inmeli değil mi?&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-611869780707994692?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/611869780707994692/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=611869780707994692&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/611869780707994692'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/611869780707994692'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/sag-ile-sol.html' title='Sağ ile Sol'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-3MXZ9VqHc0M/Tk7pVSHenRI/AAAAAAAAAvE/1uUcxuF9L-E/s72-c/122240.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-352369873290510761</id><published>2011-08-20T01:03:00.000+03:00</published><updated>2011-08-20T01:03:22.357+03:00</updated><title type='text'>???</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span id="goog_49164933"&gt;&lt;/span&gt;''İnsanlara kızmama imkân yoktu, çünkü insanların en kıymetlisi, en iyisi, en sevgilisi bana en büyük kötülüğü etmişti; diğerlerinden başka bir şey beklenebilir miydi? İnsanları sevmeme ve onlara tekrar yaklaşmama da imkân yoktu; çünkü en inandığım, en güvendiğim insanda aldanmıştım, başkalarına emniyet edebilir miydim?''&lt;span id="goog_49164934"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kürk Mantolu Madonna / Sabahattin Ali&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-352369873290510761?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/352369873290510761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=352369873290510761&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/352369873290510761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/352369873290510761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/blog-post_20.html' title='???'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-2705611352349362348</id><published>2011-08-11T16:00:00.007+03:00</published><updated>2011-10-04T18:44:36.578+03:00</updated><title type='text'>Bence hepimiz akbabayız..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1jh0iwtlBdg/TkPQWjnOXVI/AAAAAAAAAuo/GKZwseddISM/s1600/281714_270320489650108_218174761531348_1302832_1020681_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" src="http://3.bp.blogspot.com/-1jh0iwtlBdg/TkPQWjnOXVI/AAAAAAAAAuo/GKZwseddISM/s320/281714_270320489650108_218174761531348_1302832_1020681_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Duyuyorum; ‘’Somali orada açlıktan kırılırken gelin etmeyelim, sofralarımızı donatmayalım, lüks iftar davetleri vermeyelim!’’ diyenler oluyormuş..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Zaten Ramazan’ın ruhuyla alakası olmayan bu ritüelin bizlerde rahatsızlık uyandırması için bir yerlerde çocukların açlıktan onar onar ölmesi gerekiyormuş demek ki..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sofralarımızı enva-i çeşit yiyecekle donatıp, akşam olunca saldırırcasına sofraların başına kurulduğumuz, açlığı anlamak yerine salt ‘aç kaldığımız’ sürece bence hepimiz akbabayız!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hâlâ bir yığın incir çekirdeğini doldurmayacak, sanal sıkıntılarımızdan dert yandığımız sürece bence hepimiz akbabayız!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Tv dizilerinin başından kalkamayıp, sistemin tüket, tüket! Tüketmetmediğin sürece hiçbir değerin yok gözümüzde çığlıkları eşliğinde sokaklara dağılıp çıldırmışçasına tükettiğimiz sürece bence hepimiz akbabayız!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çok üzgünüm, kahroluyorum yediğim her lokma içime oturuyor evet, hepimizde öyle. Ama sanmayın ki birkaç derisi kemiğine geçmiş, gözleri kan çanağına dönmüş, bizlerin şaheserleri olan o çocukların fotoğraflarını paylaşarak azaltmaya çalışacağım öfkemi, teessürümü..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ne kendimizi kandırabiliriz ne de başkasını.. Bizlere takılan gözlükleri atmadığımız sürece, dünyadaki en zengin adamın sadece kendi başına 74 milyar doları olduğu sürece, artık bir şeylere dur demediğimiz sürece, değişimi kendi hayatımızdan başlatmadığımız sürece, kurmalı robotlar gibi her günü birebir tekrar ettiğimiz sürece..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bence hepimiz akbabayız..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-2705611352349362348?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/2705611352349362348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=2705611352349362348&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2705611352349362348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2705611352349362348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/bence-hepimiz-akbabayz.html' title='Bence hepimiz akbabayız..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-1jh0iwtlBdg/TkPQWjnOXVI/AAAAAAAAAuo/GKZwseddISM/s72-c/281714_270320489650108_218174761531348_1302832_1020681_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-64900896714224171</id><published>2011-08-07T16:26:00.001+03:00</published><updated>2011-08-21T04:38:35.936+03:00</updated><title type='text'>Sanat mefhumu..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XNfLajga_Ng/Tj6R6J153II/AAAAAAAAAuk/IPUx-V89tC8/s1600/soru_isareti_gunceran.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-XNfLajga_Ng/Tj6R6J153II/AAAAAAAAAuk/IPUx-V89tC8/s200/soru_isareti_gunceran.png" width="144" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Uzun zamandır kafa yorduğum ama içinden çıkamadığım bir konu var..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Sanat nedir?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Cesaret nedir?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Cesur sanatçı kimdir?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-64900896714224171?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/64900896714224171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=64900896714224171&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/64900896714224171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/64900896714224171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/sanat-mefhumu.html' title='Sanat mefhumu..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-XNfLajga_Ng/Tj6R6J153II/AAAAAAAAAuk/IPUx-V89tC8/s72-c/soru_isareti_gunceran.png' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4014534493682264616</id><published>2011-08-04T13:09:00.002+03:00</published><updated>2011-08-04T13:14:31.113+03:00</updated><title type='text'>Tefekkürün Tarifidir Diyalektik</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white; font-size: 12px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; line-height: normal; margin-bottom: 0.0001pt; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HEFeBTlYF54/TjpufjrbZnI/AAAAAAAAAug/XjlkV9t0cCc/s1600/122240.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-HEFeBTlYF54/TjpufjrbZnI/AAAAAAAAAug/XjlkV9t0cCc/s200/122240.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Çağdaş Batı'nın koyun postuna bürünen kurt kelimelerin­den biri de diyalektik. Diyalektik nedir? "Fikrî gelişmenin gerçekten ilmî bir tarihi, ancak diyalektik materyalizmle açıklanabilir" diyor Plehanov. Ama böyle bir izah, her ilmî izah gibi olayları dikkatle incelemeyi ve gerçeği tanımayı gerektirir. Hiçbir nazariye, hiçbir felsefe, genel olarak ne kadar doğru olursa olsun, böyle bir incelemenin, bu türlü bir bilginin yerini tutmaz. Böyle bir muhtevadan mahrum her nazariye, mumyalaşmış, heybeti içinde kısır bir nass olarak kalır. Diyalektik materyalizmin en büyük düşmanı: nass'cılık. Diyalektik, bir araştırma yöntemidir. Çok doğru.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Yunan'dan Aristo mantığını almakta tereddüt etmeyen İs­lâm, çağdaş Batı'nın diyalektiğinden de faydalanacak elbet­te. Faydalanacak ama, geri kalmış ülkelerin ahmakça hay­ranlığı içinde bir tılsıma sarılır gibi değil. Yeni Osmanlılar,&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;hürriyet diyordu... Avrupa'yı Avrupa yapan hürriyettir. Genç sosyalistler, diyalektik, ilmin son sözü, diyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Diyalektik maddecilik: garip bir mefhum izdivacı. Diyalektik, bir davranış, bir gerçeğe bakış tarzı. Maddecilik, ka­lıplaşmış bir düşünce yani bir nass, ispat edilmesi gereken bir faraziye. İlim maddeci imiş. Ne münasebet! İlim, gerçe­ği, bölerek anlamağa çalışan, sınırlı olmağa mahkûm bir te­cessüs. Karanlık bir ormanda dolaştırılan çıra. Materyalizm veya idealizm gibi küstah ve bütüncü nazariyelerin tehlikeli dünyasına sokulmamalıdır ilim. Bence, diyalektiği zedele­yen başlıca handikap, kuyruk sokumuna iliştirilen materya­list sıfatı. Diyalektik, "değişen"e çevrilen bakış, tezatların il­mi... diyalektik, şüphe. Diyalektik, daima tedirgin, daima uyanık bir şuur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Descartes'ın şüpheciliği, siyasî'nin, içtimaî'nin eşiğinde durur. Korkak bir şüphe. Marx'ın diyalektiği, daha hamleci, daha cesur. Kapital yazarı da Promete gibi, bütün Tanrılara düşmandır, bütün Tanrılara, yani bütün yalanlara. Ama yi­ne de kalıplara iltica etmek zaafından kurtulamaz. Hegel idealistti, Prusya'nın resmî felsefesiydi Hegelcilik. Ödip kompleksi fikir adamlarının ortak zaafı. Marx da "karnı do­yunca annesine tekmeler savuran haşarı bir tay gibi" Hegel'e cephe alır: maddecidir. Marx'ın benimsediği maddeci­lik gerçekte bildiğimiz maddeciliklerden çok başka bir maddeciliktir, ama ne de olsa bir yarı hakikat.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;Diyalektik düşünce, hiç kimsenin inhisarında değildir. Tefekkürün tarifidir diyalektik. Herakleitos'tan Hegel'e, Proudhon'dan Weber'e, Sartre'a, Gurvitch'e kadar, düşüncenin bütün fâtihleri diyalektikçidirler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; font-style: inherit; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; font-style: inherit; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;İman mutlak hakikatlerin dünyası. Tefekkür, şüphenin. İbn Haldun, gerçeği, haber ve inşa diye ikiye bölmüştü. Ne kadar haklı... haber kabul edilir, inşa tahkik. Aklın cevelângâhı olan mahsus dünyada (duyular dünyası) hiçbir mutlağın yeri yoktur. Hiçbir milletin idraki başka bir milletinkinden, hiçbir ferdin zekâsı başka bir ferdinkinden daha üstün değildir. Düşünceye sınır çizilemez. Şüpheden bile şüphe, Diyalektiğin her düşünce için kabul ettiği münakaşa hakkı­nı kendisinden niçin esirgeyelim? Diyalektik tefekkürün tarifidir dedik, doğru. Tefekkürün tarifi, yani düşünceyi mücerretlere hapsedemeyeceğimizi ihtar eden son derece mücerret bir ifşa, bir işaret. Düşünceyi mücerretlere hapset­mek, yani kalıplaştırmak, kemikleştirmek. Hayatla ölüm, gerçekle yalan iç içedirler, hazla elem gibi. Varlık denen esrarlı yumağı ancak diyalektiğin titiz, seyyal dikkati çözebilir. Diyalektik düşünceyi birkaç kaba düstura hapsetmek, diyalektiğe ihanettir. &lt;/span&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;i&gt;Yorulmayan bir cehittir diyalektik: her konuyu ayrı ayrı ve tekrar tekrar ele almak, bütün yönlerini ve bütün yönleriyle kavramağa çalışmak; köküyle, gövdesiyle, dallarıyla. Irmağın kaynaklarına çıkmak ve akışını son durağa kadar izlemek. (işte bu! tarif bu kadar şahane olunca burada yer alması kaçınılmaz oluyor..)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;i&gt;***&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div normal"="" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12pt; line-height: 18px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; outline-color: initial; outline-style: initial; outline-width: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; vertical-align: baseline;"&gt;&lt;i&gt;Bu Ülke, Cemil Meriç..&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4014534493682264616?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4014534493682264616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4014534493682264616&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4014534493682264616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4014534493682264616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/tefekkurun-tarifidir-diyalektik.html' title='Tefekkürün Tarifidir Diyalektik'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-HEFeBTlYF54/TjpufjrbZnI/AAAAAAAAAug/XjlkV9t0cCc/s72-c/122240.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3269903494859710925</id><published>2011-08-02T22:31:00.001+03:00</published><updated>2011-08-02T22:31:55.514+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9KL4rHng0D8/TjhJAOMiwbI/AAAAAAAAAuc/Kv7EC1RudWg/s1600/286233_264163620263997_139243479422679_1282355_2726939_o.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" src="http://1.bp.blogspot.com/-9KL4rHng0D8/TjhJAOMiwbI/AAAAAAAAAuc/Kv7EC1RudWg/s400/286233_264163620263997_139243479422679_1282355_2726939_o.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333; font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif; line-height: 14px;"&gt;Gülsitân-ı dehre geldik reng yok bû kalmamış&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333; font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif; line-height: 14px;"&gt;Sâye-endâz-ı kerem bir nahl-i dil-cû kalmamış&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333; font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif; line-height: 14px;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;(Nâbî)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333; font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif; line-height: 14px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333; font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif; line-height: 14px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; line-height: 14px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Dünya denilen gül bahçesine geldik (ve gördük ki) rengi yok, kokusu kalmamış; kerem gölgesi salan, gönlün arzu ettiği, aradığı bir fidan kalmamış...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3269903494859710925?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3269903494859710925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3269903494859710925&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3269903494859710925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3269903494859710925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/blog-post.html' title='...'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-9KL4rHng0D8/TjhJAOMiwbI/AAAAAAAAAuc/Kv7EC1RudWg/s72-c/286233_264163620263997_139243479422679_1282355_2726939_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-2035671931591447480</id><published>2011-08-01T03:45:00.003+03:00</published><updated>2011-08-01T12:22:02.037+03:00</updated><title type='text'>Benim için tatil?-3</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_HESUtx6vko/TjXk0zABy5I/AAAAAAAAAso/9ZsTvR1w-vs/s1600/Foto%25C4%259Fraf599.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-_HESUtx6vko/TjXk0zABy5I/AAAAAAAAAso/9ZsTvR1w-vs/s200/Foto%25C4%259Fraf599.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Güzel mi güzel geçen misss gibi bir ‘’iki hafta’’yı geride bırakmanın hüznünü tam atlatamadığımdandır ki geleli birkaç gün olmasına rağmen ancak geçebiliyorum blogumun başına..&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bir önceki yazıda bahsettiğim gibi bu kez köyümden değil kıyıdan başladık tatile.. Üstelik uzun bi aradan sonra ilk kez hep birlikteydik.. Kiraladığımız evde hiçbir eksik yoktu.. Balkonunun bir cephesi Karadeniz’i ayaklar altına seriyor bir cephesi de ormanın yeşiline doyuruyordu insanın gözlerini.. Buz gibiydi Karadeniz’in suları, güneş yakmıyor okşuyordu..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu kısa girişten sonra asıl özete geçebiliriz. Oldukça komik bir 12 saatlik yolculuk sonrasında vardık Abana’ya. Arkamızdaki dedenin üç torunuyla girdiği diyaloglara yol boyunca güldük. Çocuklar ‘’Şeymaaa pırtlattı, şeymaaa aaaşık!’’ diye şarkı tutturdukça dedenin girdiği haller görülmeye değerdi doğrusu. &lt;span style="font-family: Wingdings;"&gt;J&lt;/span&gt;&amp;nbsp;Güle eğlene vardık son durağa.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&amp;nbsp;Deniz her zamanki gibi hafiften hırçın olduğu için benim fobim katlandı tabii. Babamın ve kardeşimin tüm ısrarlarına rağmen onların yanına kadar gidemedim. Kıyılarda kendi bulduğum yöntemlerle deniz suyundan tamamen nasiplenmeyi başardım. &amp;nbsp;Bronzlaşmayı her ne kadar seviyor olsam da, güneşlenmekten hoşlanmadığım için ve sevgili cihan-tâb da zaten ‘’akı atlarım karayı katlarım’’ şiârınca beni atladığından mütevellid çokça bir renk değişimi olmadı bende. Olanı kâfi fazlası zarar zaten.&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Wingdings;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Abana’da bir hafta kalmayı planlıyorduk lâkin, 5. günün sonunda sıkılmaya başladık. E akrabalar, kendi köyümüz bizi bekliyor, içimiz içimizi yiyor. Pılımızı pırtımızı topladığımız gibi 5. gün kendi ilçemizde aldık soluğu. Bloga başladım başlayalı anlatıp durduğum köyümü daha fazla anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Erikler, vişneler oooh bahçe sefası deyip deyip fotoğraf koymamak olmaz değil mi ama?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-b-tLQT8f7KA/TjXsMwu6hFI/AAAAAAAAAto/GDuEY_qVc0I/s1600/Foto%25C4%259Fraf632.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-b-tLQT8f7KA/TjXsMwu6hFI/AAAAAAAAAto/GDuEY_qVc0I/s200/Foto%25C4%259Fraf632.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-48vrNcoWV0Y/TjXsRI6SliI/AAAAAAAAAts/EGoBaVNqtsY/s1600/Foto%25C4%259Fraf633.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-48vrNcoWV0Y/TjXsRI6SliI/AAAAAAAAAts/EGoBaVNqtsY/s200/Foto%25C4%259Fraf633.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köye gittiğim günler öğünleri meyve ile savdım. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-v-XXlipADY8/TjXu5DEn5fI/AAAAAAAAAuU/7yPf3FkfgmI/s1600/Foto%25C4%259Fraf644.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-v-XXlipADY8/TjXu5DEn5fI/AAAAAAAAAuU/7yPf3FkfgmI/s200/Foto%25C4%259Fraf644.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fındık dallarımızı yuva edinen tırtıl ailesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-E5nyLtL6rwA/TjXsGbBSPJI/AAAAAAAAAtg/8ZGPB6NdgdE/s1600/Foto%25C4%259Fraf698.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-E5nyLtL6rwA/TjXsGbBSPJI/AAAAAAAAAtg/8ZGPB6NdgdE/s200/Foto%25C4%259Fraf698.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Hilkat-i hârika ben onu çekmeye çalışırken pırlasaydı şâyet telefonu elimden fırlatıp koşabildiğim kadar uzağa koşardım lâkin olmadı öyle birşey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cBYI3RKrhoU/TjXsb_ZukrI/AAAAAAAAAt4/ttoOkhnlbJk/s1600/Foto%25C4%259Fraf658.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-cBYI3RKrhoU/TjXsb_ZukrI/AAAAAAAAAt4/ttoOkhnlbJk/s200/Foto%25C4%259Fraf658.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğümden beri bende hayranlık uyandıran kapı zili. Annemin köyünden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IzoRXUVxUW4/TjXsiDnXkMI/AAAAAAAAAt8/Fgkl1w4kzgA/s1600/Foto%25C4%259Fraf659.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-IzoRXUVxUW4/TjXsiDnXkMI/AAAAAAAAAt8/Fgkl1w4kzgA/s200/Foto%25C4%259Fraf659.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5LqorZTbNi4/TjZvt4j5oDI/AAAAAAAAAuY/v2HV-3HMHrs/s1600/Foto%25C4%259Fraf660.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-5LqorZTbNi4/TjZvt4j5oDI/AAAAAAAAAuY/v2HV-3HMHrs/s200/Foto%25C4%259Fraf660.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kabristana giden yol ve yeni pabuçlarım..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qudSCuiwgYI/TjXsZMLtyjI/AAAAAAAAAt0/Q4gXrZKglsE/s1600/Foto%25C4%259Fraf656.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-qudSCuiwgYI/TjXsZMLtyjI/AAAAAAAAAt0/Q4gXrZKglsE/s200/Foto%25C4%259Fraf656.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TQfLEUS29WA/TjXsnFGWWEI/AAAAAAAAAuM/wesayu6b0lY/s1600/Foto%25C4%259Fraf689.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-TQfLEUS29WA/TjXsnFGWWEI/AAAAAAAAAuM/wesayu6b0lY/s200/Foto%25C4%259Fraf689.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-33eykpKb_zA/TjXsoEJfybI/AAAAAAAAAuQ/q65FsSIqT-A/s1600/Foto%25C4%259Fraf695.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-33eykpKb_zA/TjXsoEJfybI/AAAAAAAAAuQ/q65FsSIqT-A/s200/Foto%25C4%259Fraf695.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Annemin köyündeki evden, o koca ağaç; ceviz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sepetçiği barajın oradaki sazlıklardan yaptım. Sabahın 6'sından beri orada olup dinlenmek için gölge bulduğum bir aralık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ft4vGXlLLt4/TjXslPZaQ3I/AAAAAAAAAuE/DJDgc04R8vQ/s1600/Foto%25C4%259Fraf671.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ft4vGXlLLt4/TjXslPZaQ3I/AAAAAAAAAuE/DJDgc04R8vQ/s200/Foto%25C4%259Fraf671.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-wviPMOHx_7A/TjXsmNNZ4zI/AAAAAAAAAuI/fQX5kSA7cjo/s1600/Foto%25C4%259Fraf686.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-wviPMOHx_7A/TjXsmNNZ4zI/AAAAAAAAAuI/fQX5kSA7cjo/s200/Foto%25C4%259Fraf686.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Amcam, balıklara makarna atmak üzere botla açılırken. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piknik alanımızı istila eden bil'umum hayvancağızları uzaklaştırmaya çalışırken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TQfLEUS29WA/TjXsnFGWWEI/AAAAAAAAAuM/wesayu6b0lY/s1600/Foto%25C4%259Fraf689.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-KCRbIX-7QIA/TjXsIdJiBuI/AAAAAAAAAtk/mPIKPJ0TzFg/s1600/Foto%25C4%259Fraf623.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-KCRbIX-7QIA/TjXsIdJiBuI/AAAAAAAAAtk/mPIKPJ0TzFg/s200/Foto%25C4%259Fraf623.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;Amcamın bir garip kedisi Pan beyefendi.&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-2035671931591447480?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/2035671931591447480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=2035671931591447480&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2035671931591447480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/2035671931591447480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/08/benim-icin-tatil-3.html' title='Benim için tatil?-3'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-_HESUtx6vko/TjXk0zABy5I/AAAAAAAAAso/9ZsTvR1w-vs/s72-c/Foto%25C4%259Fraf599.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-746420897765632133</id><published>2011-07-10T17:18:00.000+03:00</published><updated>2011-07-10T17:18:20.906+03:00</updated><title type='text'>Tatil..!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-gz5sivIioJ8/Thm0Mj3T7nI/AAAAAAAAAsk/xT8WM1GHBTU/s1600/images+%25282%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-gz5sivIioJ8/Thm0Mj3T7nI/AAAAAAAAAsk/xT8WM1GHBTU/s1600/images+%25282%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Eveet.. İstanbul kaynamaya başladı. Bu şehri terk etmenin vakti geldi demek oluyor başka bir deyişle.&lt;br /&gt;Bir hafta Kastamonu'nun kıyı şeridinde bulunan Abana'dan (hemen yandaki fotoğraf) başlayıp diğer hafta cennet köyümde (aşağıda, baktığım yönde:) tamamlanacak olan tatilime çok az kaldı (yolculuk bu akşam).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0S4VLg3UhJg/TI1GVhaJEaI/AAAAAAAAAi0/Er8Wl4sqr8Y/s1600/Foto%25C4%259Fraf803.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-0S4VLg3UhJg/TI1GVhaJEaI/AAAAAAAAAi0/Er8Wl4sqr8Y/s200/Foto%25C4%259Fraf803.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aşkla, dostça ve hoşça kalın efendim.. İki hafta sonra görüşmek üzere inşallah..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-746420897765632133?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/746420897765632133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=746420897765632133&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/746420897765632133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/746420897765632133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/tatil.html' title='Tatil..!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-gz5sivIioJ8/Thm0Mj3T7nI/AAAAAAAAAsk/xT8WM1GHBTU/s72-c/images+%25282%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7466262906895441417</id><published>2011-07-09T12:57:00.005+03:00</published><updated>2011-07-09T23:08:44.243+03:00</updated><title type='text'>Krippel’in eseri</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9TAQw1bcz5c/ThghLhJcL3I/AAAAAAAAAsg/YQzaz2fkEKE/s1600/zah01.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-9TAQw1bcz5c/ThghLhJcL3I/AAAAAAAAAsg/YQzaz2fkEKE/s200/zah01.jpg" width="191" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Krippel’in eserini yakından görmeye gittim. Sarayburnu’nun bahara çıkmak üzere olan tenha bahçesinde, yeşil tarhlar, mavi sema ve laciverd deniz ortasında, şikârını görmüş bir kartal bakışıyla, uzak bir hedefe doğru bakan heybetli tuncun etrafında bir saat kadar dolaştım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Heykel ile karşı karşıya gelince, gazetelerin aleyhdarâne neşriyatında hayli mübalağa bulunduğundan insanın şüphesi kalmıyor ve şimdiye kadar gördüğü fotoğrafilerin kendisini aldatmış olduğunu anlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Fil hakika ziyanın derecesine ve in’ikâs (yansıma) zaviyesine, yakınlığa, uzaklığa göre,&amp;nbsp;aynı cismi muhtelif şekillerde gösterebilen fotoğraf, göz önünde bulunmayan bir heykel hakkında fikir peyda etmek için en hatalı ve en nakıs bir vasıtadır. Bütün yapılan tarizlere rağmen, Krippel’in eseri, inkâra uğramış mazlum bir şaheser olmamakla beraber bir acemi işi değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Gölge ve ziyayı mahirane tezatlarla cem’ eden çehre üzerindeki haşin hayat tecellisi, bele dayanan sağ elin kabarık damarlarında akan o sarsıcı kudret seyyalesi (akan şey), eserin karşısına gelenin ruhunda hiffet (hafiflik) ve lâkaydîye imkân bırakmıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Eserin münakaşaya mevzuteşkil edebilecek yegâne zaafı, duruşudur. Krippel tunçta teksif edeceği mucizevi hayatın mana ve mahiyetinden bîhabermiş gibi heykele İsveç terbiye-i bedeniye usulü mucidi Müller’e yakışır bir jimnastik vaziyeti vermiş bulunuyor. Heykeltıraş, tenkitlere cevab olarak gazetelere bilâ vasıta verdiği muhtelif beyanatta, Gazi hazretlerini ‘’hareket ve faaliyet içinde’’ gördüğü için heykele bu vaziyeti vermeyi muvafık bulduğunu söylüyor. Bu sebep cidden tıflânedir (çocukça). Krippel, faraza, kahramanla ilk defa, bir yemek sofrasında tanışmış olsaydı, heykelini elinde bir çatal ile mi vücuda getirmeyi düşünecekti! Derler ki vücud-ı beşer ilâhların mezarıdır, yani ne kadar güzel ve mütenasip olursa olsun, insan uzviyeti, ‘’fikr’’in sekinetini, ahenk ve nizamını tamamen tesbite muktedir olamayacak kadar asap ve adalâtın elinde mel’abeddir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu sebepten dolayı ‘’alelade’’yi değil, müstesna’yı temsile vasıta olan heykelde vücut, fikre hakir bir kaide olmaktan fazla bir ehemmiyeti haiz olmamalı. Dâhi heykeltıraş Rodin, bazı heykellerinin yalnız başını yapmış ve vücudu yontulmamaış, şekilsiz bir kütle olarak bırakmıştı. Kadim Yunan ustaları fikrin tecelligâhı olan çehreye bütün dikkati çekmek için vücudu sükun halinde gösterir ve asabı geniş bir harmanînin kıvrımları içinde saklarlardı. Krippel bilakis, vücuda verdiği bariz hareketle, dikkati, çehre üzerinde tamamen temerküz etmekten men’ediyor. Gazi, tahlil neticesinde, maddeye galebe etmiş hâlis bir fikirdir ve binaenaleyh insanlığın bütün ulvî rehberleri gibi, fikiyle bir kahramandır. Krippel, vücuda verdiği keskin hareketle, fikir kahramanlığına bir uzviyet kahramanlığı da izafe ederek ‘’tunc’’un kudret ve ifadesini inkısama uğratmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Heykel, bir muvakkat zaman içi değil, ebediyet için vücuda getirilir. Binaenaleyh, hâl-i tabiîde vücudun uzun müddet mütehammil&amp;nbsp; olamayacağı her hareket, heykelin tabiliği nokta-i nazarından bir nakısa teşkil eder. Vücud, zamanın hamlelerine karşı kendini müdaafa etmek istiyormuş gibi toplu bulunmalıdır. Hâlbuki Krippel’in heykele attırdığı adım, bir vaziyetten diğer bir vaziyete geçmek üzere yapılan bir intikal vaziyeti olduğu için, heykele gayr-i tabiî bir hareketin temadîsi rahatsızlığını veriyor. Bir kahraman heykeli, ebediyeti rahatça bekleyecek bir vaziyette olmalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu zemin üzerinde daha birçok şeyler söylenebilirdi. Fakat söz, şekl-i kat’isini almış bir tunç üzerinde zerre kadar müessir olamayacağı için, bu gecikmiş mülahazaları burada daha fazla teselsül ettirmeyi bîfaide addediyorum..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Gurebahane-i Laklakan, Ahmet Haşim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu yazıyı okuduktan sonra, o heykeli görmek istedim hemen, internetten de buldum.&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Heinrich_Krippel"&gt;Heinrich Krippel&lt;/a&gt;'e ait olduğunu bilmediğim bir çok heykelin var olduğunu öğrendim bir de. Afyon'daki Zafer Anıtı'nı da yakından görme fırsatım olmuştu, o ve daha niceleri [&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;Sarayburnu Atatürk Heykeli (3 Ekim 1926),&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;Konya Atatürk Heykeli (29 Ekim 1926),&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;a class="mw-redirect" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yeni_G%C3%BCn_An%C4%B1t%C4%B1" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: initial; background-image: none; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; color: #0645ad; text-decoration: none;" title="Yeni Gün Anıtı"&gt;Yeni Gün/Ulus Zafer Anıtı&lt;/a&gt;&amp;nbsp;(24 Kasım 1927)&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Onur_An%C4%B1t%C4%B1" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: initial; background-image: none; background-origin: initial; background-position: initial initial; background-repeat: initial initial; color: #0645ad; text-decoration: none;"&gt;Onur Anıtı&lt;/a&gt;&amp;nbsp;(15 Ocak 1931),&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;Afyonkarahisar Zafer Anıtı (24 Mart 1936),&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;Oturan Atatürk Anıtı (1938)]&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;Krippel'in eseri imiş, bilginize..&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;İlk fırsatta gidip Ahmet Haşim'in gözüyle ben de inceleyeceğim Sarayburnu'ndakini. Ahmet Haşim yanımda bana anlatıyormuş gibi cümlelerini aklımdan geçirerek etrafında turlayacağım. :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bu arada Osmanlıca kısmı üç sayfadan oluşuyordu, eklemeye çalıştım ama yüklenmedi bir türlü. Ara ara deneyeceğim, Gurebahane-i Laklakan'dan taradığım o üç sayfa da bu yazıdaki yerini alacak inşallah..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7466262906895441417?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7466262906895441417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7466262906895441417&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7466262906895441417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7466262906895441417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/krippelin-eseri.html' title='Krippel’in eseri'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-9TAQw1bcz5c/ThghLhJcL3I/AAAAAAAAAsg/YQzaz2fkEKE/s72-c/zah01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3391284663291284394</id><published>2011-07-08T02:10:00.000+03:00</published><updated>2011-07-08T02:10:17.455+03:00</updated><title type='text'>Farklı bir gün..</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Geçen gün anneanneme çok canım sıkılmıştı, hatta o gece eski halimizi düşünüp hafiften de gözlerim doldu. Zamanın bu denli çabuk geçmiş olmasına, git gide büyüyor olmaya ve anneannemin her geçen gün küçük bir kız çocuğu hâlini almasına, âdeta yer değiştirmiş olmamıza katlanamıyorum bazen, çok ağır, çok üzüntü verici geliyor.. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Her ayın 7’sinde yatıyor benim kredi. Kredim yatsın hemen anneannemi alıp bir yerlere gideceğim dedim o gün. İçime dert oldu dayımların evle bizim ev arasında mekik dokuyor oluşu. Neyse havanın sıcak olmasına binaen akşam üstü seslendim arka camdan. Evlerimizin arka tarafları aynı bahçeyi görüyor, Dayımlar bizim karşı binanın iki kat altında oturuyor. Geldi anneannem cama, ‘hoş geldin kızım’ dedi. Geleli bir aya yakın oldu ama her seferinde unutuyor maalesef. ‘Anneanne hava serinledi gezelim mi?’ dedim. Garipsedi, şimdi mi falan dedi. Sonra ben bir saate hazırlan geliyorum dedim ve de gittim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Fiziken 67 yaşında bir kadına, zihnen 4-5 yaşında bir kız çocuğuna uygun bir aktivite bulmak gerekiyordu. Yorulmayacak ama, zevk alacak mutlu olacak bir aktivite. Onun maaşını çekmeye birlikte giderdik eskiden, ben küçükken. Bizim burada trafiğe kapalı bir cadde var banka o cadde üzerindeydi. Maaşı çekince lahmacun yerdik. Oraya götürdüm ben de(oldukça iştahlıdır anneannem). Önce ısrarla kızım paran var mı, çok para gider orada falan diye diretti epey her ne kadar var sen parayı düşünme desem de bir türlü içine sindiremedim. Bir adet lahmacunu zorla yedirdim, yanında ayran sonradan azıcık da dondurma (şekerimiz var da)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Koluma da girmek istemedi bir türlü, kola girmek ihtiyarlamak demekmiş. :) Ben gireyim bari diye kandırdım ben de, genelde elini tuttum ama, çok ürkek yürüyordu çünkü. Benim tatil yaklaşıyor diye, birkaç mağazaya gireyim dedim. Anneannem oturulacak bir yer sandı, oturmak istedi, anladım ki alışverişin zamanı değil. Dönüşte yolumuzun üstündeki camiinin avlusunda dinlendik, orada sohbet ettik. ‘Lafı yine ters yerden açtığını’ düşünüp sustu yine her zamanki gibi..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;El ele tutuştuk, eve kadar bırakmadım. Farklı bir gün geçirsin istedim..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yarın beni gördüğünde ‘hoş geldin kızım, ne zaman geldin?’ diyecek, unutacak biliyorum..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ama o ân için mutluydu.. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İnsanlarla selâmlaştı, güldü, beni güldürdü, ben onu güldürdüm..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Unutacak belki evet..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onun için bir şeyler yapmış olmak istiyorum..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Keşke böylesine, birden bire değişmeseydi roller..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onu çok özlüyorum..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3391284663291284394?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3391284663291284394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3391284663291284394&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3391284663291284394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3391284663291284394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/farkl-bir-gun.html' title='Farklı bir gün..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6905835161661557358</id><published>2011-07-07T13:56:00.001+03:00</published><updated>2011-07-07T13:57:50.314+03:00</updated><title type='text'>Gurebahane-i Laklakan*</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Canım sıkıldıkça Osmanlıca’ya sardığımı bilmeyen kaldı mı? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ohgbBtQqKNM/ThWO9XvS3TI/AAAAAAAAAsc/n0ENiJgHgEM/s1600/ahmet-hasim.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-ohgbBtQqKNM/ThWO9XvS3TI/AAAAAAAAAsc/n0ENiJgHgEM/s200/ahmet-hasim.jpg" width="159" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bir kitabı ararken başka bir kitaba vurulmak gibi bir huy edindim ben Uşak’ta. Cemil Meriç’in &lt;i&gt;Umrandan Uygarlığa&lt;/i&gt; ve &lt;i&gt;Işık Doğudan Gelir&lt;/i&gt; adlı kitaplarını almak üzere kitapçıya gitmiştim bir gün. İşte orada başlıyor benim&lt;i&gt; Gurebahane-i Laklakan&lt;/i&gt; ile tanışma hikayem.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kitap &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_Ha%C5%9Fim"&gt;Ahmet Haşim&lt;/a&gt;’in muhtelif dergi ve gazetelerde yayımlanmış 29 adet yazısından oluşuyor. Kitabın arka yüzünden Osmanlıca olarak okumaya başlıyorsunuz kitabı. Ön yüz Latin harfleriyle hazırlanmış. İki tarafın kesişiminde de bilinmeyen kelimeler için minik bir sözlük bulunuyor. E Şahika bu kitaba vurulmasın da ne yapsın? Ben tabii ki Osmanlıca okuma konusunda birkaç arpa boyu yol aldığım için arka yüzden başladım okumaya. Takıldığım yerlerde baktım. Bilmediğim kelimeleri çıkarıp yazının sonuna mânâlarını ekledim. Epeyce serileştirdim bu sayede okumayı. Ahmet Haşim’in garip kişiliğini keşfettim. Haşim’in gözünden o dönemle ilgili çok güzel izlenimler edindim. Bir ara sanki eskilere gittim onların arasına, çok garipti. Günümüzden çok farklı bir eleştiri anlayışı vardı mesela. Bir yazısında bi karikatüristi eleştiriyordu. Başka bir yazıda Sarayburnu’nda bulunan bir heykeli. Bir diğer yazıda değişen saat dilimimizi, vs. vs. &lt;i&gt;Gurebahane-i Laklakan&lt;/i&gt; da Doğu-Batı arası vurguyu keskinleştiren bir yazıydı..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kitabı ve Haşim’in kalemini çok beğendiğim için sevdiğim birkaç yazı da burada yerini alacak. Osmanlıca kısımlarını da tarayıcıdan geçirdim üstelik. Meraklısı olur da bloga uğrarsa şayet hasbelkader, orijinal halinden de mahrum kalmasın diye.. :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;*Düşkün leylekler evi. Türkiye'nin ilk hayvan hastanesi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6905835161661557358?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6905835161661557358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6905835161661557358&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6905835161661557358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6905835161661557358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/gurebahane-i-laklakan.html' title='Gurebahane-i Laklakan*'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ohgbBtQqKNM/ThWO9XvS3TI/AAAAAAAAAsc/n0ENiJgHgEM/s72-c/ahmet-hasim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1886608538212574370</id><published>2011-07-05T14:53:00.000+03:00</published><updated>2011-07-05T14:53:59.993+03:00</updated><title type='text'>Bulutlara Benzer Duygular..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-e9g3ReLkoI4/ThL7B6jHCqI/AAAAAAAAAsY/oruWP89OjbU/s1600/122240.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://3.bp.blogspot.com/-e9g3ReLkoI4/ThL7B6jHCqI/AAAAAAAAAsY/oruWP89OjbU/s200/122240.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bulutlara benzer duygular: turuncu, erguvan, beyaz. Bir rüzgar sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz. Çiçeklere benzer duygular: gönüllerde yıldız yıldız açılır, meyve olur, ağaç olur; nesiller dinlenir gölgesinde: muzaffer alınlarda taç olur. Çiçeklere benzer duygular, kuytu bir bahçede açan çiçeklere. Gözyaşında kanatlanır yaprakları, kalbinin kanıyla şafaklaşır. Ağlayınca açar o çiçekler, gülünce solar.Kuşlara benzer duygular. Nereden gelirler bilinmez. Kah çığlık çığlıktırlar, kah sesleri işitilmez. Bağrında güneşler tutuşmuyorsa selamlayıp geçerler seni.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; color: #333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kuşlar soğuk iklimi sevmez..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1886608538212574370?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1886608538212574370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1886608538212574370&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1886608538212574370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1886608538212574370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/bulutlara-benzer-duygular.html' title='Bulutlara Benzer Duygular..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-e9g3ReLkoI4/ThL7B6jHCqI/AAAAAAAAAsY/oruWP89OjbU/s72-c/122240.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4407420980696157777</id><published>2011-07-02T01:07:00.002+03:00</published><updated>2011-07-02T01:11:07.774+03:00</updated><title type='text'>Simurg</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_YswgzVvo5M/Tg5EofSvU4I/AAAAAAAAAsU/UP-WtuReW2M/s1600/images+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://1.bp.blogspot.com/-_YswgzVvo5M/Tg5EofSvU4I/AAAAAAAAAsU/UP-WtuReW2M/s400/images+%25281%2529.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Tahoma;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;''...Attar’ın gönlündeki ateş kuşlara da sıçrayınca, başlarlar hakîkati aramaya kuşlar.&amp;nbsp;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Simurg_%28mitoloji%29" style="color: #993322; text-decoration: none;"&gt;Simurg&lt;/a&gt;&amp;nbsp;hakîkattir der Hüd Hüd. Hakîkati bilin, O’na varın, O’nu arayın der… Hakîkat yolcusu olmak zordur; en nihayetinde onlar kuştur! Hüd Hüd olunca rehber, teslim ederler kendilerin kuşlar ve önlerindeki yedi çetin vadiyi aşabilmek için yola düşerler. Hakîkat yolunda ne kadar hakîkî olduklarını Hakîkat’i ararken fark ederler. Ve anlarlar ki Simurg aslında mâna bakımından bu otuz kuştan ibarettir. Yânî, Simurg kuşlardır, kuşlar da Simurg’dur. “Siz buraya otuz kuş geldiniz, otuz kuş göründünüz. Daha fazla veya daha az gelseydiniz o kadar görünürdünüz. Çünkü, burası bir aynadır!” der Simurg. Aynı, âşıkla mâşukun aşkta; habiple mahbubun muhâbbette; sacidle mescudun secdede bir olması gibi... Hepsi ‘bir’dir özünde de hakîikatinde de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;“Simurg, apaçık meydanda olmasaydı hiç gölgesi olur muydu?&lt;br /&gt;Simurg gizli olsaydı hiç âleme gölgesi vurur muydu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Burada gölgesi görünen her şey, önce orada meydana çıkar görünür.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Simurg’u görecek gözün yoksa, gönlün ayna gibi aydın değil demektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Kimsede o güzelliği görecek göz yok; güzelliğinden sabrımız, takatimiz kalmadı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Onun güzelliğiyle aşk oyununa girişmek mümkün değil.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;O, yüce lûtfuyla bir ayna icad etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;O ayna gönüldür; gönüle bak da, onun yüzünü gönülde gör!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;Bir keresinde dile getirdiğimiz gibi: “Kim kendine yakındır Rabb’e yakındır. Hoşça bakmalı zatımıza ki zübde-i âlemiz biz...” ‘Dert’ arayalım! Efendi’nin dediği gibi: “Her arayanın bulduğu vâki değildir ama bulanlar arayanlardır.”&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;(&lt;a href="http://mantkut-tayr.blogspot.com/2009/07/gec-kalms-bir-yaz.html"&gt;üstteki kısmın tamamı için tıklayınız..&lt;/a&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: black; line-height: 18px;"&gt;Efsaneye göre, kuşlar, Simurg'u bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün... Yol uzun, yolculuk zorludur.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: black; line-height: 18px;"&gt;''Aşk denizi''inden geçerler önce. &amp;nbsp;''Ayrılık vadisi''nden uçarlar.. ''Hırs ovası''nı aşıp, ''kıskançlık gölü''ne saparlar.. Kuşların kimi aşk denizi'ne dalar, kimi ''Ayrılık vadisi'nde kopar sürüden.. Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle.. Yolculuk bittiğinde Kaf Dağı'nın ardına sadece 30 kuş varabilir. Kaf Dağı'nı aşarlar aşmasına ama Simurg'u göremezler.. Ve bu 30 kuş anlar ki aradıkları Simurg kendileridir..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: black; line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: #333333; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: black; line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;i&gt;Gerçek yolculuk kendine yapılan yolculuktur.. &lt;/i&gt;((Sî; 30, Murg; kuş demektir, (farsçada))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4407420980696157777?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4407420980696157777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4407420980696157777&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4407420980696157777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4407420980696157777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/07/simurg.html' title='Simurg'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_YswgzVvo5M/Tg5EofSvU4I/AAAAAAAAAsU/UP-WtuReW2M/s72-c/images+%25281%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1206824447855966473</id><published>2011-06-30T14:48:00.003+03:00</published><updated>2011-07-07T13:56:57.302+03:00</updated><title type='text'>Kötüler bu kadar mı muktedir?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bir insanın hayallerini çaldılar.. Gözlerini kırpmadan çalıp onun gözlerinin önünde başkalarıyla harcadılar.. İdeallerini çaldılar.. Umutlarını.. Kaf Dağ’ının zirvesine oturttular önce sonra ittiler arkasından.. Yuvarlandı.. Simurg’da gelmedi.. Yuvarlandı, uçsuz bucaksız dibi görünmeyen uçurumdan yuvarlandı.. Kimse bilmedi, kimse duymadı çığlıklarını..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kötü insanlar var.. Kodlarındaki siyanürü akıtacak hayatlar aramaya çıkmış kötü insanlar.. İçinde yuvarlandıkları çamura başka insanları çekme derdinde olan insanlar.. O murdar hayatı kanıksamış, pis insanlar.. İçten çürümeye başlamış yakında kötü koku salmaya başlayacak olan insanlar..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kötülük iliklerine öylesine işlemiş ve öylesine aksiymiş gibi rol yapıyorlar ki.. Onlar her yerdeler.. Ama göremezsiniz..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sizin gerçeklerinizle, hayallerinizle beslenir, sizi tüketir ve yaşamaya devam ederler.. Yetmez, arta kalan posanızın üzerine çıkıp kalan gücünüzü de sömürürler son zerresine kadar..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onlar içimizde..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onları durdurmanın bir yolu olmalı..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dünya bu kadar mı kötü, bu kadar mı pis?..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kötüler bu kadar mı muktedir?..&lt;br /&gt;&lt;object height="28" width="335"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjMiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE1MjEyMTI3IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE1MjEyMTI3LWJiYyI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMjM3MzU0NiI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDk1MTE0NzM7fQ==&amp;amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="transparent" height="28" width="335" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjMiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE1MjEyMTI3IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE1MjEyMTI3LWJiYyI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMjM3MzU0NiI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMDk1MTE0NzM7fQ==&amp;amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1206824447855966473?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1206824447855966473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1206824447855966473&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1206824447855966473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1206824447855966473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/kotuler-bu-kadar-m-muktedir.html' title='Kötüler bu kadar mı muktedir?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-1439657321948971712</id><published>2011-06-29T12:28:00.000+03:00</published><updated>2011-06-29T12:28:00.079+03:00</updated><title type='text'>Gülmek..</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Rabbim! Bahtınızdan güldüsün..!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5z8xY33uUVM/TgrvfgjvHjI/AAAAAAAAAsQ/Vil9RXAbgA0/s1600/dedem+ve+anneannem.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-5z8xY33uUVM/TgrvfgjvHjI/AAAAAAAAAsQ/Vil9RXAbgA0/s1600/dedem+ve+anneannem.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Allah, gülmelerden ayırma ya Rabbim..!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Gülmedük başıma gelenler..!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bu sözler anneannemin hemen hepsi ‘gülme’ eylemiyle ilintili deyişlerinden aklıma gelenlerinden bir kaç tanesi. Rabbim bahtınızdan güldüsün.. Çocuk denebilecek bir yaşta evlendirilmiş bir kadın. Her türlü cefayı göğüslemiş bir kadın.. Eşi (rahmetli dedem) tarafından maalesef hor görülmüş bir kadın.. Şimdi torunları için, evlatları için bu duayı eksik etmiyor dilinden..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Allaaah, gülmelerden ayırma Ya Rabbim..! Gülmeye ne kadar hasret kaldı kim bilir ki, içten bi Allaaaah! çekip ardından, ‘’ayırma gülmelerden bizi Ya Rabbim, neşeyi eksik etme içimizden, huzuru daim kıl hayatımızda..’’ dercesine düşürmüyor dilinden bu sözü de..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Gülmedük başıma gelenler! Bunu istemeyeceği bir durumla karşılaştığında söylüyor. ‘’Eyyvahh! Gülmedük başıma gelenler!’’ İşte burada çözülüyor her şey, gülmedük baş, içinde bir yerlerde hiç gülünememiş koca bir hayat..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Benim cefakâr anneannem ne zaman eskilerden, yaşanılmışlardan bir kesit istesem, bir şeyler anlatsın istesem, tam; ‘’aah kızım aaah!’’ diye başlayacakken cümlesine; ‘’bırak kızım lafı yine ters yerden açtık’’der ve susar.. Şu anda hayatta olmayan insanları kötü olarak anmak istemez..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Benim cefakâr anneannem henüz yaşı çok ilerlememiş olmasına rağmen, günden güne yitiriyor o enerjik, o ne yaşamış olursa olsun göğüs germiş ve dik durmuş halini.. Alzheimer teşhisi de kondu.. Geçen yıl kaybetmiş olduğu abisinin vefatını unutup bu yıl yeniden üzüldü ona. Halbuki cenazesinde yanındaydı.. Güncel olan her olayı unutuyor zaten şu an. Benim gelişimi, gidişimi, beni uğurladığını yahut karşıladığını hatırlamıyor hiç..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Hep birlikte otururken birden fırlıyor; ‘’Haydi oynayalım..!’’&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Çay benim çeşme benim&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Derdimi deşme benim&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Ben seninlen dalga geçtim&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sevdiğim başka benim &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;diye de bir türkü tutturuyor, Hadi gızım gel diyor bana da, geçiyorum karşısına bi 5dk. kadar oynuyoruz karşılıklı.. Annem arada ‘’nerden çıktı şimdi oynamak anne?’’ diyor, gülümseyerek. O da ; ‘’ Gülme, oynama, nedelim?!’’ diyor. Al sana cevap. &lt;span style="font-family: Wingdings; mso-ascii-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-char-type: symbol; mso-hansi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-symbol-font-family: Wingdings;"&gt;&lt;span style="mso-char-type: symbol; mso-symbol-font-family: Wingdings;"&gt;J&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onun zihnini açık tutmak için defalarca dinlediğim hikayeleri tekrar tekrar anlattırıyorum.. Onu evinden alıp bize veya diğer bir torununa götüreceksem ‘’ yolu bilmiyorum ben düş önüme bakalım’’ diyorum, tin tin gidiyoruz..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Onun gülmedük başını, o her daim hüzünlü bakan gözlerini güldürmek için elimden geleni yapıyorum..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;‘’Ayy tuba yine beni güldüdün..’’ der arada bana.. canım pamuk anneannem benim..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-1439657321948971712?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/1439657321948971712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=1439657321948971712&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1439657321948971712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/1439657321948971712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/gulmek.html' title='Gülmek..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5z8xY33uUVM/TgrvfgjvHjI/AAAAAAAAAsQ/Vil9RXAbgA0/s72-c/dedem+ve+anneannem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4771066543471508856</id><published>2011-06-26T14:10:00.001+03:00</published><updated>2011-06-26T18:51:02.511+03:00</updated><title type='text'>Gerici Kim?</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LdbgypGYX9Y/TgcTFcXsrQI/AAAAAAAAAsM/yH_N09TNyB4/s1600/122240.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://1.bp.blogspot.com/-LdbgypGYX9Y/TgcTFcXsrQI/AAAAAAAAAsM/yH_N09TNyB4/s200/122240.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;Canavarlarla dolu bir ormandayız. Yolumuzu hayaletler kesiyor. Tanımadığımız bir dünya bu. İthal malı mefhumların kaypak ve karanlık dünyası. Gerçek, kelimelerin arkasında kayboluyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;Ne güzel tarif: "Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlayacak hiçbir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi özleyen ve eski düzeni getirmeye çalışan&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;(kimse)&lt;/i&gt;”&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;i&gt;(Meydan – Larousse)&lt;/i&gt;. Tarifin tek kusuru bu ucûbenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını söylememesi.&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;Murdar bir hâl’den muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;IV. Murad’a, Süleyman devrine dön! diye haykıran Koçi Bey'den Reşit Paşa’ya kadar Osmanlı Devleti’nin bütün ıslahatçıları gerici. Dante, yaşadığı çağdan iğrenir. Balzac eserini iki ezelî hakikatin ışığında yazar: Kilise ve krallık. Dostoyevski maziye âşık. Dante gerici, Balzac gerici, Dostoyevski gerici!&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;Gerici, ilerici... Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Verdana; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;Diyor üstâd Cemil Meriç..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4771066543471508856?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4771066543471508856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4771066543471508856&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4771066543471508856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4771066543471508856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/gerici-kim.html' title='Gerici Kim?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-LdbgypGYX9Y/TgcTFcXsrQI/AAAAAAAAAsM/yH_N09TNyB4/s72-c/122240.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4207667137312167856</id><published>2011-06-25T00:40:00.001+03:00</published><updated>2011-06-25T00:42:46.803+03:00</updated><title type='text'>Hülâsa..</title><content type='html'>Eveet..&lt;br /&gt;3. sınıf stresini de atlattım ve evime döndüm nihayet. Çok sevdiğim iki arkadaşımı mezun ettim, her zaman &amp;nbsp;olduğu gibi yine arkalarından el salladım. Tüm arkadaşlarımı uğurladım. Oda arkadaşım Özge'yi İstanbul'u gezdirmek üzere 4 günlüğüne yanımda getirdim. Özge ile o son gün (17 haziran) epey bir gelgit yaptık garaja. Beni bi hüzün kapladı bir ara, ''biz herkesleri uğurladık özge, bizi kimse uğurlamayacak'' dedim. Sesim anında ulaştı sanırım bi yerlere. :) Bizim yurdun yemek yapan ablası, yurt öğleden sonra kapanacağı için eşiyle geldi bizi aldı yurttan. Akşam yemeği yedik ve otobüs saatimiz gelinceye dek oturduk. Sonra hep birlikte garaja geldik ve biz gidene kadar oradan ayrılmadılar. O kadar duygulandım ki, sanırsınız orada ikinci bi ailem var. Faden abla, eşi Kâmuran amca, benim Nazmiş ve ablası Pınar arkamızdan el salladı bu kez. Ben yine hüzünlenmekten kendimi alamadım, özellikle Nazmiş epey bir zaman ayrı kalacağımız için çok üzgündü, her ne kadar bana çaktırmamaya çalışsa da.. Neyse ki evden ayrılmadan önce onunla atari oyunu (süper mario) oynayıp biraz dağıttım o hüzünlü havayı.. Benim oyuna kendimi kaptırışıma bolca güldüler, güzel oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özge'nin ilk uzun yolculuğu olduğu için zor geçti. Ben İstanbul girişinde ancak uykuya dalabiliyorum. Garibim o da zor direnmiş, İzmit Körfezi'nden sonrasını elinde yarı dolu bir poşetle geçirdi ara ara da devam etti.. İlk gün dinlendik. Sonraki günler; Süleymaniye, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Caferağa Medresesi, Gülhane, Panorama 1453 Tarihî Müzesi, Galata Kulesi, İstiklâl Caddesi'nde gezilmesi gereken bilumum mekânlar ( Çiçek Pasajı, Balık Pazarı, Cezayir Sokağı, Atlas Pasajı, St. Antoine Katolik Kilisesi, Taksimden Fünikülerle Kabataş, oradan Beşiktaş, Ortaköy, Heybeli Ada, Eyüp Sultan, Pierre Loti (Necip Fazıl'ın ve Fevzi Çakmak'ın kabirlerini ziyaret edebilmek de nasib oldu Özge'ye).. olmak üzere gezmeyi, görmeyi istediği hemen hemen her yere götürdüm. Geçtiğimiz her bir semtle, tarihi mekânla ilgili ne biliyorsam da anlattım. :) Çok sıkışık oldu, çok yorulduk ama değdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve döndüğümde, feraha erdiğimde paylaşımlarıma başlayacağımı söylüyordum ara ara. Blogu eski formuna döndürmenin vakti geldi de geçiyor bile..Aklımda olan bir dolu konu var.&amp;nbsp;Bu yazıdan itibaren hepsi gelecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakında..&lt;br /&gt;İnşallah.. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4207667137312167856?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4207667137312167856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4207667137312167856&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4207667137312167856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4207667137312167856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/hulasa.html' title='Hülâsa..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-792438600421601054</id><published>2011-06-09T00:42:00.002+03:00</published><updated>2011-06-09T00:49:09.976+03:00</updated><title type='text'>Nerde kaldın hürmeli?</title><content type='html'>Bugün.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 dersimin bir kısmını bütünlemelere feda eyleyeceğimi söylemiştim, öyle de oldu nitekim. Bu nedenle hâlâ yurttayım ve yurt sezonu kapattığı için yemek vermiyor artık biz de yumurta- patates kombinasyonundan sıkıldığımızdan mutevellid Uşak'ın çarşamba günleri kurulan meşhur Mende Pazar'ına gittik sevgili arkadaşım &lt;a href="http://beyazduygular.blogspot.com/"&gt;Hamide&lt;/a&gt;'yle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mende Pazar'ı benim 1.sınıftayken oturduğum eve çok yakın, hep oraya giderdik arkadaşlarla aşinalığım var o yüzden. Hamide de 1. sınıf ve henüz görmemiş bu pazarı onun için iyi oldu. Ben amcalarla teyzelerle muhabbet ettikçe çok şaşırdı, İstanbul’da böyle değil dedi durdu. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bi gezdik, meyvelere sebzelere iyice bi baktık, fiyatlarını aklımızda tutmaya çalıştık. Sonra başladık almaya. Önce meyve almak için durduk bi tezgahın önünde. Tatmak serbestmiş, erik, kiraz, çilek üçlüsünden tattık ve hepsini de beğendik. Hangi köyden olduklarını sordum teyze ile amcaya. Milletvekili adaylarının uğrayıp uğramadıklarını sordum bir de. Akepe ile Saadet vekil adayları gelmiş sanırım. (Kilimci ablanın yanına da Cehepe gelmişti.) Kısa ve güzel bir muhabbet oldu, amca kirazlardan fazla verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra domat(es) almak için durduk bi teyzenin önünde, o da tatmamızı söyledi şu minik domateslerden, güzeldi aldık onu da fazla fazla. Sonra siyaha yakın bir renkte domates gördüm, tabii ben sormadan durur muyum? Durmam. Neden bunun rengi siyah dedim. Hormon farkı varmış, daha lezizmiş siyah olan. Onu da tattık hakikaten öyle, yarım kilo da ondan aldık yurttaki diğer arkadaşlarımız da tadabilsin diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezmeye devam ettik, karpuz satan bi teyzenin önünden alsak mı ki falan diye geçer iken kadın bi dilim kesip tutuşturdu bile elimize. Daha da karpuz sezonunu açmamıştık hadi dedik bunu da alalım. Bu arada ayak üstü tatmak için yediklerimiz epey bi doyurdu karnımızı. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün olayını sona sakladım. Ben biber domates ikilisini yağda kavurup ekmek banarak yemeyi çok severim. Bunun için biber almak en başından beri aklımdaydı ve sona kaldı. Pazarın çıkışına yakın bir yerde durduk biber almak için. Önce acı mıdır ki acaba sorgulamasına çektik bibercileri bu arada tezgahın arkasındaki çocuk pek konuşkan biz biber almaya karar verince başladı şundan da vereyim bundan da vereyim demeye. Biberin kilo 75 kuruşmuş. Biz 1 kiloyu bitiremeyiz ama ayıp olmasın az alırsak dedim. Olmaz dedi, acı olmayanlarından seçmeye çalışarak. O arkadaki çocuk ‘’patlıcan da vereyim mi?’’ dedi. Yok dedim ‘’ne yapayım patlıcanı yapamam ki ben’’ ‘’aa sen yemek yapmayı bilmiyo musun?’’ dedi sonra o. Biz hem cevap veriyor hem de gülüyoruz bu arada. O soruya da ‘’hayır bilmiyorum’’ dedim. Sonra ‘’ah gaali tamam ben yaparım, imam bayıldı, musakka’’ falan dedi. Biz hâlâ gülüyoruz, yok yapma sen falan diyoruz. Ama arkadaş pek konuşkan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu tarz muhabbetlere girmek pek huyum değildir. Hoşlanmam. Sınıftaki erkek arkadaşlarla da misal pek konuşmadığım için yokmuşum gibi davranırlar çoğu zaman, tam olarak amaçladığım şey de budur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşı cinsle olan ilişkilerimde hep belli bir seviyeyi gözetiyorum çünkü biliyorum ipin ucu bir kaçarsa arkadaşlık, dostluk çok başka yerlere kayacak. Kardeşim diye takılıp sonra sevgili olup aynı evde yaşayanlar var. Görüyorum. Haa, bu yanlış mı? Kimsenin yaşantısı, değerleri beni ilgilendirmez. Ama ben hiçbir erkeğe kardeşim demem. Bir tane kardeşim var benim. Çoğu erkeğe arkadaşım demem, çok nadir arkadaşım var benim. Laubali, bel altı esprilere gelemem, sulu şakalara gelemem vs. Peki pazarcı çocuğa neden kızmadım konuyu buraya getirmeye çalışıyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızmadım çünkü, zamanını sokaklarda köşe başlarında kız tavlamakla geçirmiyor. Kızmadım çünkü el emeği mahsülünü satabilmenin derdinde. Kızmadım çünkü tüm gününü internet başında geçirip çok affedersiniz abazanlık yapıp, fotoğraf fotoğraf tıklayıp libidosunu düşürme imkanlarından da yoksun muhtemelen.. Hayatı, evi, pazardaki tezgahı ve tatlı bir yorgunlukla uyuduğu yatağından ibaret muhtemelen. Gördüğü insan yüzü de tezgahına uğrayan insanlardan ibarettir belki de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse diyeceğim şu, kızılacak bir şey yoktu ki zaten diyenleriniz olabilir ama dediğim gibi, normalde pek hoşlanmayacağım bu duruma güldüm geçtim sadece.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu’nun saf çocuğunun( öyle olduğuna inanmak istiyorum.) Son sözleri;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşlar kara, sürmeli&lt;br /&gt;Nerde kaldın hürmeli&lt;br /&gt;İstedim vermediler&lt;br /&gt;Neden böyle dediler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz gülerek uzaklaştıktan sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Numarayı da vereydi iyiydi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-792438600421601054?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/792438600421601054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=792438600421601054&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/792438600421601054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/792438600421601054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/nerde-kaldn-hurmeli.html' title='Nerde kaldın hürmeli?'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-5161807766605969864</id><published>2011-06-04T20:00:00.000+03:00</published><updated>2011-06-04T20:00:23.118+03:00</updated><title type='text'>Gelincik..</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5cfZGFwrd1g/TArJTdZAqBI/AAAAAAAAAeE/Ch1aNYTLWf4/s1600/Foto%25C4%259Fraf400+-+Kopya+%25282%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://4.bp.blogspot.com/-5cfZGFwrd1g/TArJTdZAqBI/AAAAAAAAAeE/Ch1aNYTLWf4/s200/Foto%25C4%259Fraf400+-+Kopya+%25282%2529.jpg" t8="true" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Buğday tarlaları arasında üzerine gün ışığı vurmuş bir gelincik kırmızısı kadar insanı kendine hayran bırakan başka bir renk var mıdır? Ya da şöyle sormalı; o kırmızıya hayran olmayanımız var mıdır?&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Gelincik narindir, rüzgarı sever, onun okşamasına izin verir ama dokunursan incinir. Koparmaya kalkarsan ondan geriye bir sapı kalır elinde.. O kırmızı yapraklar uçuşuverir.. Ne narinliği kalır ne güzelliği..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sevgiliyi Gelincik'e benzetirsin.. Onun narinliğini, güzelliğini uzaktan hayranlıkla izlediğin sürece güzeldir.. Dokunursan incinir, koparırsan.. Onu buğday tarlasından, rüzgardan ayırırsan kırılır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzdendir ki, bir demet Gelincik diyemezsin çiçekçilere.. Çiçekçilerde yoktur o..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün ışığının altında altın sarısı buğdayların arasında güzeldir gelincik, rüzgarla dans eder, seni mest eder ama rüzgarı aldatmaz sana yâr olmaz..&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Dokunursan incinir, koparırsan kırılır..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bir sapı kalır geriye..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-5161807766605969864?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/5161807766605969864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=5161807766605969864&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5161807766605969864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/5161807766605969864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/06/gelincik.html' title='Gelincik..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-5cfZGFwrd1g/TArJTdZAqBI/AAAAAAAAAeE/Ch1aNYTLWf4/s72-c/Foto%25C4%259Fraf400+-+Kopya+%25282%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-808877001872842543</id><published>2011-05-30T19:36:00.001+03:00</published><updated>2011-05-30T19:40:23.423+03:00</updated><title type='text'>Kilimci geldi haanııım!</title><content type='html'>Efendim Uşak'ta okuyorum ben mâlumunuz.. Benim naif, şirin, şehrim Uşak (öyle olduğuna inanmak istiyorum) sadece fay hatları boyunca dizili jeotermal tesisleri, Karun'un imitasyon Hazineleri, tarlasında ufo gördüm sanıp taşlayan sevimli köylüsüyle meşhur değil. Harika kilimler dokunur burada mesela bir de, el emeği, göz nuru..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yurdun iki bina ötesindeki bakkalın müdavimi olduğumu benim yazılardan hatırlayanlar olur az çok. Geçen gün sınavdan çıktım, doğruca bakkala gittim. Alacaklarımı alıp yurda geçmek üzere çıkmışken, yurtla bakkal arasında kalan binanın girişinde el dokuması kilimlerin satıldığı dükkanda bir ablanın tezgâhının başında kilim dokumakta olduğunu gördüm. Tam geçiyordum ki emin olamadan bir daha dönüp baktım, evet tezgâhı var önünde dokuyor gitsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kararımı verdim hemen, ertesi gün gidilecek, selâmlaşma-tanışma faslından sonra pür dikkat izlenecek, bu iş öğrenilecek! Hemen dibimde kilim dokunuyor yav, az şey mi?! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim gittim, aynen söylediklerimi yapıp izlemek için izin istedim. Bir ara soru bombardımanına tuttuğum için kadın beni dükkandan atsa yeriydi ama olmadı öyle bir şey neyse ki.. Büyük bir sabırla cevap verdi sorularıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kurs vermeyi düşünür müsünüz? Ben çok merak ediyorum ve öğrenmeyi çok istiyorum da.. &lt;br /&gt;-Bu dokuduğunuz taraf arka yüzü oluyormuş değil mi?&lt;br /&gt;-İpler kök boya mı? (illa ki eski usûl olacak her şey bana göre)&lt;br /&gt;-Bu şekilleri nasıl aklınızda tutabiliyorsunuz böyle? (ben ona hayret ediyorum o neden bu kadar hayret ettiğime hayret ediyor, karşılıklı hayretleşiyoruz) &lt;br /&gt;-Kaç yıldır yapıyorsunuz?&lt;br /&gt;-Tezgâhı da kendiniz mi kuruyorsunuz?&lt;br /&gt;-Elinizdeki aletin adı nedir? (kirkitmiş) vs. vs. diye uzayıp giden sorular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurs verme fikrine pek sıcak bakmadı ama istediğim zaman yanına gidip izleyebileceğimi söyledi, ben de yapabilirmişim yanında. İpler maalesef kök boya değilmiş, kimyasal imiş, kök boya kullanan kalmadı şimdi dedi. Yıllardır yapa yapa ezberlemiş yerlerini, siz nasıl derslerinizi bi bakışta anlayabiliyor ezberleyebiliyorsanız, aynı o şekilde dedi hayretimi gidermek için.. Normal olduğuna ikna etmeye çalıştı ama yok, onca ilmek sayısı, hangi rengin nereye ne kadar sayıda ilmekle dokunacağı bilgisini akılda tutmak benim Büyükşehir Belediyelerini ezberlememden çok daha zor bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gittiğimdeki kilim bitmişti, bugün sınavdan sonra giderim diyordum yarın sınavım da yok. Baktım yenisine başlıyor, çok sevindim en başından görebileceğim için. Oldukça dikkat isteyen, epeyce meşakkatli bir ön hazırlık safhası var. Dokunulacak ipleri tezgâhın iki başına sardıktan sonra, uzunca bir silindir odun geçirip iplere ilmek attık. Yarısını bana bıraktı. Öylesine dikkatli izlemişim ki, tekniği kaptım hemen. :) Ne deniyor bu işleme dedim; 'küzülemek'miş. Kilimin yarısını küzülemiş oldum, epeyde güzel oldu. Beğendi abla hata yapmamışım hiç. :) Bir kaç işleme daha tabi tuttuk sonra. En nihayetinde de başladık dokumaya. Başlangıca da 'kilimin ağzını tutmak' deniyormuş, öğrendim. Kirkit aletiyle ipleri sıkıştırma işlemine de bayıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah erken kalkıp sınava gittiğim için, müsaade isteyerek uyumak üzere ayrıldım ablanın yanından. Anladığım kadarıyla, yaptığı işten bıkmış, ben büyük bir hayranlıkla onu izlerken o mesleğinin ne kadar gereksiz olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Ee haksız da sayılmaz onun açısından bakılınca, aylarını bir tezgâhın önünde geçir, kol ağrısı, bilek ağrısı, bel ağrısı eklensin senden giden aylara.. Sonra o kilime, ipinin koyun yünü olmasını ve dokunduktan sonra tâbi tutulduğu işlemleri de ekleyerek 200 lira fiyat biç, biri de gelsin desin ki;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;''oha! bi kilim eder mi o kadar! ne güzel halılar alınır o fiyata!''&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Eder efendim.. Ben bizzat gördüm, değerinin çok çok altında bana göre hatta.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uşak'tan ayrılırken kendi dokuduğum kilimi de beraberimde götürecek olma fikri çok heyecanlandırıyor şu sıra beni.. Abla her ne kadar ikna etmeye çalışsa da uğraştığına değmez diye bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilim olmasa da bi seccade falan dokuyabilirim belki.. :) &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-aKEdlkD8Djc/TePHT30hnKI/AAAAAAAAAr0/Py-g2ew05Ek/s1600/Foto%25C4%259Fraf460.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-aKEdlkD8Djc/TePHT30hnKI/AAAAAAAAAr0/Py-g2ew05Ek/s320/Foto%25C4%259Fraf460.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İşte benim küzülediğim kısım :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-808877001872842543?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/808877001872842543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=808877001872842543&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/808877001872842543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/808877001872842543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/05/kilimci-geldi-haanm.html' title='Kilimci geldi haanııım!'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-aKEdlkD8Djc/TePHT30hnKI/AAAAAAAAAr0/Py-g2ew05Ek/s72-c/Foto%25C4%259Fraf460.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-7689252824528020113</id><published>2011-05-21T02:24:00.000+03:00</published><updated>2011-05-21T02:24:04.818+03:00</updated><title type='text'>Simav Depremi</title><content type='html'>Sevgili günlük,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Mayıs perşembe günü saat 21.30 sularında bir ürperme geldi, üşüdüm ve yorganın altına giriverdim hemen. Bir de uyku bastırdı ki sorma, saati 05.00'e kurdum öylece de derin mi derin dalmışım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 23.15.. Üzerinde derin mi derin uykuya daldığım yatak altımda beşik gibi sallanıyor, odada yalnızım Özge yine yok. Eûzübillah! diye fırlıyorum. Koridora atıyorum kendimi ama ilginç olan bir şey var, ya tecrübeden yahut uyku sersemliğinden olsa gerek telaş yok, panik yok bende. Arkadaşımın biri ilk kez sallandığı için böylesine, fena ürkmüş adım atamıyor, öylece kalıyor koridorda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O hengâmede depremin bitmesini beklemek gerek, sonra elzem bir kaç eşyayı alıp aşağıya inmeli. Ben bekleme kararı vermişken bir arkadaşla göz göze geliyorum merdivenin başında; ''aşağı aşağı, ne duruyorsun!''&lt;br /&gt;Odaya dönüyorum, saçlarımı kıstırıyorum bir tokayla, çantamı ve montumu alıyorum ve kendimi o kalabalıkla birlikte bir anda sokakta buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç olan bir şey daha var, altımda tayt, üstümde mont, çantam yanımda, ayağımda spor ayakkabılarım. O ân için bu anormal kombinasyon, bir derece normal karşılanabilir, kanıksanabilir. Gel gelelim elimde bir de şeffaf şemsiyem var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O şeffaf şemsiye tam olarak hangi maksatla indi benimle bilmiyorum. Ama elimde görünce kendimi gülmekten alamıyorum. Ve boncuk boncuk ağlayan arkadaşlara gösterip gülmelerine vesile oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle sevgili dostlar TV her ne kadar kötü senaryolar yaratıp her zamanki gibi asparagas haberlerin havada uçuşmasına sebep olsa da..( Bu asıl depremin habercisiymiş asıl deprem yoldaymış, &amp;nbsp;şu şu saaatleri arasında bir tane daha geliyormuş, vs. gibi 99 depreminin ardından çıkan haberlerle hemen hemen aynı..) Simav, Kütahya'ya bağlı olmasına rağmen Uşak'a yakın bir ilçe ve Simav'dan sonra burada çok şiddetliydi bu nedenle. Dinlediğim kadarıyla da Siyanür Barajına'na da 100 km. mesafede burası..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabaha kadar artçı sarsıntılar devam etmiş ben hissetmedim, bizim elimizdeki tek argüman kapının önündeki yurt sahibine ait av köpeklerinin ulumasıydı, haa bir de odadaki florasan lamba. Köpekler havladıkça lambaya bakıyorduk, her hangi bir sallanma belirtisi yoksa rahatlıyorduk..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle böyle derken sabah ettim, alarm çaldığında uyumamıştım.&lt;br /&gt;Hâlâ o şeffaf şemsiyeyle tam olarak neden korunmaya çalıştığımı düşünüyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-7689252824528020113?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/7689252824528020113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=7689252824528020113&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7689252824528020113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/7689252824528020113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/05/simav-depremi.html' title='Simav Depremi'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-3996340998040940490</id><published>2011-05-16T03:23:00.001+03:00</published><updated>2011-05-16T03:26:45.181+03:00</updated><title type='text'>Terapi günü</title><content type='html'>Hayatımda bana, zamanı,&amp;nbsp;çocuklarla geçirdiğim kadar dolu geçirdiğimi hissettiren başka bir zaman dilimi yok sanırım. Onların bir gülümseyişi için yapamayacağım şey yok desem yeridir.. Aslında bazen bencilce buluyorum bu durumu, onlarla vakit geçirirken o kadar mutlu ve çocuk oluyorum ki bir an için sanki sırf bu nedenle onlara sığınıyormuşum gibi geliyor&amp;nbsp;ama gerçeklik payı olsa da tam olarak böyle değil..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insanı mutlu edebilmenin bende&amp;nbsp;uyandırdığı his tarif edilemez benim için.. Üstelik bu sözünü ettiğimiz insan içinde size karşı herhangi bir pazarlık bulunmayan, henüz dünyası kirlenmemiş tertemiz bir çocuksa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütçemi tehlikeye atmayacak derecede minik hediyelerle yapıyorum şimdilik bunu, çantamı, ceplerimi şeker ve jelibonla dolduruyorum arada. :)&amp;nbsp;Gelecek için çok daha güzel hayallerim var.. Umarım o günler gelir ve daha güzelini yapabilmenin mutluluğunu tadarım diyorum sözü de fazla uzatmadan küçük arkadaşım Nazmiye'den bahsetmek istiyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize yemek yapan ablanın henüz 4. sınıfa giden güzel mi güzel kızı, adını babaannesinden almış pek sevmiyor, büyük insan ismiymiş. :) Nazmiş diyoruz biz ona, haftada en az bir günü birlikte geçiriyoruz ve ben o günü iple çekiyorum. Önce muhabbet ediyoruz, arkadaşlarını anlatıyor, mızıkçı gıcık kızları anlatıyor o kadar tatlı ki. :) Ben de anlatıyorum aynı onun gibi, okul marşını okuyor o, ben bi şarkı patlatıyorum, sonra saçlarını yapıyorum ki en keyif aldığım aktivitelerimizden biri bu. :) O benim saçlarımı yaparken gözü yavaş yavaş artmaya başlayan beyazlarıma takılıyor (dedim ben yaşlanıyorum işte) ''Tuba abla çok mu sıkıntılısın?? Saçların solmuş gibi..'' ''Evet ablacım'' diyorum, ''çok sıkıntım var.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim odayı yurdun en değişik odası ilan etti geçen gün, benim kalemliği, sandalyemin arkasına güzelce bağlayıp üstüne straplez bi badimi geçirdiğim yaslanınca insanın ders çalışmak yerine öylece yaslanıp kalmak istediği minderimi, gardıroba çizdiğim scrat'ı, vs. icatlarımı görünce kapılıyor bu hisse yavrucak ona göre yatak bile yapabilirmişim ben, hayretle beni inceliyor anlamaya çalışıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün birlikteydik yine. Ara sıra&amp;nbsp;süründüğüm bir kaç makyaj malzemesini görünce hayretle ''sen makyaj yapıyo musuuunn!'' dedi. Benim makyaj anlayışım belli olmayacak allık, belli olmayacak ruj şeklinde olduğu için belli olmuyor haliyle. :) Arada dedim. Benim resmimi çizerken elbiseli çizmeye karar verdi sen etek giyiyor musun dedi. Ona da evet deyince şaşırdı yine; ''Yazma da takıyor musun??'' Takıyorum evet, nadiren ama dışarı çıkmıyorum &amp;nbsp;dedim.. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün hazırladığım sürpriz çok cici iki tane tokaydı önce saçlarını ördüm sonra ona göstermeden taktım. Aynada görünce bayıldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada benim için taç yapmış.. ''Hep sen sürpriz yapıyordun benim de aklıma bu geldi'' dedi. Ah ah.. Babaannesine de çiçek yaptırmış, zincilerini kendi çekmiş yaparken çok eğlenmiş. Keşke zahmet etmeyseydiniz dedim ve çok beğendiğimi söyledim. Önce pek içine sinmedi. Buna uygun gömleğim bile var benim dedim takarım senin geldiğin gün diye de ekledim, çok mutlu oldu anlattı hemen annesine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4NMtIMRfUS8/TdBsPHmBzDI/AAAAAAAAArk/fbArozAWHE4/s1600/Foto%25C4%259Fraf433.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-4NMtIMRfUS8/TdBsPHmBzDI/AAAAAAAAArk/fbArozAWHE4/s320/Foto%25C4%259Fraf433.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;İşte sürprizim. :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RN8lp6L3pC0/TdBsTsVBT0I/AAAAAAAAAro/_yfcVNlgxJ0/s1600/Foto%25C4%259Fraf434.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-RN8lp6L3pC0/TdBsTsVBT0I/AAAAAAAAAro/_yfcVNlgxJ0/s320/Foto%25C4%259Fraf434.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Burada beni çiziyor, bakmam yasak. :) Arkası (benim masa)&amp;nbsp;biraz dağınık ama hoşuma gitti böylece koyayım dedim.. :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UOUXTxSRalw/TdBsbXosVgI/AAAAAAAAArs/cCtQbPCXhcg/s1600/Foto%25C4%259Fraf436.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-UOUXTxSRalw/TdBsbXosVgI/AAAAAAAAArs/cCtQbPCXhcg/s320/Foto%25C4%259Fraf436.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;Saçlarını pek beğendi..&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LyS2VexrMNQ/TdBszM9vy_I/AAAAAAAAArw/pxmtMk2WVeY/s1600/Foto%25C4%259Fraf440.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-LyS2VexrMNQ/TdBszM9vy_I/AAAAAAAAArw/pxmtMk2WVeY/s320/Foto%25C4%259Fraf440.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hâsılı; bugün çok değerli iki hediye aldım biri Nazmiş'in benim için yaptığı el emeği taç.. Diğeri de o güldükçe yanağında beliren gamzeler..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-3996340998040940490?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/3996340998040940490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=3996340998040940490&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3996340998040940490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/3996340998040940490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/05/terapi-gunu.html' title='Terapi günü'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4NMtIMRfUS8/TdBsPHmBzDI/AAAAAAAAArk/fbArozAWHE4/s72-c/Foto%25C4%259Fraf433.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4245418503322142443</id><published>2011-05-15T15:33:00.001+03:00</published><updated>2011-05-15T15:35:24.726+03:00</updated><title type='text'>İzmir olmayan izmir Bahar'ı eksik Bahar Şenliği..</title><content type='html'>''Sanayisi çok gelişmiş çünkü hinterlandı geniş, hinterlendı geniş çünkü dağlar kıyıya dik uzanıyor ve bunun bir diğer sonucu da yazlar çok sıcak geçiyor'' diye ezberlerdik; İzmir'i.. Geçen hafta gittim nihayet.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RCgnoo-jJ3A/Tc_GwJv_mfI/AAAAAAAAArg/ocKOIZ0LGBQ/s1600/Foto%25C4%259Fraf427.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-RCgnoo-jJ3A/Tc_GwJv_mfI/AAAAAAAAArg/ocKOIZ0LGBQ/s320/Foto%25C4%259Fraf427.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bizim yurt İzmir yolu üzerinde ve dk.da geçen 10 araçtan 8'i kamyonlar oluyor genelde. Nereye gittiklerini görmüş olduk, nasıl bir Sanayi Bölgesiyse git git bitmedi. İzmir'e dair birşeyler görmeye çalışıyorum yok! Otogarı bile Sanayi Sitesi izlenimi veriyordu..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Gidiş amacımız arkadaşımın mezuniyet kıyafetini tamamlamak olduğu için, çok bir yer gezemedik ve ikimiz de&amp;nbsp;fikir sahibi değildik pek.&amp;nbsp;Konak'ta Kemeraltı'nda dolandık durduk. (Fotoğraf; Konak Camii'nin minaresi)&amp;nbsp;Meşhur&amp;nbsp;Saat Kulesi'ni gördüm, Kızlarağası Hanı'nı&amp;nbsp;ve&amp;nbsp;Kordon'u. :)&amp;nbsp;İnsanlarını sevdim pek yardımseverler, kime sorduysak elinden geldiğince yardım etmeye anlatmaya çalıştı gideceğimiz yerleri. Ama esnafını hiç sevmedim.&amp;nbsp;Çoğu yalandan&amp;nbsp;cümlelerle müşteri avlamaya çalışıyorlardı, çok ısrarcıydılar, epey sıkıldım bu nedenle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı hafta okulun Bahar Şenlikleri başladı. İlk konseri kaçırdık İzmir'de olduğumuz için. İkinci gün Ogün Sanlısoy geldi. Güzeldi ama beklediğim kadar eğlendiğimi söyleyemem. Sonraki gün Feridun Düzağaç geldi. İşte o akşam bambaşkaydı, o da beklediğimden daha güzel geçti. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle aman aman konserlere katılmışlığım yok ama izlediklerim arasında en güzeli FD'ninkiydi.. Sağanak yağmur altında eşlik ettik şarkılara, direndik gitmedik, gidemezdik de zaten, yağmur altında dinlemek bir başka oluyormuş.. Bildiğim üç beş şarkısına eşlik edebilsem de sadece çok güzeldi işte.. Kendisi de Facebook'taki sayfasından Uşak Üniversitesi gençliğine teşekkür etti, o ayrı bir hoşumuza gitti. :)&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hâlâ ders başı yapmış değilim, bu hafta artık inşallah. Sınavlar yaklaşıyor, vize notlarım fena değil. Çok iyiler de var kurtarılabilecek olanlar da var 12 sınavın bir kısmını bütünlemeye feda eyledim, bakalım. Umarım beklediğim gibi geçer hepsi..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Her şeyden önemlisi sağlığım düzeliyor gitgide o nedenle moralim biraz daha iyi. Gerçi benim hastalıkların biri bitip biri başlayacak ya illa ki.. Adet yerini bulsun, dizimdeki problem nüksetti durduk yerde arada fena zorluyor beni. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Yahu iyiden iyiye yaşlanmışım gibi hissediyorum kendimi..&lt;/div&gt;Nasıl kurtulacağım ben bu durumdan?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4245418503322142443?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4245418503322142443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4245418503322142443&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4245418503322142443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4245418503322142443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/05/sanayisi-cok-gelismis-cunku-hinterland.html' title='İzmir olmayan izmir Bahar&apos;ı eksik Bahar Şenliği..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-RCgnoo-jJ3A/Tc_GwJv_mfI/AAAAAAAAArg/ocKOIZ0LGBQ/s72-c/Foto%25C4%259Fraf427.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-6171860532038967194</id><published>2011-05-07T19:09:00.002+03:00</published><updated>2011-07-02T12:32:07.304+03:00</updated><title type='text'>3. yıl</title><content type='html'>Bugün doğum günüm. Blog yazmaya başlayalı 3. kez kutluyorum bugünü ama sanki 3 yıl değil 30 yıl geçmiş aradan.. İçimde sevinç değil garip bir his var belki keder, sanki o 30 yıl yaşama sevincimi de beraberinde götürmüş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üzerimdeki kasvetin, yorgunluk hissinin oluşmasında bu senenin başından beri uğraştığım bir silsile şeklinde &amp;nbsp;gelen sıkıntılarım var muhakkak.. Bir sağlık problemidir ki aldı başını gitmekte, modern tıp, alternatif tıp el ele verdik tuba'yı iyileştirmeye çalışıyoruz ameliyat masasına yatmadan Allah'ın izniyle iyileşmeyi umuyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum günüm dedim, iç karartıcı bir giriş oldu, dirildim demiştim değil mi ama? Olmaz ki böyle!&lt;br /&gt;Bloga başladım ne güzel yasak da kalktı diyordum ki Uşak'a dönünce erişememeye başladım yine, bu nedenle geç kaldım buralara efem.. Bu arada neler mi yaptım? Uşak'a geldim yurda girdim ve deyim yerindeyse&amp;nbsp;hiç çıkmadım. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okula gittim geçen pazartesi mesela, ders 12deydi ben 20 dk. kadar geciktiğim için girmedim. 2'deki dersi beklemeye koyuldum sonra o kadar sıkıldım ki 2'ye 10 dk. kala vazgeçtim derse girmekten ve gerisin geri yurt.. Boşuna gittim yani, o hafta da hiç gitmedim derse..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra 1 Mayıs'ı kutladık yurtta. :) Epeydir yurtta çalışan ablalara çiçek almak gibi bir fikrim vardı. Bunun için en uygun gün olur diye düşünmüştüm işçi bayramını. 1 Mayıs'ta uyandık sabah, oda arkadaşım Özge'ye ''hadi çiçek almaya gidelim!'' dedim. Bunu söylediğimde arkadaşım gözlerini yeni açmıştı, şaşkın şaşkın baktı bana önce. :) Ben de ''öyle bakıyosun ama ciddiyim ben.'' dedim ve güldüm o bakışlara. :) Özetle kalktık bi koşu gittik, yemeklerimizi yapan, bulaşıklarımızı yıkayan ve yoklamayı alan 2 ablaya olmak üzere toplam 4 demet papatya yaptırdık. Heyecanla geldik yurda, kahvaltıya çıktık, verdik çiçeklerimizi.. O kadar mutlu oldular ki, işçi bayramımız diye albüm yapıp feysbuk'a koydu iki abla fotoğraflarımızı hatta.. Temizlik yapan ablanın tatil günüydü o gün, onunkini de alıp bi an önce vermeli, aklımdan çıkmıyor.. O yüzlerindeki tebessüm o kadar yetti ki bana.. Elbette bir demet papatya değil emeklerinin karşılığı ama nacizane işte.. Karınca kararınca. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada da yemek yapan ablanın küçük kızıyla oynuyoruz benim odada, o keyifli vakitleri de ayrıca yazacağım fotoğraflar eşliğinde.. Şimdilik bu kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoğun zamanlarımı atlatmamın ardından, yeni yeni çok değerli alıntılar, paylaşımlarla geleceğim inşallah..&lt;br /&gt;Şu dönem de bi bitsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu arada annemin mesajına çok güldüm yine ''Şahika denilen bebeğin elime verildiği gün bugün. Ömrün uzun bahtın açık olsun koca bebeğim'' yazmış, çok mutlu etti beni. :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-6171860532038967194?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/6171860532038967194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=6171860532038967194&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6171860532038967194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/6171860532038967194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/05/3-yl.html' title='3. yıl'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-4477448803896843211</id><published>2011-04-24T14:59:00.000+03:00</published><updated>2011-04-24T14:59:14.750+03:00</updated><title type='text'>Kara Hindiba</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ZEBOWNXs2UY/TbQNy7vMS-I/AAAAAAAAArc/ZGwCnG4wWKQ/s1600/images+%25281%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZEBOWNXs2UY/TbQNy7vMS-I/AAAAAAAAArc/ZGwCnG4wWKQ/s1600/images+%25281%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Trebuchet,'Trebuchet MS',Arial,sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; text-align: left;"&gt;''Gerçekten yaşamış olduğuna inanmanın oldukça güç olacağı düzeyde olağanüstü insanlar'' tanıdım.. Ve aynı oranda kötü olanlarını.. Üstelik bu ikisinin aynı bünyede toplanabildiğine de şahit oldum ki; şu içinde bulunduğum kaosun en kestirme özetidir sanıyorum..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Trebuchet,'Trebuchet MS',Arial,sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; text-align: left;"&gt;Bu blogu bir daha açmamak üzere silmiştim lâkin sarfedilen emek, paylaşılan bilgi ve benden desteklerini esirgemeyen çok değerli arkadaşlarım, buradan tanıştığım abilerim ablalarım, blogdaşlarım sayesinde yeniden başlamaya değer diye düşündüm ve geri döndüm..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Trebuchet,'Trebuchet MS',Arial,sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Trebuchet,'Trebuchet MS',Arial,sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; text-align: left;"&gt;Özetle bir kış günü aldığım acı bir haberle yıkılmış, ölmüştüm.. Dirildim..Ve işte baharın ilk günleriyle birlikte yeniden aranızdayım;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: separate; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Trebuchet,'Trebuchet MS',Arial,sans-serif; font-size: 13px; line-height: 20px; text-align: left;"&gt; Kara Hindiba gibi.. :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-4477448803896843211?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/4477448803896843211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=4477448803896843211&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4477448803896843211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/4477448803896843211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2011/04/kara-hindiba.html' title='Kara Hindiba'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ZEBOWNXs2UY/TbQNy7vMS-I/AAAAAAAAArc/ZGwCnG4wWKQ/s72-c/images+%25281%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-8008504289580442698</id><published>2010-12-31T00:21:00.022+02:00</published><updated>2010-12-31T00:45:32.546+02:00</updated><title type='text'>Kısaca özetleyecek olursak..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://0.gvt0.com/vi/OBk3ynRbtsw/0.jpg"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OBk3ynRbtsw&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266" src="http://www.youtube.com/v/OBk3ynRbtsw&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;Bloga aldığım ilk video.. 2010 yılının son gününde.. Geride bıraktığım yılın anlam ve önemine gelsin..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-8008504289580442698?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/8008504289580442698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=8008504289580442698&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8008504289580442698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/8008504289580442698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2010/12/ksaca-ozetleyecek-olursak.html' title='Kısaca özetleyecek olursak..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-9167732053950805168</id><published>2010-12-30T20:32:00.000+02:00</published><updated>2010-12-30T20:32:19.727+02:00</updated><title type='text'>Bugün..</title><content type='html'>Bugün şu yılan hikayesine dönen konumu anlattım nihayet. Bu, sınıf önünde üçüncü ders anlatışım, konuyu ilk anlatacaklar arasında olmama rağmen en sona kaldım, ve son 10 kişilik grubun içinde bu 10 kişiye anlattım bu sabah. :) Rahattım&amp;nbsp;yani, zaten hoca gelmedi asistanını yollamış, bu da kolaylaştırdı epey işimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir uyku problemi çekiyorum. Geç yatıyorum ve abartısız sabah ezanı okunmadan gözüme uyku girmiyor. Tabii o saatten sonra uyuyunca da çok geç kalkıyorum. Sonrası bereketsiz mi bereketsiz, bol baş ağrılı, halsiz, iç sıkıcı bir gün.. Dün gece de geç yattığım için sabah erken kalkamam diye korktum. Telefonumu kurdum 07.00 'a. Sürekli bir yerlere geç kalma korkusu taşıdığımdan telefonum ve kol saatlerim en az 10 dk. ileridir benim. Erteleme payıydı falan derken sabah 9'daki ders için 7'ye kuruyorum saati düşünün artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki uyuyabildim vakitlice ve sabah alarm söylenmeye başladı:&lt;br /&gt;''İnek obasıııııı!!! Uyaaaaannn! Bir dakkaya kadar herkes filamamız altında toplansın!! Çabuk olunnn! Çabuukkkk!!! İzci erken kalkar! İzci uyumaz!!'' diye devam eden bir nara ile.. Evet güne sevgili Şener Şen'in sesiyle uyanıyorum, bağırıyor gitsin, uyanmamak ne mümkün fena halde bi sıçrıyorsunuz ki Uyan!!! diye bağırınca, aman Allahım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susturdum Şener abiyi, kalktım kahvaltı yaptım, hazırlandım çıktım. Minibüse yine koşturarak yetiştim. Sık aralıklarla geçiyor gerçi ama ben illâ ki gördüğüme yetişip binicem. Geçen gün kaçırdım mesela, ''olamazz, gitmemelisin!'' diye hem söylenip hem yine* koşarken teyzenin biri; '' üzülme gızım geliverii yinisi'' didi.&amp;nbsp;Bi'lumum Uşak,&amp;nbsp;acıyor artık bana hissedebiliyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede kalmıştık? Haa, yetiştim demiştim minibüse. Bizim okula giden minibüsler servis gibi, hepsini tanıyoruz artık, aşinalığımız var. Şansıma en sevdiğim amca denk geldi, onun yolcularıyla kurduğu diyaloga bayılıyorum, yolculuk boyunca pür dikkat onu izliyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim okula giden yolda 2 km.lik tali bir yol ayrımı var. Yanılmıyorsam Taşbelen ya da Taşdelen köyüne gidiyor. Bugünkü yolculardan bir teyze ''kenarda indiriveee oğlum'' dedi benim amcaya. O da ''daha kestirme, asfalt yol var orda indirem, daha iyi yürüüüsün teyze, yeni yapıldı'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bizim okula çok az bir mesafe kala indi teyzem, köyüne gitmek üzere.. Oracıkta inip onunla köyüne gitmeyi o kadar çok istedim ki.. Mis gibi sıcacıktır evi, soba yanıyordur, çay tütüyordur üstünde diye hayallere dalmışken tam.. Fıss.. Son durak; okul..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndim, istemeye istemeye.. Öğrenci kimlik kartımı gösterdim, okula girdim, konumu anlattım ve benden sonraki arkadaşları dinledim, sonra sür'atle gerisin geri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doooğruca&amp;nbsp; yurt..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3036754914178187592-9167732053950805168?l=mantkut-tayr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/feeds/9167732053950805168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3036754914178187592&amp;postID=9167732053950805168&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9167732053950805168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3036754914178187592/posts/default/9167732053950805168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mantkut-tayr.blogspot.com/2010/12/bugun.html' title='Bugün..'/><author><name>şahika</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04758537284872558830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-vyQ7w0bjv-A/TbL1FNzGjDI/AAAAAAAAAq8/F7Z-GaDm8vU/s220/Foto%25C4%259Fraf917%2B-%2BKopya%2B-%2BKopya.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3036754914178187592.post-2153287033221433245</id><published>2010-12-23T11:04:00.000+02:00</published><updated>2010-12-23T11:04:04.807+02:00</updated><title type='text'>Çarşamba'yı sel aldı..</title><content type='html'>Efendim Bilimsel Araştırma dersi için geçen sene seve seve seçtiğim konu; Köy Enstitüleri. Tabii, özensiz, kuralsız bir şekilde verdiğim için bir çok dersimde olduğu gibi bundan da kaldım. Bu sene yine bu konuyu seçtim fakat gel gelelim, yeni hocaya göre önce konuyu sınıfta anlatıp finalde de tez olarak eline verecekmişiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&
